KAÇGEL
www.kavrun.tr.gg

ŞİİRLERİ -9-

                YAŞAR ÇELİK ŞİİRLERİ -9-


ŞARHOŞMİ OLDUM
Guya içmeyecaktim yine dayanamadim
Bir kaşınti başladi ne oldu anlamadim
Geçen yil sarhoş ıdım bu yilda ayilmadim
Gıden yila ağlayip gelene bayilmadim
Zaman zaman tartiştim hiç kimseyi kırmadim
Bazen kalp yaralandi ınadına sarmadim
Ayak yurumez ama dostan ayri durmadim
Ulan sarhoşmu oldum ne oldu anlamadim.
Meryem Çolak
Kaşinti başladise,dahiliyeye görün
efendi gibi içen,kimseye olmaz sorun.
bu akşam dibi gelsun,arkadaş şişelerun,
içtukçe hatırlarsen,soni gelmez dertlerun
bir kadehte hatrına, eski çeetniklerun,
dilerum yeni sene, güzel olsun günlerun.
Yasar Celik
Eyvalah sağol baci şimdi doldu gözlerum
Karişti eskı yeni ben boşa mi içerum
Dahiliye anlamaz tekelden bizum serum
Çok baktum etrafuma derde arkadaşlarum
Eskıden gelin derdi hem ağlar hem giderum
Benum ki da o misal sanki boşa havlarum
Bazen sut liman olur bazen coşar çağlarum
Baci dokunma bana zaten doldum ağlarum...
Herkesun yeni yilini cani gönulden kutlarum
Yasar Celik
Duvarda asiliyor teli kopmuş çatlak saz
Zaten evde oturduk bir köroğlü bir ayvaz
Hele bir duş görursun kapını kımse çalmaz
Yobazlarda sevmiyor diyorlarki beynamaz
Kimisi içki içer kimisi yil kutlamaz
Dostum ne antatayim anlamayan anlamaz
Bazi dertlerum gizli açık soylesem olmaz
Artuk kişi yaşaruz gıtı bahar gıttı yaz..
Musa Devrim
Yaşar dosta hayat verir,şiirsel özelliği,herkese örnek olsun,gönlünün güzelliği,dostun tavsiyesidir,unut gitsin geçmişi,sana bahar yakışır,at içindeki kışı


YENİ YIL
Yasar Celik
Ocaktan başlamiştuk geldi çatti araluk
Lanete ikibin on a hep sıkıntı hep darluk
Ömurden çaldı gıtı bir yil daha yaşlanduk
İki bin onbir versun sağluk sihat mutluluk.
Hamit Aydinoğlu
HER SENE GİBİ YİNE KLASIK KALDI DILEKLER
ÖMUR SERMAYESINDE YILLAR YILLARI EZER
HERKES KENDI DERDINDE BİR ÇAPMIYOR YUREKLER
KİMİ KAHKAHA ATAR KİMİ CANINDAN BEZER
Adem Karagoz
GÜN GÜNDEN DAHA BETER HAYAT DEDİĞİN ÇİLE
HER GEÇEN YIL BİR ADIM YAKLAŞIRIZ ÖLÜME
YİNE DE COŞKU İLE KUTLARIZ BİLE BİLE
TUHAF DEYİLMİ İNSAN BU İŞİN HİKMETİ NE
Yasar Celik
Bu tüketime teşvik yilbaşi doğum günü
Binmişis bir kayiğe hayirli olsun sonu
Seneler gelir geçer herzaman ayni konu
Kimi simökin giyer kiminin yırtık donu...
Adem Karagöz
AYNİ TAS AYNİ HAMAM HEP SÖYLENİR BU ŞARKI
DÜN AYNİ BÜGÜN AYNİ YOK BİRBİRİNDEN FARKI
BÖYLE DÖNÜYOR MALÜM KAPİTALIZMIN ÇARKI
SÖMÜRENLER EFENDİ,KULLUK APTALA BAKİ
Musa Devrim
YENİ BİR YIL GELİYOR,DOSTLAR NEŞEYLE DOLUN
UMUTLAR KAPİTALİST,SÖMÜRENLER SİZ OLUN
APTALLIK KULUN DEĞİL,ÇÜNKÜ PİYASA SERBEST
GEÇİRMİŞ DİŞLERİNİ,SIKIYORSA ÇEK BİR REST
EMPERYALİZM YORGANINI,SERMİŞ HANSIN UŞAĞI
DİRİLİRSE KURTARIR,ALTMIŞ SEKİZ KUŞAĞI
Adem Karagöz
DİLERİZ Kİ OLMASIN SÖMÜREN SÖMÜRÜLEN
KARDEŞÇE YAŞAYALIM BARIŞ KUŞANSIN EVREN
İNSAN EN YÜCE VARLIK HAK EDER AYDINLIĞI
BİR DÜŞÜNSEK BOĞARIZ BİR AVUÇ KARANLIĞI
Yasar Celik
Soy isminiz harika her iki can dostlarim
Bir taneniz kara göz diğeriniz de devrim
Beğenen yorum yazan tum dostlari severim
Size sağlık mutluluk nice yilar dilerim..
Adem Karagöz
SÖZLER KİFAYET ETMEZ SENİN YÜREĞİN GÜZEL
BAŞIMIZIN TACİSIN İSMİN SAYGİYA DEĞER
GÜZEL DÜŞÜNEN İÇİN AYDINLIKTIR YARINLAR
HERŞEY GÖNLÜNCE OLSUN SANADA MUTLU YILLAR
Musa Devrim
NEDİR BİR DOKUNDA GÖR,DUYGULARIN TAŞMASI,
GELİYOR PEŞİ SIRA,DOSTLARIN ATIŞMASI,
DERT İNSANCA VE HAKÇA YAŞAMAKTIR HAYATI,
SÖZLERDE YÜKSELİYOR,İNSANLIK MERTEBESİ.
Yasar Celik
Çikar arşüalaya sevgi varsa yurek hur
Topla yedi duveli gönlunde bir sofra kur
Şayet buğdayın yoksa buğday dilin mi yoktur
Atişma böyle birşey doktur arkadaş doktur.
Musa Devrim
AÇTIN GÖNÜLLERE HERK,YAŞAR SENSİN SORUMLU,BİZLERDE PEŞREV OLMAZ,GEÇMİŞİMİZ KIRIMLI,KÖŞE BUCAK KAÇARIZ,FELEĞİN SİLLESİNDEN,BİR DOKUN ,BİN AH İŞİT,BIKMA DOSTUN SESİNDEN
Yasar Celik

HAYAT DEDİĞİN RUYA GÖRDÜĞUMUZ BİR DÜŞ TUR
BİR HAYALİN PEŞİNDEN KOŞTUR HA BABAM KOŞTUR
İÇEN İÇMEYEN ÖLÜR MALÜM Kİ DÜNYA BOŞTUR
GÖNÜL DENEN SERSERİ İÇMESEDE SARHOŞTUR
Yasar Celik
Her gönül bir teselli arar durur meylerde
Feleğe suçu yukler işleri ters gider de
Uğraşır akort eder düzen tutmuyor perde
Derki bu gün olmasza belkı başka seferde...
Musa Devrim
DERTLERİ OLANLARIN,GÖNÜLLERİ HEP COŞAR
YAŞAMDA ZAMAN ZAMAN,DERTLER KADEHE DÜŞER
İYİ GELİR,HOŞ EDER,KAFAYI PARLATIRSIN,
ÖYLE BİR AN GELİRKİ,İÇMESEN TIRLATIRSIN
DOSTLARDA TOPLANINCA,MASA OLUR ŞAHANE,
KAŞINTI BAŞLAMIŞTIR,FELEK OLUR BAHANE
E ÖYLE ÇIKAR DERTLERİN,YILLANMIŞ TESELLİSİ,
DAHA AKORD MU TUTAR,GELMİŞ YAŞIN ELLİSİ
HERŞEY HOŞ GÜZEL DOSTLAR,KABARTMAYIN HESABI,
DERTLER SAZDA TEL OLSUN,FELEK ONUN MIZRABI

HAYAT
Yasar Celik

Hayat kırkınde başlar gelen geçti dalga bir
Kendi işin var kömşu ne köle sin ne esir
İstersen at uç duble bir başka aleme gir
Fazla ciddiye alma hayat dediğin gır gır

Hamit Aydinoğlu
HAYAT DOĞUNCA BAŞLAR KIRKINDA OLGUNLAŞIR
NIYET FARKLI OLMASA KURT KUZUYLA DOLAŞIR
İNSANIN YÜKÜ AĞIR BUYUK EMANET TAŞIR
EVET HAYAT GİRGİRDE ÇETIN GEÇMESSE HAŞIR

Musa Devrim
OTURURDUM MASAYA OLSAM SENİN YERİNE,
BİZDE ÇOK KAFA TUTTUK FELEĞİN ÇEMBERİNE,
HESAPLAŞ KARŞILIKLI DÜN GEÇTİ YARINA BAK,
İYİ YAŞA HAYATI STRES SENİN NEYİNE
AMAN HA DİKKATLİ OL ÇÖZÜM ARAMA MEYDE,
KENDİNİ SEVDE YAŞA ŞEHİRDE YADA KÖYDE,
NAÇİZANE DİLEĞİM DOSTA KULAK VER DUYDA,
İYİLERDE VAR BAKMA KÖTÜLERİN HUYUNA.
BELLİKİ HEP KALMIŞSIN DERTLERİNLE BAŞBAŞA,
SONUNU BULAMAZSIN ARTIK HAYATI YAŞA,
GELECEĞE HAZIRLA HASAD BAHÇELERİNİ,
SEVGİ EK SEVGİ TOPLA,KÖTÜLER BAKIP ŞAŞA.

DOĞUMGÜNÜ
Musa Devrim
BAZEN İSYAN ETSEMDE DOĞDUĞUM İÇİN
ELİMDE DEĞİLDİKİ YOK BENİM SUÇUM
ÇİLELİ KADERE HEP YANAR İÇİM
SEVGİYLE DOSTLARLA YAŞAMAK GÜZEL

Yasar Celik
İyiki doğdun dostum isyan etme hayata
Zevk yapmiş iki kişi sen de değil ki hata
Hep dolu dizgın yaşa örnek ol kainata
Hadi doldur içelim niceyilar sihata..

Musa Devrim
Hatıralar canlandı,bugün yüreğim çok dar,
yıllarca gurbet elde dolaştık diyar diyar,
bahsettiğin o zevkin günahımıyım sanki,
elbet yaşamak güzel sen gibi dostlarım var
.

