KAÇGEL
www.kavrun.tr.gg

ŞİİRLERİ-2-

                                  YAŞAR ÇELİK ŞİİRLERİ-2-                


KENDİME
Bir kalem kağıt aldım yazmak için birşeyler
Hangisinden başlıyayım başıma geldi neler
Oturdum da düşündüm geçen senelerimi
Traş olurken gördüm kırlaşan saçlarımı
Yüzümde kırışıklar çizgiler belirmişti
Acımasız bir nesne içimi kemirmişti
Çekildi yavaş yavaş dizlerimin dermanı
Soruyordum kendime eski günlerim hani
Döndüm göz ucuyla baktım geçen yıllara
Anılar kuru yaprak takılmıştı dallara
Baş aşık yalın ayak gezip dolaşıyordum
Çocukluk çağlarımda Hemşinde yaşıyordum
Okul bitmişti yeni gurbet kucaklamıştı
En güzel yıllarımı pençesine takmıştı
Ben orada tatmıştım hasretin acısını
Yine orada yedim kaderin sillesini
Yıllar sonra vatana geri döndüğüm zaman 
Kurt yemişti buğdayı sade kalmıştı saman
Başladım bir uğraşa demir döğdüm çekiçle
Hesap yaptığım zaman karşılaşmıştım hiçle
Ormana yaslanmıştım sırtımı kardeşimle
Elem bir kaza sonu kalmıştım gözyaşımla
İnsanı yıpratıyor çökertiyor acılar
Hepsi bir yuva kurdu uçtu gitti bacılar
Şimdi dert ortağım yukarı vice köyü
Oğlumuz kızımız bizide geçti boyu
Dillere destan idi sevmiştim sevilmiştim
Sanki gökten bir yıldız koparıp ta almıştım
İhtişamlı bir hayat yaşatamadım ona 
Şimdi çocuklarımız sade diyorlar ana
Esnaflık yaptım biraz iş aldım sağdan soldan
Tam refaha giderken dönmüşüm yarı yoldan
İl genel meclisi için olmuşum bağımsız aday
Oylar taksim edildi bize çıkmıştı az pay
Vardır çok sevenlerim kaynanamın dışında
Laz hemşin ayırımı zaten işin başında 
Düşünmedim kimseye bir kötülük yapayım
Aç insanın elinden lokmasını kapayım
Fakat dünya bir alem dostluklar başkalaşmış
İyilik yapayım derken keseyi fare delmiş

Yaşadığım hayatı yazsam olurdu roman
Bir kaç dörtlük söylerim yeri geldiği zaman
Şimdi bana teselli bir içki biir de şiir
Kalbim herkese açık istiyorsan gelde gir
İnsanlık hayranıyım son planda menfaat
Eşeğe de bey derim yine bende kabahat
Okudum yazarların bir çok yazılarını
Kendi fikrime göre çizdim bazılarını
Bilmediğimi sordum öğrendim bir bilenden
Bazı hıyarlarıda üstün görmüşüm benden

Hayatın akışına bırakmıştım kendimi
Sanki açık denizde kaptansız giden gemi
Bazen dalar giderim duman çöker dağıma
Bütün dertler çile çömelir kucağıma
Lakin yazmak istenen birçok gerçekler varki
Böyle kahpe düzende kim yazabilmiş sanki
İyi kötü deyip te insanı ayırmam ki
Bir gün gelir istekler gerçekleşirler belki
Velhasıl dert bitmiyor hangi yana baksanvar
Alsa götürse beni bari kara topraklar
Düşündükçe kirpikten yanağıma yaş akar
Git kavuş kardeşine ne duruyorsun YAŞAR


YUVASIZ KUŞLAR
Yuvasız kuşlar gibiher gün kon kuru dala
O daldan o dala geç hep soluk ala ala
Anlamadım bir türlü nerden çıktın yola
Bir an takıldın kaldın ne için verdin mola

Kalp kırık gönül ezik kimdedir kabahati
Yılların boşa geçti bulmuşmusun rahatı
Yağan yağmur eyleyemez akıyorsa çatı
Ömrüm sisli bulutlu güneş görmedim zati

Oturdum bir kenarda seyrettim tabiatı
Doğu görünmüyordu karşımda idi batı
Bir anda silip attım yüksek bildiğim zatı
Kalmamış sevecenlik bütün yürekler katı

Dört ışık birazda sis işte karşında kavak
Otur bir güzel yere alabildiğince bak
İşte bu yüzden senin saçına karışan ak
Boşver sende dünyayı birgün olursun toprak

ANLATILMAZ
Anlatıyorsun çok güzel
Kimin türkü kimin gazel
Bazı cümleler var özel
Anlatılmaz anlatılmaz

İyiyi güzeli severler
Meth ederler ve överler
Doğruyu her an kovarlar
Anlatılmaz anlatılmaz

Kaybolup giden eserler
Kadın türünde erkekler
Çözülmeyen gerçekler
Anlatılmaz anlatılmaz

Bozulan samimiyetler
Yok olan iyi niyetler
Dostluğa çekilen setler
Anlatılmaz anlatılmaz

Belki bugün belki yarın
Belki ondan daha yakın
Şöyle etrafına bakın
Anlatılmaz anlatılmaz

İNAT    

Bütün hastalıklar geçsin sıraya
Size saygısızlık etmeyeceğim
Her uvzum ayrı bir ağrı çeksede
Ölsemde doktora gitmeyeceğim

Bana sergileyin hünerinizi
Oy deyip şikayet etmeteceğim
Gidemem bir yana beni kemirin
Bir damla göz yaşı dökmeyeceğim

Süzülsede kanım damarlarımdan 
Bedeni çekmeyen ayaklarımdan
İnsanım diyerek tüm haklarımdan
Vazgeçtim sözünü etmeyeceğim

GÜLÜM

Sana ben aşkımı anlatamadım
Ne dedimse gülüm inanmadın ki
Uğruna canımı feda ederdim
Sen aşk kıymetini gülüm,bilemedinki

Bazı gün gözümden yaş süzülürdü
Haftalarca güldüğümüz olurdu
Yanımdayken gönlüm huzur bulurdu
Sen kendi gönlüne huzur uğratmadın ki

Her lafta aradın ayrı bir anlam
Bırakmadı bizi keder ile gam 
Aşkınla gönlüme dolarken ilham
Sana bir kaç şiir gülüm yazamadım ki

Hem kendin üzüldün hem beni üzdün
Donuktu bakışın soğuk bir yüzdün
Ben sana baharken sen bana güzdün
Sana hiçbir mevsim gülüm gelmedim ki 

YUNUS GİBİ
İnsan sevgisini anlatmak için
İnsan yürekten sevebilmeli
Güzeldir çirkindir ayırt etmeden
Yunus gibi insan candan sevmeli

O sevdaki dolar kalbe sımsıcak
O insanki sevgiye açmış kucak
Yunus emre bilir sevgiyi ancak
Yunus gibi insan candan sevmeli
                          
Sevgidir yürekte varlık tükenmez
Yanan bir meşale ebedi sönmez
Seven insan sever fayda gözetmez
Yunus gibi insan candan sevmeli

Sevgidir dünyayı ayakta tutan
Sevgidir insanın gönlünde yatan
Sevgisiz yaşarsan kendinden utan
Yunus gibi insan candan sevmeli

Hep sevgi uğruna yanar gönüller
Yunus emre gibi söyleşen diller
Sevgi varsa orada açar güller
Yunus gibi insan candan sevmeli

YOK
Kaşi tamir ettik gözü çıkardık
Kaş çok güzel oldu altında göz yok
Bu iş döndü babamın durumuna
Seçimi kazandık eflasyon bonb...