36 YILLIK EVLİLİK
Musa Devrim
otuz altı seneyi,
ilan ettin aleme,
yılların dili olur,
sen dökersen kaleme
Yasar Celik

Buna gücüm yetmez ki yaşaduk neler neler
Farkında olamadan akti gitti seneler
Elden birşey gelmiyor erken soluyor güler
Anlatmaya kalkınca lal olur susar diler..
Yaşar çelik ‎

36 yil geçtı meyve verdi dalumuz
Hayırli evlat oldu kizlarimiz oğlumuz
Gözumuzde tutuyor şimdi torunlarumuz
Beğenen yorum yapan mutlu olun hepunuz

Adem Karagoz
BU GÜZEL BERABERLİK HERKESE İBRET OLSUN
DİLERİM SENİN GİBİ SEVENLER MUTLU OLSUN
SEVGİ VE HUZUR DOLU NİCE MUTLU YİLLARA
EVLİLİK YİL DÖNÜMÜN CAN ABİM KUTLU OLSUN
Yasar Celik
Evel romantık ıdık şimdi de dramatık
Bazen güler soylerim bazen kaşlarım çatık
Onla omuz omuza çok zorluklari aştık
Herkese nasip etsin mutlu mesut evlilik

Yasar Celik
Bilmez miyim Hüseyin (reyhan)ablan canumun cani
Binkez evlensem bile yine alirdim oni
Baştan karar vermişım başkasi çekmez beni
Burda çok darluk çektı orde cennet mekani

BU DÜNYA YALAN DÜNYA
ADEM KARAGÖZ
MEVSİMLERİ YARATIR,DÜNYA DÖNMEZ Kİ BOŞA
KIŞTA DA BİR HİKMETVAR GİTMEZ İSEDE HOŞA
ACI TATLI KARDEŞTIR GEÇER NE GELSE BAŞA
BAHAR ÇİÇEK SUNMAZDI KABAHAT KIŞ TA OLSA
YAŞAR ÇELİK
Elbette her mevsimin ayri güzelliği var
Baharda çiçek açar kişin da yağar karlar
Vadiyi su aşıtır ondan yüksektır dağlar
Şoyle bir bak etrafa mutlumudur insanlar
ADEM KARAGÖZ
MUTLULUK TA GEÇİCİ DERT TE GEÇER DUNYADA
MECNUNUZ LEYLAMİZİ KAYIP ETTİK SAHRADA
KAPILDIK BİR HAYALE YAŞIYORUZ RUYADA
İNSAN OĞLU GÖRMEDIM ERMİŞ SONSUZ MURADA
YAŞAR ÇELİK
FERHAT DAĞLARİ DELDİ KAVUŞTUMU ŞİRİNE
ÖMRU YETMİŞ OLSAYDI UĞRAŞMAZMİYDİ YİME
BU DUNYA YALAN DUNYA SEVİNEYIM NEYİNE
OKİ BU DUNYA HİÇTUR VUR ŞİŞENUN DİBİNE.
Adem Karagoz
SARHOŞKEN DUNYA HOŞTUR AYİK KAFAYLA OLMAZ
EFKAR ZİRVEYE ÇIKAR BAZEN İÇMEDEN OLMAZ
BİN YIL ÖMRÜ OLSADA HANGİ ÇİÇEKTIR SOLMAZ
MADEM BU DÜNYA FANİ İÇMEYENE DE KALMAZ
Yasar Celik
BURADAN GIDER HANCİ TOPLAR TARAĞI TASİ
SON HERABİ VERMEĞE ÇIKİŞMIYOR PARASİ
HEP BEYAZLARİ PARLAR İÇERDEDUR KARASİ
İÇSEDE İÇMESEDE HERKESUN VAR YARASİ
 
Musa Devrim
YAŞAR KARDEŞİM YAZAR ADEMDE ONU İZLER,
ANLAŞILDI SİZLERİ GÜRGEN DİBİ TEMİZLER,
DOLDURUN KADEHLERİ HEM ATIŞIN HEM İÇİN,
DUYGULAR DÖKÜLDÜKÇE BURDA YAŞLANIR GÖZLER

SANKİ GELİN GİBİDİR KAR YAĞINCA DAĞLARA,
ERİYİP SU OLARAK İNECEK DAMARLARA,
KÖKLERDEN YÜRÜYECEK AĞACIN DALLARINA,
DOĞANIN SEVDASIDIR ERECEK BAHARLARA.

NE FERHAT NEDE ŞİRİN EREMEDİ O AŞKA,
DOĞANIN BU SEVDAYI YAŞAYIŞI BİR BAŞKA,
İKLİMLER DEĞİŞİYOR SİTEMDİR İNSANLARA,
HESLERE KARŞI ÇIKIN SELAM OLSUN CANLARA.

Yasar Celik
ÖLÜMÜ KOMŞULUĞA ATARSİN MUSA DEVRİM
BİZİ YANLIZ BIRAKMA GELDE UÇLU İÇERİM
BEN SİZE YETİŞEMEM KALMADI KI MECALİM
TUTMUYOR AYAKLARUM FELEKTEN YEDUM ÇALİM

KAR YAĞİP SU OLUNCA EVET DOSTUM ALACAK
FAKAT PARA GÖZLUNUN İŞTAHİ KABARACAK
BU DERE HES OLUR SA YAPRAKTA AÇMAYACAK
TOPTAN SAHIP ÇIKALUM HİÇ KİMSE KAÇMAYACAK

ÇELEBİ DA BIRAKTI DİZGINİ KÜHEYLANUN
BİR BAK İZİ KALDİMİ ÇÖLDE GEZEN LEYLANUN
AĞLATTİ ANASİNİ BAZİLER BU VATANUN
ŞEYTAN DERKİ DE YAŞAR İLLE İPİ TUTANUN.

Musa Devrim
GÜN GELİR DEVRAN DÖNER/DAYAN YAŞARIM DAYAN,
NE BOŞA BAĞIRIRSIN/SESİNİ VARMI DUYAN,
CUMHÜRRİYET MİRASTIR/ATAMIZDAN BİZLERE,
KAZANIMLAR GİTMESİN/VATANDAŞ ARTIK UYAN.

Yasar Celik
AH BİR UYANA BİLSAK ŞU GAFLET UYKUSUNDAN
GITMESEK OLMAZMİYDI HAYİNIN ARKASINDAN
BANA NE YABANCININ PULINDAN PARASIN DAN
YERUN DIBİNE GIRSUN HELALA HARAM KATAN


İÇKİ BAHANE ATIŞMAK ŞAHANE
Musa Devrim
ÇIKDA BİR BAK DAĞLARA,
DAĞLARDA KAR VARMIDIR,
ACEP SENİN YÜREĞUN,
BENİMKİNDEN DARMIDIR.
Yasar Celik
Çıktum baktum dağlara hem kar var hem da dolı
Benum da yureğum dar bulemem çıkiş yolı
Sen şehirde ben köyde arada gurbet çalı
Belkı dertler hahiflar iki duble atmalı...
Musa Devrim
AKŞAMLARI UĞRARIM
BELLİDİR İNHİSARIM
UTANARAK BIR SORDUM
NE OLUR BENİM HALIM
DEDİKİ BAK KEYFİNE
DÜNYA KİME KALACAK
İÇ DÖRT DÜBLEDEN SONRA
HERŞEY GÜZEL OLACAK
Yasar Celik
Akşamdan başlayınca aydınlanır geceler
Dort dubleyı geçınce insan biraz heceler
Yiğilir kucağına en çetın bilmeceler
Neler neler yaşattı şu ınsafsız seneler.
Musa Devrim
Bir dubleye başlarsın
eser hafiften kalaş,
İkincide dökülür
heceler yavaş yavaş,
üçüncü cesarettir
al kaderi karşına,
dördüncüde isyandır
kafa tutar kalkar baş.
Yasar Celik
BİLMEZ MİYİM MERETUN NE MARİFETLERI VAR
BİR KAÇ DUBLEDEN SONRA KEDİYİ ASLAN YAPAR
YA DA DUYGUSALLAŞIR GÖZLERDEN YAŞLAR AKAR
BEYİN DER KALK GIDELIM AYAK GITMEZ YALPALAR..
Musa Devrim
ASLAN SÜTÜ DEMİŞLER
ONLA BAŞA ÇIKILMAZ,
HADDİNİ BİLİR ZATEN
YİĞİT OLAN YIKILMAZ,
DOST MECLİSİ OTURMUŞ
MUHABBETTE İYİYSE,
DUYGULAR AKAR GİDER
DÜBLELERE BAKILMAZ
Yasar Celik
Birazdan yasaklanır o da sigara gıbı
Kapattılar tekelı çıktı şişenın dıbı
Zam ustune kam kondu delındı halkın cebı
Galiba içeceğiz cennetteki şarabı...
Musa Devrim
devlet tekellerinde,yasaklar artık bitmez,
ona yasak koymaya,kimsenin gücü yetmez,
gün gelir halk destur derse,vidalar hep sökülür,
mahzendeki şaraplar,başlarına dökülür.
Yasar Celik
Gün ola devran döner biter saltanatları
Sadece yalan dolan yokki başka işleri
İşçi memur köylunun et görmuyor dişleri
Şu ampul söndurulsun çekilmeli fişleri..


DERDİ OLAN DÖKÜYOR
Eyüphan Zararsız
Senun gemi asla olmaz kaptansuz
Eksilmediki zaten kansuz ile imansuz
Haklı olan zaten duramaz sessuz
Mecburuz yaşamaya, olsada beden cansuz…

Herkes para derdinde
Bitmiş dostluk kardeşlik
Şimdi marifet olmuş
Kahpeliklen kalleşlik

Yook kimseye yanlışı
Doğru yolden hep yürür
Nasıl çelme takaruz
Düşman pusuda dürür

Ne dost bildik ne düşman
Herkesun yüzi güler
Meyer yürek bambaşka
Türlü filmler kurer

Söyle Yaşar emica
Kime güveneceksen
Kim kalleş kim şerefsiz
Nereden bileceksen

Sanma bi sen dolisen
Dertler saymakle bitmez
Bedene bir can değil
Nefes almakta yetmez
Yasar Celik
Çağa ayak uydur mak
Zordur eyup yeğenum
Korkma susmayacağım
Toprak olmadan tenum

Bazen coşar gıderım
Bazen sut liman deniz
Hayatun cilvesını
Yaşamişiz hepimiz...
teşekkürler yeğen .
Prof. Dr. Nazmi Turan OKUMUŞOĞLU
Çağa ayak uydurmak zordur!" doğru zor şair.
Daha zoru susmamak, haykırmak öze dair.
Budur en değerlisi, "Adam gibi yaşamak!"
Söylemek doğruları gerisi hep ve sair!

Gidenlerle gidilmez, gidende geri gelmez!
Yaşanmazsa cilvesi hayat olur çekilmez.

Gül dikensiz edasız, yar cilvesiz sevdasız
Dere sessiz sedasız, ağaç dalsız gövdesiz
Geçer mi? böyle hayat, dünya arsız vicdansız
Yinede dik durmalı,onurlu ve hicransız.

Gidenlerle gidilmez, gidende geri gelmez!
Yaşanmazsa cilvesi hayat olur çekilmez.
Yasar Celik
Sessiz çığlıklarını sanma ki duymuyorum
Siz bir kelime yazın ben neler anlıyorum
Hocam müsterih olun ben sizi tanıyorum
Kalan başım üstünde gidene yanıyorum

Hocam bir iddiam yok şair değilim haşa
Anlatsam inanmaz sın neler geldi bu başa
Ayder kavrun amlakit yoruldum koşa koşa
Daima tulum türküyle ömrümde geçti boşa

Bu hayat çetrefilli hem altın var hem gümüş
Kimine bülbül öter kimisine de baykuş
Gece gündüz giderim kah iniş Kahta yokuş
Sizi çok seviyorum Nazmi Turan okumuş..
Sayın rektörüm prof.dr..Nazmi Turan OKUMUŞOĞLU
Musa Devrim
DUYGULARA TERCÜMANSIN,ADIN İLE ÇOK
YAŞA
TETİKLEDİN HERKESİ DERTLERİ ALDIN BAŞA
DERTLERİ HEP DÖKELİM,YANMIŞ CİĞER PARESİ
GÖTÜRSÜN DENİZLERE,ÇAMLIHEMŞİN DERESİ.
Yasar Celik
Hafif bir dokunuştu meğersem herkes dertli
Şimdi herşer bol ama eskı günlerdı tatlı
Feleğun suçu yokmu benmiyim kabahatli
Boşver be musa kardaş hayat yınede tatli.
 
Musa Devrim
DERTLER KABUK BAĞLADI,NELER YAŞADIK HEYHAT
DOSTLUKLARLA SEVGİYLE,YAŞANMALIDIR HAYAT
DEDELER HEP GURBETÇİ,NESİLDEN KUSURLUYUZ
BUNUN ADI KADERSE,BİZDE DEĞİL KABAHAT.
Yasar Celik
Dededen miras bize sadece kültürumuz
Sade onlar değilki gurbetçiyiz hepumuz
Her zaman yadellerde tukendı gençluğumuz
Birakıpta gıtmezduk burde doysa karnumuz
Musa Devrim
İŞTE O GURBETÇİLİK,DEDEDEN MİRAS YAŞAR
ALNIMIZA YAZGIDIR,DERDİMİZ DOLAR TAŞAR
ÖZLEM İLE YAŞARIZ,YADELLER MESKEN OLDU,
ÜÇÜNCÜ DUBLEDEYİM,GENE GÖZLERİM DOLDU.
Yasar Celik
İç sihatına dostum dorduncu duble dolsun
Hayal kur yaylalari gurben derdı yok olsun
Oki sen gurbettesın barı çocuklar gülsun
Şenlensun baba evi herkes köyuna donsun..
Musa Devrim

BAZEN DERTLERİMİZİ,BURADA PAYLAŞIRIZ
OKUYAN DİĞER DOSTLAR,SANMAYIN HA,AYYAŞIZ
GÖNÜLLERİ YARALI,BİZLER GURBET KUŞUYUZ
AKŞAMDAN AKŞAMADIR,BİZ HASRET SARHOŞUYUZ.

Yasar Celik
İKİ BUÇUKTE YATTIM UYUDUM UÇE ÇEYREK
RUYA GÖRMEDIM DIYE AĞLAMAYA NE GEREK
YUM GÖZU GIT KAÇKARA GÖKLERDE SÜZÜLEREK
ORDAN MECEVITE BAKL ARKA TARAFİ HEVEK
PAAKÇUR CEYMAKÇURDEN KAVRUNİ İZLSANA
KAÇGELUN KAPİSINDE İKİ DUBLE ATSANA
AMLAKİT DERE İÇİ HAZİNDAĞA GELSANA
ORADAN BİR SEYREDE POKUTLE SAL YAN YANA
ELEVİDE HİÇ GITMA GÖRMA NEŞET DUMANİ
BEKİROĞLU NU SORMA O DA KAZULAR SENİ
SELAM SOYLE NACİYA ORDE OYNA HORUNİ
UFAKTEN BİR YOLALDA KARUNÇA ÇEVUR YONİ
YADA GERİ DONELUM ÇATTA MAFRATOĞLINA
ESKI EVLER YOK ŞİMDI SERENDER OLMİŞ BINA
BEN GENE YOL ALEYIM GIDEYIM ÇAT KÖYİNA
BİR FATİHA OKUYUM REMZİ AKIN CANINA
ÇIKEMEM ÇİÇEKLİYA YOL YOKÜŞ TAKATUM YOK
ZATEN EMEKLİ OLDU ERDALDANDA ESER YOK
DAHA NE YAZEYIM KI KAFAM KİYAK UYKUM ÇOK
MUSAM ÖZUR DİLERUM BU DUNYA OLDI BON BOK...
Musa Devrim
GÖNLÜ GANİ YAŞAR DOST,ŞİKAYET YOK HECEDEN
ARTIK DOSTLAR HOŞ GÖRSÜN,BİZ KALDIK DÜN GECEDEN
ZAAFİYETİMİZ YOK,HERKES ALLAH KULUDUR
ARADA VURUR GEÇER,BU BİR DUYGU SELİDİR
AKAR HASRET DAĞINDAN,DÖKÜLÜR YÜREKLERE
ARTIK BU GÖNÜLLERİ,KOYMAYALIM DERTLERE
SAĞOL GEZDİRDİN BENİ,BAŞLADIN KAÇKARLARDAN
OKUYARAKTA OLSA,TAD ALDIM YAYLALARDAN
GİDELİM ELEVİTE,YAŞAYALIM SEVİNCİ
BEKİROĞLUNDAN ALMA,MEZEMİZ OLSUN MİNCİ
DÖNERİZ AMLAKITTA,İKİ KADEH İÇERİZ
VAKİT AKŞAM OLMADAN,HAZINDAĞA GEÇERİZ
BAKTIK AMLAKIT ÇOK HOŞ,KALMADI DERT VE KEDER
KONAKLARIZ BİR GECE,ENGİN MİSAFİR EDER
GÜNEŞ AŞAR TATARI,GÖLGE VURUR HEĞEZE
DOLAŞIRIZ BİRLİKTE,DAĞLARI GEZE GEZE
O YAYLALAR,O DAĞLAR,NE ANILARI SAKLAR
ANLAŞILIYOR BİZİ,GÜRGENUN DİBİ PAKLAR.
Yasar Celik
Hani şair demişya gürgen dalınden kürek
Kardaş nasel dayansun gettı kalmedi yurek
Belkı dertler hafiflar beraber atişerek
Halaliya dandurma şabanumada borek
Şimdı herkes diyorkı bu adam ne saçmalar
Oyle laflar demişkı geçıp gıden amcalar
Bazısı rümüzi dur sade bilenler anlar
Kimisına fatiha kimisına selamlar
Yuru be gönul yuru ben yateyım sen gıt gez
Elli yıldır değişmez aynı tarak aynı bez
Çemah kopar şişuk yap hencacalikleri ez
Şimdi köcakarı dur benum tanıduğum kez
Ahh yilar acımasiz bizda olduk ihtıyar
Gözlerun ferı gıder kafada saç beyazlar
Musam ne yazıyoruz bizı kaç kişi anlar
Ortak dıleğumuz bu seven olsun bahtiyar.

Musa Devrim
GONCA GÜLDÜ GENÇLİĞİMİZ,DERT İLE SOLUP GİTMİŞ
ERTELEDİK HERŞEYİ,BİR BAKTIK ÖMÜR BİTMİŞ
KAZANCIMIZA HARAM,KATMADIK HİLE İLE
YILLARI BİRBİRİNE,EKLEDİK ÇİLE İLE
SENİ BURDA TANIDIM,ÇOK MUTLUYUM BEN YAŞAR
DOSTUN DERDİNE ORTAK,OLMAK BANADA DÜŞER
ÇOK ŞEYLERİ PAYLAŞTIK,BİLMEM DAHA KALDIMI
ACABA YAZDIKLARIM,YAŞARA YÜK OLDUMU
Yasar Celik
Boyle güzel yüklerun gönullu hamalıyım
Bilmiyormusun kardaş dostluğa sevdaliyim
Firtına gıbi coşup denize akmaliyım
Sonrada buhar olup kaçkara çıkmalıyım
Kural bu açan çiçek gün geçtıkçe solacak
Fakat insan yaşarken hayattan tat alacak
Bazen güler soylerız bazende ağlanacak
Boşver be musa kardeş dunya kıme kalacak.

Musa Devrim
DOĞRU DERSİN BU DÜNYA
HİÇ KİMSEYE KALMAZKİ
AMA YAŞANMIŞLARI
İNKAR ETSEK OLMAZKİ
HAYATI ISKALADIK
VAKİT GEÇİYOR DERKEN
TADINI ALACAĞIZ
DAHA VAKİT ÇOK ERKEN


                  
ESKİ AYDERE ÖZLEM


Meryem Çolak
seni böyle biraktum eeyy gidi bizum ayder,
şimdi şehirden farksuz,eskiler kalmiş hander
bu ayder dile gelse,bakun neler neler der
gerçek kültür yok oldi,ayder bet dua eder
Yasar Celik
Satildı haraç mezat şimdi esiyor yeler
Kaybolmuş yerlileri gelip oturmuş eler
Eğri kumara küsmüş boynunu bukmuş güler
Meyrem neyı ararsen lal olmuş susmuş dileer.
Meryem Çolak
hala öyle tazedur,yara verduğum güller
şimdi deldi bağrumi,hançer ile silleler
her sevdayi yaşadun,gidi bizum ayderler
sevda doli ayderi,ticarete döktiler
kültürü hiçe saydi,eee lal olsun o diller
Yasar Celik
Kayboldu birer birer yok oldu uç ambarluk
Göz gezdurdum maziya canuma duşti darluk
Her yer tarumar olmuş yera batsun sevdaluk
Hele birkaç yil sonra tamamen olur çöpluk
Meryem Çolak
karişturma maziyi,benide sardi darluk
ne hodoçlar olurdi, ahhh aşakai ambarluk
bira şuşesi, doli bostandaki fuşkiluk
can versunda elmesun,ayderi eden çöplük
Yasar Celik
Eskı den köç olurdı kete lokum da yolluk
Aherde yer olmezdı seğerler kalabaluk
Duzde otaremezduk dar gelurdı ambarluk
Te o zamanden berı işun gücun sevdaluk:
Meryem Çolak
bizum eski seğerler,şimdi olmişler inek
lokum kete yok oldi,şindi çantalarda kek
dünyanun sonimi ne,herşey olmiş köstebek
hostesun koltuğinde,otobusteki inek
bizden sonra oldimi,yaylalara göç etmek
karşulukli bakişip,sevdali serti geçmek
her yiğidun karimi,ozaman sevda çekmek
kardaş altini çizdum,istemem sitem etmek...

DERT MASASI
Musa Devrim
YİNE DOKUNDURMUŞSUN VİCDANDAKİ TELLERE
DERTLİ YÜREĞİN COŞMUŞ,SİTEMİN VAR ELLERE
GEÇMİŞİ HATIRLATIP,AH VAH OLDUN DİLLERE
HERKES AĞLAYIP YANAR,SELAM ESKİ GÜNLERE.
YAKMA BOŞA GÖNLÜNÜ,GİDEN GERİ GELMEZKİ
HATIRLAMAZSAN OLMAZ,LAKİN TEVELLÜT ESKİ
NE GÜNLERİ YAŞADIK,MİNCİYİ KATIK EDİP
NE BOŞUNA YAZARSIN,YAŞAMAYAN BİLMEZKİ.
Yasar Celik
Ahh gidi musa kardaş senda benden dertlisın
Bile içerduk ama neyleyım gurbettesın
Ben burdan fisildayım senun gür çıksın sesın
Topla eskı kuşağı belkı sen orgutlarsın..
Bazende yetişemem karişiyor hatlarum
Dokuzyuza ulaştı seven arkadaşlarum
Okurum yorumlerı gözden akar yaşlarum
Bazende yanliş yazar yeni baştan başlarum..
Musa Devrim
GÖNLÜ GANİ YAŞARIN,HAKKINI VERMEK HAKTIR
FARKLI FARKLI OLSADA,DERTLERİMİZ ORTAKTIR
SAHİP ÇIKMAZSAK ŞİMDİ,GELENEKLERİMİZE,
SONUNDA ACI ÇEKMEK,HERKESE MÜSTEHAKTIR
.
Yasar Celik
KURU YANDUĞİ ZAMAN BİLURSIN YANAR YAŞTA
YUREĞE KÖZ DUŞUNCE GÖZDA EĞİLUR KAŞTA
KÜLTÜR KAYIB OLUNCA ZAHİRE DONER AŞTA
BEN DAHA NE SOYLEYIM AYAKTA GIDER BAŞTA



TORUNLAR IM CANLAR IM...
Kar der ki ben hep yağardım şu yaz olmasa
Gül der ki ben hep açardım şu kar yağmasa
Aşk derki ben hep severdim şu naz olmasa
Kim kimden ayrılırdı bir birini anlasa

---------SEN YOKKEN------------
Karanlıktır gecem aysız yılsız siz
Yapa yalnız yaşıyor um ben sensiz
Sabah olur doğan güneşim fersiz
Sen yoksan karadır dünyam kap kara

Adim atsam görmem bastığım yeri
Yıllardır özledim pamuk elleri
Görmek istiyorum zümrüt gözleri
Sen yokken kara dır dünyam kap kara

O güzel gözlerden parlayan ışık
Ne oldu ki böyle birden değiştik
Bir inat uğruna fişleri çektik
Sen yokken kara dır dünyam kapkara

Güneş doğsa bile ben şimal dayım
Daha çiçek açmam kuru daldayım
Sen gerçeği yaşa ben hayal dayım
Sem yokken karadır dünyam kap kara

Yıldızlar çok uzak bulut arada
Seçilmiyor artı ak ta kara da
Sensiz anlamsızdır pulda para da
Sen yokken kara dır dünyam kap kara

Karardı yüreğin yorgun karardı
Bağında gülerin soldu sarardı
Az sevmen karar da çoğu zarardı
Sen yokken kara dır dünyam kap kara

YÜREK YARASI
 Şakir Okumuşoğlu
Şaire defterdir rakı masası
Muhabbet koyulaşır gelir arkası
Dökmüşsün kelâma Var mı dahası
Her gönülde başkadır Yürek yarası.