Arpalıklar doldu yandaşlar ile
Herkes iş ustası ehlil olan yok
Bazı işler alenen açık görünür
Sorsan niçin böyle cevap veren yok

Gider bu güzellik kalmaz fiyaka
Artık naz çekmeye takat derman yok
Sizler öldürdünüz işci memuru
Seçimde oy verecek çiftçi köylü yok

DEYMEZMİŞSİN
Kaprislerini çekemem
Her derde boyun bükemem
Yalan yere yaş dökemem
Deymezmişsin deymezmişsin

Kopuksun dibe batmazsın
Gidersin bir kart atmazsın
El uzatırım tutmazsın
Deymezmişsin deymezmişsin

Zor ile güzellik olmaz
Seni seven huzur bulmaz 
Ettiğin yanına kalmaz
Deymezmişsin deymezmişsin

Dünyada yanlız kalırsın
Sanmaki huzur bulursun
Altın olsan bozulursun
Deymezmişsin deymezmişsin

Bir yerden filiz versende
Bütün kalplere girsende
Önüme güller sersende
Deymezmişsin deymezmişsin

ESTETİK
Hala bilemedim gözün ne renktir
Hergün başka başka lens takıyorsun
Güzelliği allah verir diyorlar
Sen ise neştere bel bağlıyorsun

Silikon koydurup burun kaldırdın
Kim bilir ne biçim can yakıyorsun
Sana aşık olup tapsalar bile
Nedense insanı hor görüyorsun

Bir gün siyah olur diğer gün sarı
Haftada kaç kere saç boyuyorsun
Gerilmedik bir tek yerin kalmadı
Ağlıyorken bile sırıtıyorsun

Kaşlar kalem gibi kiprikler takma
Belinde korse var zor soluyorsun
Bilmem gem vurdunmu arzularına
Dört nala giderken tökezliyorsun

Sevgiden saygıdan hiç haberin yok
Her gün biraz daha küçülüyorsun
Kayboldu kimliğin oldun başkası
Seni sen öldürdün biliyormusun

ÖLSEK NE ÇIKAR

Beri gel dertlerim beri gel hele
Çekerim ben seni hep bile bile
Bunca sene ömür geçti nafile
Yaşasak ne çıkar ölsek ne çıkar

Dertler arşa çıktı deva azaldı
Bıçak eti geçti kemiğe daldı
Sevgiden dostluktan esermi kaldı
Yaşasak ne çıkar ölsek ne çıkar

Bir zamanlar seni sevip sayanlar
Sen demeden derlerini duyanlar
Oyun alıp kefenini soyanlar
Yaşasak ne çıkar ölsek ne çıkar

Geçim sıkıntısı sararken bizi
Başa bela oldu körfez kirizi
Sizler sığınağa harplere bizi
Yaşasak ne çıkar ölsek ne çıkar

Çare bulunmuyor devasız derde
Doğduktan bu yana süründük yerde
İsmim yaşar ama yaşamak nerde
Yaşarsak ne çıkar ölsek ne çıkar

ESKİ DOST ''AV.EROL ÖZCAN'A
Hatırladım eski dostları birbir
Gönül iki satır yazmak istedi
Ayrılık denen şey kavurdu beni
Gözlerimden yaş aktı akacak

Nasıldır oralar Erol arkadaş
Sizdede varmıdır bizdeki savaş
Geçim için veriyor musun uğraş
Gizim burda geçim söndü sönecek

İzmir şimdi bilmem soğukmu sıcak
Gidip gelirmisin Konak Aslancak
Sanırım oralar gül gülistanlık
Bizim burda güller soldu solacak

Bu yıl nasıl gitti bal petek işi
Arıların erkek mi yoksa dişi
Sakın körle gezme olursan saşı
Bizim köyü pucek sardı saracak

Sen avukatsın lafın ustası
İyi kötü davaların hastası
Bala döndü eski mişmiş pastası
Bizim balı cino yedi yiyecek

Ara sıra dostla oturur musun 
Hüseyinle aksiyi görür müsün
Yine öyle fondip vuruyor musun
Bizim saki iflas etti edecek