Yaşar Çelik
Zaten elimizde yok başka servet
Hayat acımasız veririz gayret
Ortam güzelleşir ,içinde gayet
Her yüreğin farklı yürek yara si…

Adem Karagöz
Aşk ateşi yakar başın döndürür
Sanma bu ateşi içki söndürür
Her şair kendini aşk ile vurur
kapanmaz şairin yürek yarası

Yaşar Çelik
 Adem den Havva dan gelir bu dava
Aşk ile kurulur en güzel yuva
Bir kalp te aşk yoksa gerek yok şova
Kapanmaz şairin yürek yarası….

Adem Karagöz
Aşktır bu alemi yoktan var eden
İnsanı yücelten en temel neden
Et kemik yığını naçardır beden
İnsanda yok ise yürek yarası


yaşar Çelik
Farklı dır bu yara tüm yaralardan
Ferhat su getirdi yüce dağlardan
Sev diye yarattı kalbi yaradan
Öldürmez insani yürek yarası…


İÇERKEN DEŞİLİR YÜREK YARA Sİ

Bir kadehi ikinciye ekledim
Uçuncuyu doldurmanın sırası
Ben seni andıkça yandım titredim
İçerken deşilir yürek yara si

Her muhabbet gelir sana bağlanır
Of çekince yürek yanar dağlanır
Mazi akla gelir sessiz ağlanır
İçerken deşilir yürek yara si

Yudum yudum siner kokun içime
Bakışların döner başka biçime
Senin için aklar düştü saç ime
İçerken deşilir yürek yara si

Yan masadan yükselir kahkahalar
Benim yüreğimde hüzzam şarkılar
Sen yanımda yoksan yıkılır dağlar
İçerken deşilir yürek yara si

Mezeler tat vermez hep bir şey noksan
Muhabbette öyle eyer sen yoksan
Sen bende hep varsın ben sende noksan
İçerken deşilir yürek yara si

Yorgunum kadehim dursun masada
İçmeyim sarhoşum kaldırın ya da
Senle kavuşmamız öbür dünyada
İçerken deşilir yürek yara si,,

3 ARALIK ÖZÜRLÜLER GÜNÜ

Bu gün benim günüm imiş bilmedim
Bana gel dedin de ben mi gelmedim
20 yıldır gözyaşımı silmedim
Bundan sonra silsem gülsem kaç yazar

Bir çaresiz hüzün sarmış içimi
Bu derdin çok farklı başka biçimi
Karaya oturdu gitmiyor gemi
İmdat deyip feryat etsen kaç yazar


Denizde rota var kara da yollar
Hızlı giden yavaş gideni sollar
Kırılır garibin tuttuğu dallar
Yere düşüp ah vah etse kaç yazar

İnsanoğlu bilmez nerde ne olur
Bu gün beni bulan seni de bulur
Kaybolur dostların ad unutulur
Yalnızlığa kurşun sıksan kaç yazar

Merdivenler göze diken görünür
Yaya kaldırımlar zırhla örülür
İnsanlık onuru bin kez vurulur
Ölmeden mezara girsen kaç yazar

Yorgun bu dertlere ömrün yeter mi
Atanan mi anlar seçilenler mi
Azrail kapında seni dinler mi
Benden sonra güller açsa kaç yazar.


BOŞVER BAKMA GERİYE MUTLU İSEK İKİMİZ

Heydi tut ellerimden gidelim mutluluğa
Sonra pişman olup ta düşmeyelim boşluğa
Biraz da sen çabala suyu verdim oluğa
Mutluluk yarışında kalsak soluk soluğa

Hep biz mi korkmalıyız hayatın cilvesinden
Zaten nasip almışız kaderin sillesinden
Şimdi niçin korkalım mutluluğun sesinden
Gel de destan yazalım dalgaların sesinden

Bir an şimşekler çaksın çalkansın derya deniz
Boş ver bakma geriye mutlu isek ikimiz
Zaten çare sizlikle geçiyor günlerimiz
Madem öyle gel böyle biz eker biz biçeriz


Zaman.

*çıkıp yuruyecektım*
doldurdu iki gözleri
*ağlayarak bırakıpta*
yururmi dizler*
 ey viran gürbet gitmesen olmuyor*
sevdığını koyde bırakırsan*
 elbette dünya dar oluyor*
artık canım çıkıyor*
ruyamda göruyorum köyü*
galiba dayanamayacağim*
yooo işiğum oyyy. bir yukarı bakki *
dağda kar kalktımı*
oğlun buyudu da *
acep huyu bana çektimi*
herzaman dumanli oluyor*
güneş vurmuyor güneş*
ne yapalım gözumun işiği bizdende geçtı yaş...
Neylersın aslı gibi olmuyor..


ESKİ SEVDALIMISIN
Musa Devrim
HEMŞİN ORMANLARINDA
GÜRGENİN DALIMISIN
BELLİ ÇOK YANMIŞ GÖNÜL
ESKİ SEVDALIMISIN.

BİR OF ÇEKSEN O DAĞLAR
SANKİ İNER DEREYE
BU SEVDALI BAŞINI
ALIP GİTSEN NEREYE.

Yaşar Çelik
GÜRGEN DALI KIRILDI
GİTTİ YASKANDİ ÇAMA
AHH GİDİ MUSA DOSTUM
ELİŞMESAN YARAMA

BİE OF ÇEKSEM DAĞLARIN
ANINDA ERİR KARI
BİR ZAMAN O DAĞLARDA
KOVALARDUM AVLARI…
YORULDUM ARTIK
Ne kahpeler gördüm pencerelerden
Ne rüyalar gördüm pis gecelerden
Bitmeyen bu sonsuz işkencelerden
Yoruldum yoruldu m yorgunum artık

Bir değil beş değil çektiğim çile
Dünyanın her yani her şeyi hile
Atmış dört yıl geçti gitti nafile
Yoruldum yoruldu m yorgunum artık

Ayak uydurayım dedim dünyaya
Bilerek girmiştim ben bu rüyaya
Aldattım kendimi mutluyum güya
Yoruldum yoruldu m yorgunum artık

Kader deyip düştük kime ne deyim
Ayak yürümez ki çekip gideyim
O şimdi nerede ben neredeyim
Yoruldum yoruldu m yorgunum artık

Hata elde değil bende dır elbet
Gönlüme diyorum birazcık sabret
Yere batsın sensiz şan ile şöhret
Yoruldum yoruldu m yorgunum artık

Ne oldu yok oldun kayboldun birden
Ele sır mi verdin geçtin mi serden
Ateş zor sonu yor düştüğü yerden
Yoruldum yoruldu m yorgunum artık

Nedir senin derdin söyle be yorgun
Pınar başlarında içilmez her gün
Bir gün olacaksın dünyadan sürgün
Yoruldum yoruldu m yorgunum artık

Yaşar Çelik

Seni orda tanı dım
Tek bırakmadın benı
Beraber yumkukladuk
Kürtlerun alayını
Laza küfür edenler
Nasil aldı payını
Çırağum kaçti gitti
O Allahun hayını)))

ZAMANE SEVGİLİSİ))
Bir yeni sevgili bulmak isterim
Kaşı hilal gözü ela cilveli
Yürürken sallansın seyre dalayım
Boyu uzun beli ince az deli

Kalçalar fırıldak çıksın yerinden
Bacağın yırtmacı olsun derinden
Dudaktan bal aksın nur gözlerinden
Dokuz bebek doysun göğüslerinden

Göbeğinde futbol topu oynayim
Vadisinde birkaç ceylan avlayım
Tel tel olsun saçlarını sayayım
Pınar olsun dudaklarda kanayım

Yanağında allık olsun rengarenk
Kirpiği kaşları alınsın tek tek
Yüksek topuk giysin mini bir etek
Yürürken sansınlar bal veren petek

Şuh kahkaha atsın hem de kırıtsın
Dili işve yapsın herkesi yaksın
Donup bir bakanlar bir daha baksın
Yorgun da birazcık payını alsın

BİZİM SEVDALUĞUMUZ
Sanki bir rüya dan uyanmış gibi
Hayretle izlerim olup biteni
Böyle miydi bizim zamanımız da
Ben nasıl severdim sevdiğim seni

Kapından geçmeye utanıyordum
Kimse görmeyince el sallıyordum
Bir kuru bakışa bel bağlıyordum
Bir anlat ki nasıl sevmiştim seni

Sen bir ceylan gibi kaçardın ben den
Ben haber sorardım gelen gidenden
Gece yarıları kimse bilmeden
Bir söyle ki nasıl severdim seni

Horon olsa elime giremezdin
Mektup yazsan uzatıp veremezdin
Aylar geçse bir saat göremezdin
Bir anlat ki nasıl sevmiştin beni

Tulum çalsam sedasından tanırdın
Türkü desem kızarır utanırdın
Kursun atsam geleceğim bilirdin
Bir söyle ki nasıl severdin beni

Dizisi yapılır şimdi sevdanın
Kavuşmadan sürüp giden kavganın
Ananesi bitti bizim vadinin
Bir anlat ki ben nasıl sevdim seni

Aleni yapılır şimdi sevdaluk
Bizde imiş meğer gerçek mutluluk
Şu yorgun a verdin sen 6 çocuk
İyi ki sevmişim sevduğum seni
GUVEN BİR KEZ KAYBOLUR
Üstüne varma mali, düzelmeyen arsızın
Senden iyi bulunca, çekip gider ansızın
Tükürsen neye yarar, suratına yüzsüzün
O gününü gün eder, sana da düşer hüzün

Kendinden başkasını zerre kadar düşünmez
Uğruna can versen de insan kıymeti bilmez
Hep bir bahanesi var yalanları tükenmez
Onunla cehenneme, cennete de gidilmez

Kabahat senin olur, o zemzem suyundan pak
Ona mutluluk verir, gururunla oynamak
O şeytanin kendisi, sen budala sen ahmak
Sen kalbine gömersin, onu reddeder toprak

Elde bir sayılmakmış, ona verdiğin değer
Yorgunun kıymetini, bilemiyor muş meğer
Böyle vurdum duymazlık , nereye kadar gider
Herkes kendi yoluna, ecel gelir dert biteR
GÜNEŞİ BATANLARA
 Kör talihin sevdaya bulaşınca
 El ayak çekilir aşk bahçesinden
 Güller hicap eder boynunu büker
 Kızarır yorulur bülbül sesinden

 Rüya olur mazi uykun bölünür
 Samanlıkta iğne sanma bulunur
İnsan ah alırsa yerde sürünür
 Geçen güzel günler zor unutulur

 El olur yanından geçip giderken
 Utanırsın ondan donup bakarken
 O kahkaha atar sen yaş dökerken
 Unutuldum dersin bu kadar erken

 Rüzgar kokusunu sana getirir
 Bir of çekse gökten güneş batırır
 Deniz olur sahil döven dalgadır

  Yokluğu insani yakar bitirir

 Kovarsın beyninden kalbinden söküp
 Teselli ararsın Hakka diz çöküp
 Resmine sarılıp bin kere öpüp
 Ağlarsın ardından çöllere düşüp

 Kar boran dağların güneşten uzak
 Reva midir yorgun onsuz yaşamak
 Yanarsın alkol dan çaksalar çakmak
 Ölümden de zormuş yardan ayrılmak
HER GİDENE AĞLAMA BOŞ VER BE DELİ GÖNÜL
Bir hevesti sendeki belli ki sevda seli
O yıllarda eserdi başında kavak yeli
Üzerine titrerdim ben divane ben deli
Nazara geldik aşkım bak ayrıldık temelli

Görmek bile hayalken diz dize otururduk
Hep ayni ortamlarda kadeh tokuştururduk
Olmadı be güzelim ne ummuştuk ne bulduk
Henüz gonca gül iken hiç açamadan solduk

Bu aşkın vebalini yıkıp benim üstüme
Sonra geçip karşıma sakın haklıyım deme
Git gidebildiğince aman bir daha gelme
Ben burada ağlıyorken sende ebedi gülme

Belki de gidişinde vardır geçerli neden
Rezerve ettirmişsin başka kalpte önceden
Bu nasıl zamanlama yollara düştün birden
Bilmem ki dayanır mi bu ayrılığa beden

Bir veda şarkısının nakarat kısmındayım
Varsın gidenler gitsin ben her zaman buradayım
Yorgunum darmadağın yıkılmışım hurdayım
Mutluluk pastasından bu kadar imiş payım
UNUTULACAK ELBET
Bendemi bilmiyorum, Bu günahın vebalı
Nasrettin hoca gibi,Kestim bindiğim dalı

Şimdi koca Dünyada, Çaresiz ve derbeder
Bu can bu işkenceyi, Nereye kadar çeker

Ağlamak fayda etmez, Yaş aksa da sel gibi
Toplumda karşılaşsak, Duruyoruz el gibi

İki kaçamak bakış, Hasret gidermek için
İki yürekte de dert, Yanıyor için için

Bu işkence bitip de, Vuslat göz kırpacak mi
Yine o güneş gözler, Gözüme bakacak mi

Saracak mi şu kollar, O bedeni yeniden
Alacak mi Cennete, Koparıp beni benden

O ipek saçlarında, Gezerken parmaklarım
Şimdi o anıları, Yüreğimde saklarım

Belki de tesellisi, Yoktur bendeki derdin
Elleri mi öpecek, Öptüğüm dudakların

Şimdi tadı yok artık, Yazın kışın baharın
İş işten geçmiş olur, Geç kalacağız yarın

Teselli olacak mi, Bir şiir birkaç şişe
Yerinde yeller eser, İzne ayrılmış neşe

Yorgun hayallerini, Stok et bir kenara
Eşeleyip de açma, Yara üstüne yara

Ne çıkar sen yazsan da, her şeyi sayfalara
Bir mazi geldi geçti, Selam güzel yıllara
GELMİŞ GEÇMİŞ TANIDIĞIM EN MUKAMMAL SOSYAL DEMOKRAT
Kadife sesli Nur yüzlü, Baba Annem Seni çok özledim çokkkkkkk,
Biz ona Ayşe ana derdik hepimiz, Hiç birimiz ayırmazdı bir birimizden, Arkadaşlarımı da benim kadar severdi,
Ayşe anam Topluca köyün dan Ali ve Ahmet Albardak in halası
Ayşe anam 20 yaşında Dul kalır ve bir kız bir oğlan 2 çocuk, bir kaynana hayat mücadelesini hiç bırakmaz.
Çocukluk yıllarım Mikrun mahallesinde geçti, annemin akrabası olan ismini o yıllarda Kasım bildiğimiz çocukluk arkadaşım eski belediye başkanlarından Galip Pelit in Annesinin kaderi de ayni baba annemin kaderi gibi o da bir evlat ile genç yaşta Dul kalır,
Bu kader benzerliği Ayşe anayı Veciye anaya yardımcı olmaya sebep olur çünkü bilirdi çilenin ne olduğunu çok iyi bilir (veciya ada Kasımın anası), Kavrun yaylasında Kasım (Galip) ile evlerimiz damla damlaya Kasımın evi bizim evden çok daha iyi fakat yaylacılerı yok köyde çalışmak lazım, Babaannem hem onların inekleri hem de bizimkileri alır Kasım ve beni de alır onların eve yerleşir, o yıllarda yaylaya Araba yolu gitmez yol Galer düzünde biter, Köyden ne gelecekse sırtta taşımak zorunda Ayşe anamız, zaten şimdiki gibi Salam sucuk reçel helva domates patlıcan biber kavun karpuz yaylada Görmezdik, Yaylada olan yiyecekler sut kaymak yoğurt ayran yağ peynir minci ğheh, Dağ lahanaindan pancar pol kavurma şarkum pancarı şarkum turşusu pol turşusu Tutabildiğimiz zaman da alabalık, Birde arada bir Hevekliler Dut üzüm pekmez elma getirirdi, yalvarırdık alsın diye kırmazdı bizi alırdı.
Neden mükemmel Sosyal demokrat Babaannem, şimdi o günlerde neler yaşadık, bize neler derdi ben oyundan eve gelirdim yorgun ve aç derdim ki
-Ayşe anaa aclandummm(Acıktım) derdi ki
-Ee Yaşarum ışığum cit Kasimi da celsunn (Galip)
-Offf Ebee yaaa bana ne kasım den ben acim o da gelsun yesun
-yok e yavriyum oda celsın beraber yeyun
Mecburen gider Kasımı bulur getirir beraber yemek yerdik bu hep böyle surdu gitti ben iyice bu işten sıkılmıştım ve yine bir gün yemek istedim yine vermedi dedi ki git Kasımı bul beraber yersiniz dayanamayıp sordum,
-Ayşeana yaa ben acim bennnnnnnn niye hep böyle yapıyorsun, bakın ne dedi o tatlı sesi ile
-Oğul Yaşarun yavriyum sen benum ozumsın o düşünür ki öz tornina iyi birşeyler verd de bana vermiyor onun içun eee uşağum kelbine bişey girmesun oda yetım dur, ve gözlerinde iki damla yaşı çaktırmadan sildi.
O günden sonra biz hep beraber yemek yiyeceğimi anladım, bizim Sığırlar onlarinkin dan çok olma sına rağmen onların yağ peynir bizimkinden çok olurdu asla onlardan sofraya bir şey koymazdı.
Ayşe ebemin o yıllarda Kardeşi Mustafa dedem vefat etmişti rahmetli,
Sanki Koca Kaçkar Daği Ayşe ananın üstüne yıkılmıştı Bir yandan ağlayıp bir yandan o kadife sesi ile söylediği ağıtları duydukça bende ona belli etmez bir taşın arkasına geçer gizli gizli ağlardım.
Ben bu gün bile o sesin rengini bir başkasından duymuş değilim ,hatta bir gün Babam Avdan eli boş eve geliyor Avelor da Mollayusuf Kadir amca oturmuş Meçpoğu seyrediyor,
-Gel Yusuf yegenum bu gün meçpoğde bir kız türkü diyor ben böyle bir ses duymadım bazı lafları da anlamıyorum, Babam güler ve derki
-O benim Annemdir Meçpoğde çayır biçiyor 70 yaşındadır.
Elma yanaklı Nur yüzlü canım Babaannem Mekanın cennet olsun Seni çok özledim çokkkkk
Torununun da torunları var ne olurdu bu günleri görseydin
OY OY ESKİ GÜNLER
Kaamiş yomruk gibi
Çeçhane da cim ciger
Ben aldum sevduğumi
Mermanata kim gider

Gidi Muhammet amca
Sana olsun rahmetler
Şimdi kavrun mi kaldi
Oyo oyyy o eski günler…


OSMAN HAŞİMOĞLU NA BAŞARILAR DİLERİM

Ağır mayan dişine kerpeden taktın Osman
Keşke üç dönem önce olsaydın bize başkan
İşi gücü bıraktın rahat mi idi batan
Her taraf delik deşik kurtulur mu bu vatan

Sanma ki koltuk rahat, rahat uyku tutacak
En sevdiklerin bile sana kazık atacak
Çalışsan yırtınsan da, kimse anlamayacak
İyileri unutup kötüyü anlatacak

Galerden mi başlarsın yoksa mahallelerden
Çok akilli olmazsan kazık yersin Ayderden
Taşı bir başka yere kurtul hemen merkezden
Tek başına uğraşma destek iste meclisten

Vel hasılı işin zor Allah versin kolaylık
Bütçe den gelen pay la ancak verirsin aylık
Nasıl baş edeceksin cep delik cepken delik
Rahat mi bati kardeş senin ki tam delilik

Hadi hayırlı olsun başarılar dilerim
Bilirsin özürlüyüm bir asansör isterim
Yorgun laf esirgemez düşündüğümü derim
Bir seçim kazanmışsın tebrik eder kutlarım

Osman Haşimoğlu

Sen yazdın ben okudum
Her gün mekık dokudum
Hizmet için soyundum
Sen dua et yaşarum.

Yaşar Çelik

İş duvaya kaldiysa
toptan yanduk Osmanum
Sanma kolay olacak
Git para getur canum))

VEDALAR KOLAY DEĞİL
Öyle zor olacak ki, yanından geçip gitmek
İçimi acıtacak, merhaba diyememek
Uzaktan görününce, baş asıp yön çevirmek
Kolay mi sanıyorsun, görmemezlik ten gelmek

Unutulur mu bilmem, zamana yayacağım
Geçmişi hatırlayıp, sözde avunacağım
Yırtık birkaç resmine,gizlice bakacağım
Başımı sana değil, taşa yaslayacağım

Gelmeyecek bir daha, benden sana tek haber
Şimdi benim mekanım, yıkılmış harabeler
Kör kütük olacağım, meze olacak dertler
Hiç kimse görmeyecek, ikimizi beraber

Hakkım yok biliyorum, bir hata saydık gitti
Sevda okyanusunda, nice gemiler battı
Yorgundan eser kalmaz,bir gün derler ki yitti
Ne diye yaşayayım, dert canıma tak etti…

NE GECENİN AYI VAR
NE GÜNDÜZÜN GÜNEŞİ
KİŞİ MUTLU DEĞİLSE
BOŞA TAŞIYOR LEŞİ:


UNUTULACAK ELBET

Bendemi bilmiyorum, Bu günahın vebalı Nasrettin hoca gibi,Kestim bindiğim dalı Şimdi koca Dünyada, Çaresiz ve derbeder Bu can bu işkenceyi, Nereye kadar çeker Ağlamak fayda etmez, Yaş aksa da sel gibi Toplumda karşılaşsak, Duruyoruz el gibi İki kaçamak bakış, Hasret gidermek için İki yürekte de dert, Yanıyor için için Bu işkence bitip de, Vuslat göz kırpacak mi Yine o güneş gözler, Gözüme bakacak mi Saracak mi şu kollar, O bedeni yeniden Alacak mi Cennete, Koparıp beni benden O ipek saçlarında, Gezerken parmaklarım Şimdi o anıları, Yüreğimde saklarım Belki de tesellisi, Yoktur bendeki derdin Elleri mi öpecek, Öptüğüm dudakların Şimdi tadı yok artık, Yazın kışın baharın İş işten geçmiş olur, Geç kalacağız yarın Teselli olacak mi, Bir şiir birkaç şişe Yerinde yeller eser, İzne ayrılmış neşe Yorgun hayallerini, Stok et bir kenara Eşeleyip de açma, Yara üstüne yara Ne çıkar sen yazsan da, her şeyi sayfalara Bir mazi geldi geçti, Selam güzel yıllara -
SEÇEN İLE SEÇİLEN AHA DA GELDİ SEÇİM
Aha seçim geldi çattık belaya
Gurbette olanlar dondu sılaya
Küs girecek herkes gelecek aya
Bir oyum var hangisine vereyim