Eğer buralardan sorarsan kardeş
Herkes bir şey yapar eş,dost,arkadaş
Çay çimenlik derken uğraşta uğraş
Bizim çayır çimen soldu solacak

Giden gitti herkes bir yuva tuttu
Gurbet tatlı geldi köyü unuttu
Dosluk arkadaşlık burada bitti
Bizim gönül yosun tuttu tutacak

Sahte gülücükler yok aşinalık
Yel eser yerinde kalmadı varlık
Gülmeyi unuttuk çekeriz darlık
Bizim yürek pası tuttu tutacak

Onbir nüfüs uğraş uğraş olmuyor
Kova delik ne koyarsan dolmuyor
Çalış çalış cepte para kalmıyor
Bizim gemi çoktan battı batacak

Silindi gözlerin kalmadı feri
Herkes ilerledi biz kaldık geri
Benim gibilerin mezardır yeri
Hoca selamızı verdi verecek

Elim,kolum,dizim tutmuyor artık
Pantol,çeket eski yırtıldı artık
Geçim için boktan boklara battık
Azrail canımı aldı alacak

KARAKUŞ 

Yar gurbette hasretini çekerken
Gözlerimden kanlı yaşlar dökerken
Ne olur birazcık teselli derken
Sen de dertli dertli ötme karakuş

Seninle uyandım yine bu sabah
Unuttum gülmeyi çekiyorum ah
Hasretten eriyip olmuşken bedbah
Sende dertli derli ötme karakuş

Benim derdim zaten bana yetiyor
Yüreğime sanki oklar batıyor
Baş ucumda hergün baykuş ötüyor
Sende dertli derli ötme karakuş             

DOST

Dost deme bana gözlerim dolar
Dostlarım vardı hep ağladılar
Bir gaye uğruna yanarsa insan
Dostluğun tadını o zaman anlar

Bir ömür geçirdim gece güzdüz boş
Çileyle doluyum dertlerle sarhoş
Ne Leyla ne Mecnun işte bir berduş
Hayat yoluymuş bir iniş bir yokuş

Ben mi boş söylerim dünyamı boştur
Bir sevgi uğruna koştur ha koştur
İstersen dostunla kadeh tokuştur
Yine en sonunda dökülen yaştır
  
ŞİİR
Her şiir bir eserdir 
Çok şeyleri anlatır
Her şiir bir şarkıdır
Çoklarını dinletir

Şiir bir abidedir
Sonsuza dek tapılır
Şiirin gizemine 
Tüm insanlar kapılır

Anlatılır bir güzel
Gönülden gelen hisle
Kalbin bir saray olsun
Orada sevgi besle

Tutuşsun hep el ele
Mutluluk barış neşe
Sevdanın yollarına
Karanfil ve gül döşe

KALEM 

Kalem olmak isterim  bir kağıt yazmak için
Kalem olmak isterim  bir imza atmak için
Kalem olmak isterim  şansımı çizmek için
Kalem olmak isterim  cepte taşınmak için
Kalem olmak isterim  kötüleri ezmeğe
Kalem olmak isterim  problemler çözmeğe
Kalem olmak isterim  tüm dünyatı gezmeye
Kalem olmak isterim  kaderimi çizmeye

İSTANBUL'DAN AYDERE
Bir kalem bir kağıt yeter dostluğa
Sarar gönülleri biliyor musun
Ayder şimdi inan  sizleri bekler
Tatil için dostum geliyormusun

Bir mektup bir şiir gönderiyorum 
Eline geçmişte okuyormusun
Hasreti içimde hep duya duya
Sizi bekliyorum biliyormusun

Geçtik ilkbaharı ulaştık yaza 
Çiçek kokusunu alıyor musun
Bağlandınız istanbula zincirle
Aydere gelmeye geç kalıyorsun

ATEŞ    
Ateşi düşünürüm
Hem kuru yakar hem yaş
Bazılar sofu olur 
Bazılar gezer ayyaş

Bazılar güler söyler
Bazısından akar yaş
Göz yapmayı bilmezsen 
Elbette yıkılır kaş

Ne çabuk karşılaştık 
Senle mezarcı kardaş
Öyle bir mezar kaz ki 
Ne toprak olsun nede taş

ÇAĞRI
Gelip gördünüzmü Çamlıhemşin'i
Kalesi bir başka dağı bir başka
Topladın mı çiçeğinin kırların
Sarısı bir başka moru bir başka

Vadide yükselen tulum sesini
Azgın boğaların güreşmesini
Çamın kokusunu şelalesini
Hayal etmek başka görmek bir başka

HAYATLA SAVAŞ

Kusur baltada ise
Sapta da var dir kardaş
Sen insanlarla değil
Hayatla ede savaş

Bilirim seviyorsun
Kavrunu kimler sevmez
Mal mülk önemli değil
Kavga etmeye değmez

Yüzuna gülenlere
Sen de şöyle gülüp geç
Zaman püşt Ali kardeş
Yeni sağlam dostlar seç

KARA TOPRAK 
Kimse farkında değil yol yokuş hedef uzak
Hele kopmaya görsun çaçaya doner yaprak
Herkesun arzusudur mutlu mesut yaşamak
Anılar burda kalur sonumuz kara toprak
...

DÜNYA      Gifler - Hareketli Resimler | Dünya Gifleri
Allahım anlaşalım
Ya para ver ye iman
Bende senin kulunum
Elbette benimki de can

Ezan okur camiler
Kiliseler çalar çan
Bilmiyorum ben neyim 
Gavurmuyum müslüman

Gözlerimde her an yaş
Olmamış güldüğüm an
Kimseyi suçlayamam
Bana kaderim düşman

Dünya bir bataklıkmış
Anladım doğduğum an
Zaten bir can vermişşin
Al istediğin zaman

RİZELİ
Ne İzmirde işçiyim
Ne Ankara'da patron
Özledinse hemşini 
Dostum sende geri dön

Ne Çankayayı gördüm
Nede dolandım kordon
Dansı hiç bilmem ama
İyi oynardım horon

Ne İstanbul aşığı 
Nede Bursa hayranıyım
Rizenin yeşilinde 
Büyümüş birisiyim

DAVET
Pazar güni kalerde çobanluk edeceğim,
Mali duza salipta sakeza gideceğim,
Daha kaygef toplemem pebuk kopareceğim,
İstiyan var sa gelsun tukutte içeceğim:))

ZAMAN
Ben yazdım siz okuyun yazımı hece hece
bazıları gizlidir  her biri bir bilmece
yanlış yorumlamayın anlamadan iyice
belki hak vereceksin son sayfalar bitince

bir satırını geçme hepsinin mazisi var
bir mısra anadansa diğeri yarı anar
bu yazılar sizlere tüm yaşantımı sunar
inanın hasret dolu benimde içim yanar

ayrılık hasret derken bütün ömür geçerken
hiç farkına olmadan yıllar geçiyor erken
yaşarda anıları sayfalara yazarken
ne olur hatırlayın bu kitabı okurken


 İKİ DUBLE  

Kardeş belli değil ki
Şimdi dost ile düşman
Kima guvenecek sen
Puştun elinde zaman
İki duble atınca...

Dağdan çekilir duman
Aradın dan da ağlarım
Hayat olur sut liman...

BİZ BÖYLEYİZ
Ne asmanun dalinden
Ne ayderun balinden
Hiç kimse anlamiyor
Kul çeker ikpalınden
Şadinipost dağınden

Taze tere yağınden
Dolanmişiz yatağun
Hep sağınden solınden...