Başkanlık yarışı kıran kırana
Belden aşağıya vuran vurana
Aha bu lahana böyle sağana
Bir oyum var hangisine vereyim

Herkes hizmet için uğraşır güya
Çoğunun emeği gidecek suya
Seçmen rüya görür dalmış uykuya
Bir oyum var hangisine vereyim

İl genel meclise gidecekler var
Bu işe bir ince çekmeli ayar
Biri Hemşin olsun biri da lazlar
Bir oyum var hangisine vereyim

Belediye meclisinde sıralar
Bir çoğunu yüreğinden yaralar
Kurtlar sofrasında kapıldı paylar
Bir oyum var hangisine vereyim

Muhtarlık maaşı iki kat oldu
Kardeş kardeşinin rakibi oldu
Bir seçim uğruna çiçekler soldu
Bir oyum var hangisine vereyim

Hayırlısı olsun kim ise uygun
Yenen sevinmesin yenilen üzgün
Sen kaç oy alırsın bakalım yorgun
Bir oyum var hangisine vereyim


ZATEN YALNİZ DOĞMUŞUZ
Bir derenin kıyısına tutundum
Dalga vurdu ellerimi kopardı
Güçsüz kalmış sele teslim olmuşum
Yapa yalnız bu alemde kalmışım

Güneşim bulutta ışık vermiyor
Dizlerim yürümez gözler görmüyor
Dostlar gelip hatırımı sormuyor
Bu dünyada yapa yalnız kalmışım

Her şeyin bir sonu varmış anladım
Uçuruma gittim hep adim adım
Dostlarımı ben her zaman aradım
Arayan yok yapa yalnız kalmışım

Yaz gelince yaylalara çıkardık
Rakı içer bolca mermi atardık
Garibe yoksula kanat gererdik
Şimdi evde yapa yalnız kalmışım

Sevda benden alırdı ilhamını
Ata bile ben vururdun gemini
Dünyanın bozuldu toptan zemini
Bu dünyada yapa yalnız kalmışım

Şimdi baş yastıkta gözlerim yolda
Herkes bir alam de eş ta oğulda
Yorguna kar etmez parada pulda
Tek başıma yapayalnız kalmışım
SEVGİ HERŞEYİM
Nazmi Turan Okumuşoğlu
ELBETTE DÜNYA DÖNER GELMİŞLER VE GİTMİŞLER
YOKSA OLMAZDI SABAH SİSTEM BÖYLE , SEÇMİŞLER
DEĞİŞSEDE BU DEVRAN , SIĞ YAZIYI SİLMİŞLER.
YAZILARIN DERİNDİR BİLENLER HEP BİLMİŞLER


Yaşar Çelik
FARK EDER Mİ REKTORUM DEMİŞLER DEMEM İŞLER
BENİM ŞU GARİP GÖNLÜM SEVGİ SAYGİYİ İŞLER
BİLİRİM DÜNYA DARDIR SEVEN GÖNÜL GENİŞLER
ÇIKAR MENFAAT BİLMEM BANA TERSTIR BU İŞLER

LAKİN SENİ SEVERİM KALPTEN KALBE KÖPRÜLER
HEPİMİZ AYRİ AYRI YAVAN GEÇİYOR GÜNLER
AMLAKİTTE TANİDİM ,GÖZDE CANLİ ANİLER
HOCAM ŞARTLAR ÇOK AĞIR YAŞAR DA ÇEKER GİDER…

Nazmi Turan Okumuşoğlu
GİT OĞUL GİT " DEDİ SEVGİLİ ANAM "
ÖZDEN SAPMA" DEDİ ÇİLEKEŞ BABAM
GERİ BAKAMAM , DOĞRUDAN SAPAMAM
SEVGİ HERŞEYİM ONSUZ YAPAMAM !

Yaşar Çelik
İŞTE BENDE ONU DERIM AHH HOCAM
İÇTE SEVGİ YOKSA TUTMUYOR BACAM
BEDEN PARAM PARÇA EKSIK BİR PARÇAM
OLURSA KUSURUM AFFET BE HOCAM…
GARİP YAŞAR
DÜŞÜNÜR DÜŞÜNÜRÜM NEYLESİN GARİP YAŞAR*
DÖNÜP BAKTIĞIM ZAMAN YALAN DEMEZ AYNALAR*
HANE İNSANLIK NERDE SENİ KAÇ KİŞİ ANLAR*
BAĞI VERDİM BOYNİNE ÖZGÜR GEZSİN HAYVANLAR..
HALUN NASİL
ŞİMDİ BİR DOSTUM GELSE DESE Kİ HALIN NASIL
DERİM Kİ ÇOK BERBATİM TUTTA HORTUMDAN ASİL
ŞOKOLUR ŞAŞIRIRDA DERKİ YAŞARIM NASIL
DOSTUM NE ANLATAYİM ANLA BENİ VEL HASİL
ŞAKA DEĞİL İNANİN DÜNYA OLMUŞ PERİŞAN
MİLLET TOPTAN UYUYOR REVACTADIR BAŞ ÇALAN
AZİZNESİN RAHAT YAT APTALDIR ALKIŞLAYAN
YORGUNUM GÜCÜM YETMEZ ÜLKEMDIR TALAN OLAN…
TULUMCU TAHİRE
 Yaşar Çelik
Tahir um helal sana
Hem müha vur hem nala
Kimseyi suçlama da
De ki nallet ikpala
Adimuni sağlam at
Yapişma kuru dala
Hiç bakma havasina
Sonradan gelur yola
Çal bir türki havasi
Millet girsun kol kola
Arade bak odaya
Göz gezdur sağa sola...

YETER ARTIK GELMEYIN KALEMİ ELİNE ALAN KOŞMASIN KAVRUN YAYLASINA
Karadeniz de gördüğünüz neresi var sumela dan uzun gölden kavrundan başka her kalemi eline alan kavrun a vurmak zorunda mi, yani kavrunlular gitsin de siz mi gelip yerleşmek istiyorsunuz yok öyle nane, hiçbir yere gidemeyiz gelen misafire saygı ve sevgide kusur etmedik dağda kaybolana mahsur kalan a bizler seferber olduk yetmedi bizl...
er yokken evlerimizi açıp sığınan sizler değimli siniz.
Neymiş efendim görüntü kırlılığı varmış Ata dan dededen kalan tek göz evde mi yaşamalıyız nüfus artıp babadan kardeşten ayrılamayız mı bizlerde.
Zaten doğa ile verdiğimiz mücadele yetmiyor gibi çığ felaketleriyle yıkılan evlerimizi yaptırmak bile suç oldu sayenizde.
Siz bilir mısınız oraya giden yolu kendi imkanlar imiz la yaptırdığımızı sizlerde o yoldan gelip bizleri eleştirdiğinizi, Aslında biz de sizlerden çokta memnun değiliz % kaçınız getirdiğiniz çöpleri geri götürdünüz.
Rakım yüksek diye bizleri dağlı kır o sanmayın o okuduğunuz okullarda hocalarımız Rektörler imiz var hukuk ta hakimler savcılar Avukatlar imiz var, Yediğiniz ekmekte pasta da emeğimiz var, bizler yurdun çeşitli yerlerindeyiz ama buraları kimseye de bırakma niyetinde değiliz


BİZA YOKMİ SELAM
Yeylede ev ikelmiş ne dayum var ne halam,
şarbegun pansiyonde yatsam yetermi param,
tukutten sabihanden içersen olsun heram,
hep şehira yollarsen biza da yok mi selam:)) - See more at: http://kavrun.tr.gg/#sthash.msdLJG52.dpuf

YETER ARTIK GELMEYIN KALEMİ ELİNE ALAN KOŞMASIN KAVRUN YAYLASINA
Karadeniz de gördüğünüz neresi var sumela dan uzun gölden kavrundan başka her kalemi eline alan kavrun a vurmak zorunda mi, yani kavrunlular gitsin de siz mi gelip yerleşmek istiyorsunuz yok öyle nane, hiçbir yere gidemeyiz gelen misafire saygı ve sevgide kusur etmedik dağda kaybolana mahsur kalan a bizler seferber olduk yetmedi bizl...
er yokken evlerimizi açıp sığınan sizler değimli siniz.
Neymiş efendim görüntü kırlılığı varmış Ata dan dededen kalan tek göz evde mi yaşamalıyız nüfus artıp babadan kardeşten ayrılamayız mı bizlerde.
Zaten doğa ile verdiğimiz mücadele yetmiyor gibi çığ felaketleriyle yıkılan evlerimizi yaptırmak bile suç oldu sayenizde.
Siz bilir mısınız oraya giden yolu kendi imkanlar imiz la yaptırdığımızı sizlerde o yoldan gelip bizleri eleştirdiğinizi, Aslında biz de sizlerden çokta memnun değiliz % kaçınız getirdiğiniz çöpleri geri götürdünüz.
Rakım yüksek diye bizleri dağlı kır o sanmayın o okuduğunuz okullarda hocalarımız Rektörler imiz var hukuk ta hakimler savcılar Avukatlar imiz var, Yediğiniz ekmekte pasta da emeğimiz var, bizler yurdun çeşitli yerlerindeyiz ama buraları kimseye de bırakma niyetinde değiliz

 BİZA YOKMİ SELAM

Yeylede ev ikelmiş ne dayum var ne halam,
şarbegun pansiyonde yatsam yetermi param,
tukutten sabihanden içersen olsun heram,
hep şehira yollarsen biza da yok mi selam:))
DERTLİYİM DURDUĞUMA
 SEN SU OL AK PUĞARDAN
DOLDUREYIM RAKI MA
YETER ARTUK NAZLANMA
GEL EVDEKINA KUMA