İMANSUZ 
Herşeyin kurali var can olmuyor canansuz
Kardeş ariler bile bal yap miyor çiçeksuz
Kilise çan suz olmez cami ler minaresuz
Siz de kible küzeymi ni dıyorsun imansuz:))

SON NEFES
Birsabah yatağında 
Gözler açık nefessiz
Gelip dokunacaklar 
Diyecekler bu cansız

Evde feryat kopacak 
Ağlayacaklar sonsuz
Her yerden misafirler
Gelecekler davetsiz

Beyaz gelinlik giydin 
Düğünmü var damatsız
Bu en son yolculuğun 
Biletsiz ve vizesiz

Sana ev yapacaklar 
Penceriz ve ensiz
Üstüne yazacaklar 
Çok genç öldü vefasız


MEYHANEM
Masamda kadehim yanında meze
Erittim göğsümü ben eze eze
Yalan dünya ihtiyarmısın taze
Hayat şarap derler yanında meze
Ağlayanı sinende sindirirsin
Nerde deva bulur derde dindirirsin
Edasız sevdasız gün geçirirsin
Meyhaneci melek misin sen nesin

HASRETİM SANA
Hangisidir unutulan dostluğun
Acı gelir hasretinle yokluğun
Seni çekemeyenler bilmez varlığın
Raslanmış mı acısız son bulduğun 
Ey hasreti eleme çevirenler
Tutmuyor dizlerim titriyor eller
İçimde bir umut başımda yeller
Selam yolla gün geçmesin arası
Acı olur ayrılığın yarası

Niceler çekmiş bizde sırası
Acılar mutluluğun birer kirası

 KALP       Gifler - Hareketli Resimler | Kalp Gifleri 

Kolay değil tamiri, kalp bir kez kırılınca
Ağlamak mümkün değil tüm dertler son bulunca
Leylaklar boyun büker baharda kar yağınca
Pırıldaşır gözlerin kalbe sevinç dolunca


AHH GİDİ ESKİ GÜNLER
Don da bir geriye bak var mi mazi den eser
Çıkmıyor ki yürekten ah gidi eski günler
Yaşayanlar derdi ki bi hamla gelir geçer
Genç luk deduğun kuş tur uçer ah oğul uçer
...
Oyyy biz eski zamande azle mutlu olurduk
Bir tulum sesi duysak el ele tutuşur duk
Sevda yüreğe vurur güneş te da uşur duk
Şimdi de mutluluğu heybemuzden duşurduk

SEN ÇİÇEK OL BEN ARI
Ah ben seni sevmesem arar mıydı gözlerim
Ah sen beni sevmesen incitir mi sözlerim
Uğraşma çıkamazsın kalbimde senin yerin
İster onar ister yık o kalacak eserin
Anlatamadım sana tertemiz duyguları
Boş yere kırıp döktük şu güzelim yılları
Gel yeter barışalım sar bedene kolları
Bal yapalım beraber sen çiçek ol ben arı…

KOR OLUP YANANLARA
Öyle bir sınav ki bu geç geçe biliyorsan
Aşkın şarabi zehir iç içe biliyorsan
Tutuşup ta derin den kor olup yanıyorsan
Acırım arkadaşım yükün ağır yol uzun

İstekler olmuyorsa nefes daralıyorsa
Haftalar aylar geçer dost kapı çalmıyorsa
Mazi akla gelince yüreğin sızlıyorsa
Acırım arkadaşım yaşla dolmuştur göz un

 
YENİ NESİL BUDUR
Yüzde bir sepet boya kirpik aher delgıçı
Kumaş ı yet mamış ta ondan görünür kıçı
Dudaklerde silikon kirpiye benzer saçı
Türk lük bunda ne gezer vallahi bu apaçı

Göbekte koca demir sanki kantar un topi
Yemez ki karnum şişer dersenki kürdan çöpi
Dokuz yerden kerelur too bu hepten o….i
Tek adreste duramaz dolanır kapı kap i

Sonunda başardılar bozuldu dirlik birlik
Nikah a ne gerek var rafa kalktı evlilik
Hudut yok utanmak yok dünya sanki arpalık
Bela mi arıyor sun kapat ağzını çelik.