İÇTUM KAFAM DUMANLI
GENE GEKDUN AKLUMA
YA GİR KOYNUMA SAREL
YA KARIŞMA UYKUMA

HER ZAMAN OYY ÇEKERUM
DUMAN ÇÖKER DAĞUMA
GÜNEŞ OL Kİ, VURSUN YAR
IŞIĞUN KECAĞUMA

VURSUN DİZUN DİZUMA
YANAĞUN YANAĞUMA
DOKUNDİMİ TİTRERUM
DUDAĞUN DUDAĞUMA

BENDE Kİ İKPAL DEĞİL
BAKMA KÖNUŞTUĞUMA
EL ALEM MUTLU SANAR
DERTLİYİM DURDUĞUMA
TANRİM İNSANİ NE GÜZEL YARATMİŞ
Bu gün aylar sonra dışarda içtim, ortan köprüde idim ve kendi kendime duşundum demek ki her işte bir hayır var, eyer beni özürlü yapmışsa var bunda da bir hayır, ne güzel yaratmış insanda göz denen uzvu görüyor işte dostu görür düşmanı görür , bir de görüp te görmedim yerine koyan dostları görür,
Şimdi gelelim oturduğum ortama güya çevreci geçinen her kimlerse 3 ayrı yere tabela koymuşlar nereye bilir misiniz bir ceviz ağacına 2 kızıl ağaca çiviyle çakmışlar şunlar yazıyor ÇÖP ATMAYIN, ÇEVREMİZİ TEMİZ TUTALIM, Etraf yine pislik içinde fakat benim içim sadece o ağaçlara acıdı o çivileri birkaç densiz yüzünden nasıl çakarsın o bedene, ve bu kadar mi sahipsiz bu vadi . bir de galerde bir tabela içler acısıydı ORMANI KORUYALIM yazmışlar fakat 20 lik bir mıh le çam ağacına çakmışlar.
Yani kısacası bu gün gelen geçeni seyrettim, Çinçivada SEVDALUK dizisi çekiliyor bir akın var bu millet nereye koşuyor , bu ilgi karşısında ahh bir de tutsa, dileğim dizinin devamlı ve sürükleyici olması,
Yanı Göz güzel şeyler görmek istiyor Gülü gör de dikeni eline batmasın…
İKİ ESKİ ARKADAŞ YILLAR SONRA ATIŞIR(Bir hayal tabii ki).:))))))
Erkek-
Yüzünde kırışıklar,
Yürek on sekiz durur
Kocandan boşansan da
Şimdi seni kim alur
Kız-
El etsem ellisi da
Koşar telime gelur
Yeter ki ben isteyim
Gençler bile kudurur
Erkek-
Cami yıkılmış ama
Mihrap yerinde durur
Senin o dediklerin
Ancak rüyan de olur
Kız-
Çok gördüm senin gibi
Ağzı dürmez konuşur
Yanında çiçek varken
Sırtını döner uyur
Erkek-
Evde ki çok yoruldu
Yardımcı gel ne olur
Namerdim göz yumarsam
İşin sabahı bulur
Kız-
Yapma Allah aşkına
Utandırma ne olur
Seninki cazı gibi
Beni kuma mi alur
Erkek-
Her şakayı ciddiye
Alırsan böyle olur
Ne var biraz atıştık
Bunlar bir ani kalur
Kız-
Şimdi atışma mi var
Hatırlatma ne olur
Biz da geçer gideriz
Bunlar da unutulur
Erkek-
Otur yanı başıma
Sil yaşını ne olur
Yorgunum gücüm bitti
Şimdi dilim tutulur
BAZEN DERT MEZE OLUR
Bu gece dert içmişim
Mezem de ihanetler
Saldım seni Allaha
Üstüne tüm lanetler

Kadehimin için de
Göründü neler neler
Öyle daldım hayale
Aktı gitti seneler

Ulan siz den ne çektim
Ah dertler ah çileler
Bana hazan kar boran
Ele de açar güller

Hep sitem mi olacak
İçten gelen şiirler
Göz görmez kulak duymaz
Zaten oynamaz dizler

Yorgun senin derdin ne
Yeter sus be derbeder
Sana şiir yazdıran
Sen den de olsun beter…
KENDİM BULDUM
Ben bir çocuğun tecrübesine muhtacım ,
Dun Dedemi dinlerdim Bu gün torunumu,
Kimsenin kimseye faydası yok muş anladım,
Çaresiz kalınca yine kendim çözdüm kendi sorunumu
DAĞLAR DA YIKILIRMIŞ
Kim derdi ki sen benden
 Kopup ayrılacaksın
 Kim derdi ki bu kalpte
 Yabancı olacaksın

 Kim derdi ikimize
 Dar gelecek bu dünya
 Kim derdi ki bitecek
 Son bulacak bu rüya

 Bir kör inat uğruna
 Koca Dağları yıkıp
 Beni senden ayırdın
 Araya setler çekip

 Gözlerimde ki ferin
 En sönük demindeyim
 Kadehle haşır neşir
 Aşkın sitemindeyim

 Nerde bir şarki duysam
 Seni hatırlatıyor
 Sanki bir ok saplanır
 Sol tarafım sızlıyor

 Bilmem iflah olur mu
 Tabip yok bu yaraya
 Nasıl ömür geçecek
 Hep ağlaya ağla ya

 Kim bilir sen gününü
 Gün edeceksin yine
 Üstüme güleceksin
 Koyup aptal yerine

 Ben seni her görüşte
İçim kan ağlayacak
Şu kalbim taş değil ki
 Yosun mu bağlayacak

 Yorgun yıllar sırtımda
 Uzağa gideceğim
 Madem ki sen unuttun
 Bende unutacağım
KİM ANLAR BİZİ

Semanur Dilek
Aynı yarayi taşır
Dert salıyla gezenlar
Gönlü güzel yorgun'a
kurban olsun üzenler....

Yaşar Çelik
Yapma Semanur bacım
Hiç üzülmesin canlar
Şiirdir deriz geçer
Bizi kaç kişi anlar
CENNET OLSANDA GELMEM

Seni sevmek ibadetten sayılsa
Ne sünneti , ne farzını yaparım
İnadına sana hizmet etmem de
Bu bedeni cehennem de yakarım

Heykel olsan donup bakmam resmine
Dua olsan dil çevirmem ismine
Sırat olsan basıp geçmem üstüne
Bu bedeni cehennemde yakarım

Sen hep sevap olsan, günah sayarım
Kabe olsan gelmem, dinden cayarım
Senin cennetinde olsa da yerim
Bu bedeni cehennemde yakarım

İnanmak ibadet sayılır dinde
Seven kalpte olmaz, nefrette, kinde
Her türlü melanet, var ise sende
Bu bedeni cehennemde yakarım

Kendini ne sandın, huri melek mi
Güzelliğin neydi, gül mü çiçek mi
Kevser olsan yorgun gelip içer mi
Bu bedeni cehennemde yakarım

İbrahim in atıldığı kor oslan
İsrafil in üflediği sur olsan
Daha açmam gözlerimde nur olsan
Bu bedeni cehennemde yakarım…
GEÇKALMADAN

 Vakit geçtikten sonra ben demiştim demenin hiçbir anlamı yok,
 Zaman zaman arkadaşlarım le düşüncelerimi paylaşırım, fakat herkese ulaşma şansım yok.
Şimdi seçim arifesindeyiz belki yeni seçilecek arkadaşlarıma sesim ulaşır ve bu konuda daha duyarlı davranırlar.
 Benim Çamlıhemşin Köyleri hakkında bazı endişelerim var, bu genelde Laz kesiminin yaşadığı yerler için daha da önemli, Allah ver meşin ama içim de bir heyelan korkusu var,
 Köylerimizin hiç birin de kanalizasyon yok, ve Toprak zemin incelemesi yapılmış değil,
 Alabildiğine çok katli binalar dikmekteyiz Ağaçlar yok edilmiş toprak gübreye doymuş
Ve 7 dağ ötedeki pınarları evlerimize getirmişiz. Yapılan yollar sayesin de su yatakları değiş mış ,Arazi yapımız ortada çok dik yamaçlarda yaşamak zorundayız.
 Suya doyan Toprağın ne zaman ne yapacağı bilinmez onun için acilen su kanalları ve kanalizasyon yapılması lazım.
 Mesela bir örnek vermek gerekirse Topluca köyü girişi hemen canının yanı yıllardır dolgu yapılır fakat tutmaz devamlı yol çökmekte oranın acilen sudan arındırılması gerek.
Şimdi bir de Atalarımızın yaptıklarına bakalım Evler ahşaptan ve en büyüğü iki kat olurdu ,ben üç kat olan Ev görmedim, bu evler de suya yakın yerlerde olur ve o su kendi yatağından akardı, Köyün çevresinde ki ağaçlar asla kesilmezdi. Yani biz galiba bindiğimiz dalı kestik.
 Kara haberci değilim yarın ağlamamak için bu günden önlem almak lazım Allah korusun olası bir afette herkesin canı yanar
İKİMİZDE HATA YAPTIK NEYLEYİM
Şaka mi sanmıştın sana tavrımı
Hedefe gider mi kaptan sız gemi
Ne sen cahil idin ne ben acemi
İkimiz de hata yaptık neyleyİm

Son sözünü söylemeden düşünsen
Nasıl sevdiğimi gerçekten bilsen
Ben haydi demeden sen yine gelsen
İkimiz de hata yaptık neyleyİm

Sana sitemlerin en ağırını
Söylediğim laflar bulsa yerini
Eline ne geçti üzdün de beni
İkimiz de hata yaptık neyleyim

Rüyalarım senle dolar taşardı
Aşkın ile yüce Dağlar aşardı
Şeytan girip ayırmayı başardı
İkimiz de hata yaptık neyleyim

Bitmedi dırdırın boş kuşkuların
Hesabını sordun geçen yılların
Suçlusu ben miyim tüm hataların
İkimiz de hata yaptık neyleyim

Ben yorgunum, yıllar yorgun, amansız
Bir dert ki bu, devası yok çaresiz
Bur da ben sensizim, orda sen bensiz
İkimiz de hata yaptık neyleyim

DÜNYA PİYATİŞİ ON……………………..DÜNYA KÖTÜNÜN DUR
Everaneşi Dünya Panda sefilişore….Eyviran Dünya daima şaşkının sin
Ar akıllı vabziram Piya nosi so ore….Bir akıllı bulamıyorum acap akil nerde sin
Okkoviğam var iyen derde pe mepporare.Topluyorum olmuyor dertleri dökeceğim
Mevaşkva vigzalar tu çare va miğun çare….Bırakıp gideceğim çarem yok çarem

Derdi ma goyomizun sançi çipri çotuği…Dert üstüme binmiş sanki gürgen kütüğü
Dudi şa gamomalen mçaşa eyulun buği..Başımdan çıkan duman göğe çıkıyor
Gomoçondru so ore e verane gençluği…Unuttum neredesin ah viran gençlik
Mcora vappa maziru doği ko cemçu doği..Güneş görmedim buz tutmuşum

Allayi kokintalu vrosi piyatişkala….Hepsi karıştı bir birine iyi kötü ile
Miti var ilakirday nena pe diyu pala….Kimse konulmuyor lal olmuş diller
Mu uçviko var ognay çala okkanay çala…Ne söylesen olmuyor otluk sallıyor
He şeni ma ham Dünya ğvala govulur ğvala..Onun için dünyada yalnız geziyorum

Eçhome emeğepe derdi boşine çori…Yazık emeklere boşa dert çekmişim
Mturi orti dincini si aşkva soti ori…..Kar idin eridin artık yoksun
Burgulepe var inkay toli ti diyu çöri.Ayak yürümüyordu gözlerde kör oldu
Mati hasteri Dünya hem opşvi hem vogori….Ben Dünyaya hem içtim hem küfrettim