GERİYE NE KALDI
Ah gidi yalan dun ya gene dertler yol aldı
Yaş aktı gözlerim den kucağıma göl oldı
Ben nasıl sevineyim açan çiçeğim soldı
Atmış yıl geldi geçti daha geri ne kaldı…..

YAYLALAR OLMUŞ BODRUM
Yaylalar yaylalukten çikti oldu sayfiye
Yeni türkü ler de yok ne uyak ne kafiye
Evel gençler korkerdi yaşliler hep hafiye
Şimdi kiler da gider sarmaş dolaş partiye

Bilmiyorum ki biz mi kaldık çağ gerisina
Yoksa genç lermi çıkmaz sahip hatirasına
İnanin ki hasretim tangal çingrak sesina
Kim bozerse kültüri tikelsun tepesina..

GELECEĞİM BİR GÜN
Çattan bir rüzgar eser tulum sesi kokulu
Helal mafratoğluna samki müzik okulu
Dinledım Türkileri gözlerum sulu sulu
Bir gün uğriyeceğim bula bilursem yolu..

UĞRAMA ARTIK
Bir yıkık harabe duruyor sanki
Yıllar yılı uğramadığın gönül
Şimdi her yanını ısırgan sarmış
Evvel bahçesinde yetişirdi gül
...
Dallarım da kovan vardı bal petek
Arılar durmadan taşırdı çiçek
Dolu yağdı yapraklarım döküldü
Tepemde çakıyor şiddetli şimşek

Tamiri imkansız restore olmaz
Atsan atılmıyor satsan satılmaz
Her mutluluk bir gün gelir son bulur
Deli gönül ne hikmetse anlamaz

ÇİÇEKLERE
Bu gün senin günündür kutlu olsun sekiz mart
Öyle özgür değilsin turban takmak sana şart
Hanımlık neyine ki kumalı olur avrat
Sille tokat girerim hele işle kabahat
...
Evden hiç çıkmayacak çocuğa bakacaksın
Ben eve girdiğimde el pençe duracaksın
Leğen havlu sıcak su ayak yıkayacaksın
Beş vaki ta beş katip namazda kılacaksın

 

Aslında senin yerin cennetin baş köşesi
Alimler ulemalar peygamberler anası
Su sesi para sesi derler ya bayan sesi
Sensiz ev virane dır evimizin neşesi

Sana bir gün yetmez ki asırlar senin olsun
Mutluluk huzur refah her yanın neşe dolsun
Çektiğiniz çileler artık geride kalsun
Tüm zorluklara rağmen gününüz kutlu olsun…

CAN YOLDAŞIM
Seni ilk gör düğüm de sandım sanki ay yerde
Adim da atamadım kaldım olduğum yer de
Bir dolu boşalt miş tum tam sizun evun or de
Bakmadım başkasına gözüma geçti per de
İşte orda İşle din yüreğuma derin den
Aldın götür dun sanki kopardın beni ben den
Sonra horon başladı parlıyordun köşeden
Sana türkü söylerken uçuyordum neşeden.
Başunde İran şayi yan çizgili kazağun
Dudakların bal kiraz elma gibi yanağun
Gözlerun parlıyordu sanki yıldızı goğun
Bir düğün yapamadık adi batsın yokluğun
Dünyada başka var mı adim adım yol sayan
Bir kez göreyim diye ele çayır taşıyan
Her dağa çıkışım de benle gelir di duman
Birden güneş doğardı seni gördüğüm zaman
Hani hatırlar misin beraber göç etmiştik
Senin için yapmıştım gürgen dalın dan kaşık
Sen yüreğim de filiz bende sana sarmaşık
Beraber göğüs gerip ne zorlukları aştık
Netice vermediler karar verdik kaçmaya
İkimiz yemin ettik bile çiçek açmaya
Yıllarca hasret kaldın sen da ana baba ya
Gün geldi hep barıştık gerçek olmuştu rüya
İlk çocuğumuz doğ du Orhan koyduk adini
Sonrada hakan umuz gör medık muradını
Yeşim um ile gülfem değiş ti soyadını
Şimdi elif le fidan çeker evin der dini
Yokluk içerisin de mutlu günler çok oldu
Fakat ikimizin de birer kardeşi soldu
İşte o gün den sonra yüreğuma dert doldu
Bende kaza geçir dim tam on dokuz sene oldu
Velhasıl ahh bir tanem ben sensiz olamam ki
Göçüp gitsen dünyadan bende sensiz durmam ki
Bin kere evlenilse sensiz yuva kurmam ki
Bu yaşar seni sever başkasını sevmez ki…

HEP GÖZÜM TEE UZAKLARDA
Evet çiçekler açtı üstüne yağdı karlar
Mal ahera kapanmış alaf verur çobanlar
Göça daha var bacı açelmedı ki yollar
Hep gözüm uzaklarda bi gelsa arkadaşlar

İLK ADACIK
Gitmekten söz etmeye gerek duyduysa yürek
O zaten çokten gitmiş beklemeye yok gerek
Sevda bir çiçek gibi büyürken ister emek
Bil ki yağmur yağacak çakmışsa eyer şimşek
Rüzgarın etkisiyle dalgalanmışsa deniz
Taş ta ki yosun gibi zor olur tutunmamız
Bu aşk yolculuğun da su aldıysa gemimiz
Bil ki ilk adacık ta ayrılır yollarımız .

DOĞRUYA DOĞRU
Değil ulaşilmamak geçip gittiler bile
kardeş beni söyleten çektiğim bunca çile
kerem aslı ya hasta bülbül da hasret güle
ne gelirse söylerim düşunmüyorum hile .


ECEL
İLHAM OLSA KAÇ YAZAR GÖNÜLDEN GEÇEN GÜZEL : ENGİN VE NURCAN KARDEŞ İSTİYORSAN SEN DE GEL :
ATİŞMADA PEŞREV YOK BİZDE BOYLEDIR TEMEL: GELSEDE TAKMİYORUM İSTERSE GELSİN ECEL...


ACIMASIZ YILLARIM
Ambalaja bakılmaz bence önemli içi
Ben çağın gerisinde sense zamane piçi
Bizum köyde kez derler Rize de derler paçi
Bizde şay şifon vardur sizde boyarlar saçi

Yaz başka bahar başka dünyada çelişki var Eski den çok yüksekti alçal di mi şu dağlar Ömür törpüsü meğer acımasız dır yıllar

Ayak tutmaz göz görmez başta beyazlar saçlar Evlatlar solda sıfır revaç tadır torunlar Kaybolur birer bir er ne canlar ne cananlar Varken kıymet bilinmez kaybettiğinde anlar

ON DÖRT ŞUBAT
On dört şubat neyine
Sevgilin mi var sanki
Sen sevdin de ne oldu
Sevilmiş mi sin sanki

Günlerin anlamı yok
Haftalar aylar viran
Ömür bitti bitiyor
Hala yok kalbe giren

Sev meni istemezdim
İlgi duysaydın biraz
Bilemedin güzelim
Aşık usandırır naz

Yinede kutlu olsun
On dört şubat sizlere
Mutluluğa yol alın
El sallayın dertlere…
Bir gün değil bir ömür sevmeniz sevilmeniz dileğiyle…

ÇOCUKLUĞUMU GERİ VERİN
Her bayram sevinir coşar yüreğim
hayal kurar dost bağina uğrarim
Ayrilanlar aramizdan ebedi
o yuzden bu sabah yaşli gözlerim
Çocukluğum nerde verin geriye

işte ben o yillarımı özlerim

ESKİ ÇİÇEKLER SOLDU
Ufak bir yildiz doğsa derum ki güneş doğdu
Kayboldu karanlıklar beni işiğa boğdu
Bazen kar bazen boran eski çiçekler soldu
Saydım geçen yillari kucağum dertle doldu



kavrun yaylası-www.kavrun.tr.gg CAKUTLU