GİTTUK ESKİ GÜNLERE

Madem maziye daldık çayırlık tırpan derken bari vartevorun hatrı kalmasın, o ne güzel heyecandı bir yıl hayalını kurduğumuz yaylaya gidiş. Gurbetten hazırlık yapıp köye gitmek ve ertesi gün yaylaya yol almak, delikanlılarda geniş paça tantolon silah belde mermiler çaktırmadan ya annenin yada kardeşinin yüküne gizlice yerleştirmeler, Heyecan la yola koyulurdu tüm köy halkı Ayderi geçerken tulumcu ortada ünde erkekler arka sırada bayanlar o yıl evlenen gelinler erhamli tençkapli.
 Daha havumeyide başlardı türkü söylemek mermi atmak selam verilirdi aydere selam alırdı ayderli belden çektiği tabanca sile, galerde toplanırdık sofra kurulur du düze bir yanda bayanlar bir yanda delilikanlilar çilingir sofrası çok farkli idi şimdiki masalardan , ne şakşüka olurdu nede rus salatası birkaç dilim kavurma elma armut hıyar o mis kokan peynir olmadan rakı haram olurdu insana.
 Horon halkası genişlerdi türküler denirdi çamların dallarına sevda kokuları yayılır dı yayla bayırlarına. Ceylan bakışlıydı kızlar belde lahuri kuşak kendi dokuduğu renga renk desenli kazağı başında şifonu Iran şayi ile, bir çoğunun belinde gizlediği 7.65 tabancası ile hükmeder gibi idi dağlara pembe yanaklarında saklardı yüreğindeki en gizli sevdasını, 365 gün antreman yapmış sporcu hiç kalırdı onun yanında, halter çalışırdı çayır ve odun yükü ile atletizim idi onun zamanla koşturmacası.
Angeldeğden yayla görününce bir hoş olurdu yürekler, Çocuklar karşılardı ilk önce sarılırdı Annesine ablasına Babası yada abisine o yayla kokulu kırmızı güneşten yanmış yanakları ile. Bir elma yada gurbetten getirilen birkaç akide şekeri tutuşturulurdu o minik ellerine, Ebru gündeşe verilen uçaktan daha sevindirici idi onun için o verilenler bilirdi onların helal olduğunu kimseye vermezdi kimse de elinden alamazdı zaten.
 Adiçekmede başlardı tüfeklerin tabancaların namlusundan lav püskürmeler
 Dağlar şenlenir yaylacılar Çemahutte toplanırdı, Türkü diyerek girilirdi vanaga,
 Akşam çardahta horon başlardı kızlar evden seyrederdi yaşlılar maşala dibinden
 Delikanlı türkü der,
-Gökte yıldız yüzatmış
mevlam neler yaratmış
Kaynanam çulli çirkin
 kızını gül yarat miş..
Gizli sevdalı si yanındaki sırdaşına sorar,
-Kaaa benum anam okadar çirkinmi dur diye)
 Lüküsün ışığı ile titribalar parlar kapı aralığından Tulumcu dertli dertli çalarken horon vuranın sesinden başka ses çıkmaz, varsa söylenecek sözü olan türki ile anlatır meramını Haydi gel bana fora size iyi türkiler…
ANLATILMAZ
Musa Devrim

ANLATILMAZ BAZEN AŞKLAR SEVDALAR,
GÖSTERMEZ BAHARI AÇMADAN SOLAR,
SEVEN GÖNÜL BÖYLE HAYALE DALAR,
YILLAR GEÇER GİDER UNUTAMAZSIN.

ONU YAŞATIRSIN HAYALLERİNDE,
KOR OLUR YAKAR HEP ÇOKTA DERİNDE,
UNUT GİTSİN DERSİN HER SEFERİNDE,
KAHPE YAKAR DURUR UNUTAMAZSIN.

Yaşar Çelik
HOŞ GELDİN CAN DOSTUM NERELERDESİN
DÜNYA KAZAN GALİBA SEN KEPÇESİN
ESKİ ŞEHİR DERKEN SEN İZMİRDESİN
BU NE YOĞUN TEMPO GELIR GİDERSİN

UNUTMAK İSTESEM YAKAR YIKARDIM
PEŞİNDEN BİR SÜRÜ BUHTAN TAKARDIM
O BANA HİÇ YOK TU BEN ONA VARDIM
SEVEN SEVİLMİYOR DOSTUM NEYLERSİN…
ÇAMLIHEMŞİN DE TULUM HEYKELİ
Emeği geçen herkese teşekkürler, Bu günleri görmek çok güzel, Dun günah sayılan ve bazı köylerde yasaklanan bu gizemli çalgı bu gün ilçe merkezin de yılların ezikliğini haykırıyor.
Geçmişte okuma yazma oranının az olması ve Dini bilmeyen şarlatan Hocalar tarafın dan tulumun Haram ve Günah olduğunu halka inandırmışlar, oysa Kumar kağıdı mi suçlu Oynayan mi diye sormak lazım, Tulum u tanımaya çalışırsak 6 parça dan oluşur Nav, Analık, Dillik, Dudul, Deri ve Bez, bunlardan Analık ve Dillik Kamış tan olur Kamışın bir günahı olsaydı NEY
olarak Camilerde çalınmazdı, Nav ve Dudulun Ağaçtan yapıldığına göre onun da bir günahı olmasa gerek, Bez zaten suçsuz hem kefen olur hem turban, Galiba sorun Deri de ahh zaten her yerde bir günah Keçi si aramazlar mi sen Keçi derisinden tulum yaparsan elbette günah sayarlar, Kim bilir hangi komşunun Lahanasına Bakmıştı zavallı keçi.
Eski den en iyi Tulumcu nasıl yetişirdi bunu düşünen oldu mu hiç iyi araştırılırsa ortaya çıkacak, iyi Tulumcu olmak için ya Çoban olmalı yada Evin köyden uzak tenha olmalı yoksa rahat tulum çalma şansına sahip değilsin, Ayşe ana geldi çalma Ali dede geçiyor çalma Hasan amca duyar ayıp, eski den evler ahşap ve ses yalıtımı yoktu şimdi ise bir odada çalınan tulum diğer odadan duyulmaz onun için pırıl pırıl gençler yetişiyor, sadece Çayeli ve Hopa arasında kalan tulumu bu gün Dünya tanıyor ve Karadenizli olmayan sanatçılar bile yetişiyor,
Onun için emeği geçen herkese ve bu heykeli yapan sevgili Kadir GENÇ arkadaşıma sonsuz teşekkürler, Heykelin altına benim de bir dörtlüğümü uygun görenlere teşekkür ederim daha nice heykeller dikilmesi dileklerimle…Yaşar ÇELİK..02.02.2014

TULUMCU
Doldur nefesinle şişir tulumu
Nav üstünde parmakların titresin
İster gelin çıkar ister çal destan
Karadeniz dursun seni dinlesin

Sarp yamaç dağların eteklerinden
Siyrilipte gitsin gurbete sesin
Orada dinlesin Çamlıhemşinli
Vatanından biraz hasret gidersi-
GENE TUTTİ SENGDADUŞ
Elma daldan düşünce
Bir yani olur çituş
Sen akluma gelince
Yürek eder hğer hğeruş

Gözünden yaş süzülür
Dayma ederum şemuş
Yarum yeyle çemah i
Şişurdum ettum kecuş

Sırtumden yera inmez
Kendina etmiş kukuş
Nellet olsun kadera
Ela duz bana yokuş

Topladum dertlerumi
Akşamden ettum teçuş
Yikadum temizladum
Herşeyi ettum peynuş

Yari da por dişledi
Duremez ediyor pecuş
Yorgun ne bekliyorsun
Yeniden yollara duş…
 
HER İKİSİNİ DE RAHMETLE ANİYORUM
 Yusuf ÇAKIR in yaşam hikayesinden ortaya çıkan şiir. 1985 yılında kardeşim Osman ile beraber odunculuk yaparken, Tolikço de ki kartal yuvasını andıran çadırlarında yaşananlar, azda olsa anlatmaya çalışayım, Bir kayanın üstüne yapılan baraka naylon ve kızılağaçtan ibaret aşırı çok olan fare den savunmak için yiyecekler teneke kutularda saklanmak zorunda, yatarken her yer kontrol edilir akreplerden arındırılır, olan malzemelerin genelde son kullanma tarihi en az 3 yıl geçmiş peynir felaket kokar fasulyeler adeta güve yatağı her yerinden delik,
 Koltuk yerine şaimoğ çayırı sigara Bafra 50 cm uzunluğunda çencği den ağızlık, kapısı kırık yan tarafı hararetten eğik kuzine (PİLİTA) onun da pas almaması için soba boyası yerine zeytin yağı. Cilası Her yağmur yağdığında akıtan çatı ile sabahlara kadar mücadele,
Şimdi gelelim Osmanin Yusuf a yazdığı şiire…
Hatice İbrahim Ana Babası
Bin dokuz yüz otuz altı künyesi
 Hiçbir gün olmamış mutlu rüyası
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Osman yazar, olursa bir hatası
Bağışlayın çoktur derdi çilesi
 Mutluluktur herkese temennisi
 Bir başkadır Yusuf umun dünyası

 Şehirden ayrılmış köye sevdası
Yaylası, Ayderı, odun haftası
Tolikço karşisi kartal yuvası
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Seksen beş nisan i ışın esası
Kızıl ağaçtandır lambir tahtası
 Şaimoğ çayiri koltuk markası
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

On dört numaradır gazlı lambası
Henüz üç senelik tavuk çorbası
Ay çiçek yağından soba cilası
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Beyaz naylondandır mutfak kapısı
Avrupa çuvalı sağlam çatısı
Tenekedir fareden savunması
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Zeytin yağı tenekesi şarkum turşisi
 Bu dağlar bu dağlar dayma türkisi
 Burnumu yakıyor peynir kokusi
 Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Yetmişlik cebinde odun atması
Kara lahanayı ayıklaması
Kabe lobiyasi güve dolması
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Gece on iki de yemek yemesi
 Sessiz sessiz ayakta çay içmesi
 Çencği ağızlığı Bafra yakması
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Köşe bucak fare fiskoslaması
 İkisi yok yalnız gelir su sesi
 Meyhane kahvede kalmış kesesi
 Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Acı olur dostun soruşturması
Yok kimi kimsesi bekar dünyası
Gündüz gibi geçer gece rüyası
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Olsa idi bari çemşır kepçesi
 Bir çeyrek ekmektir tek bir lokması
Gece de bir siter odun yakması
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Tüm gençliğe Yusuf un temennisi
 Kumar içki olmasın hiç hevesi
 Kör kuşun da olsun mutlu yuvası
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Olur ya boşlukta yıldız kayması
Çağlayan nehir in boşa akması
Dünya ters dönmezse boşa çabası
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Henüz daha toyken sevda kurması
Ankara ya surdu başlık parası
Acı haber geldi bülbül uçması
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Geçip İstanbul a mesken kurması
Telli baba da yetmişlik kırması
Yıllarını yedi bir Rum yosması
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Acı bağın hep meyvesiz kalması
 İncecik bir sesin baba demesi
 Ömründe tatmamış evlat sevdası
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Ermemiş murada yok ki edası
Aşlamamış fidan olsun ol sun meyvesi
 Sanki çok mu geçtir yuva kurması
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Olmuş Hacı Bekir in baş ustası
Ne ustası yetmişlik konpostosı
Maydanozu gül diye koklaması
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

 İş elbisesiyle üç gün gütmesi
 Kibrit almış gibi geri gelmesi
 Merdiven köşesi onun masası
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Herkes ister olsun mutlu yuvası
Ol masaydı içki kumar davası
Ikbalsız doğurmuş onu anası
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Yetmiş dokuz sigorta emeklisi
 Üç ayda bir çıkar tahin hissesi
 Saçlara ak düştü çöktü bünyesi
 Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Yıllar geldi geçti kakı çilesi
 Memlekete geldi kalmış annesi
 Emsalları gitmiş gelmiş sırası
Bir başkadır Yusuf umun dünyası

Defterimin artık bitti sayfası
Osman olmuş Yusuf un baş belası
Hele bir de hayatı anlatması
Bir başkadır Yusuf umun dünyası…Osman ÇALİK…
Bu iki güzel insan ile beraber o günleri yaşadığım için kendimi çok şanslı sayıyorum, Yusuf ağabey derdi ki –Hay koca Çaloğlu Yaşar sen gelince çadır şenlenir dağ başka bir güzelleşir,
 O iki güzel insana Tanrı dan rahmet diler anıları ile avunmaya çalışıyorum, sizi çok özledim nur içinde uyuyun
BİR SALA DUYDUĞUNDA
Başın sağ olsun derler se, sakın şaşırma
Ölen kim acaba deyip, etrafa sorma
Timsah yaşlarını, sakin akıtma
Benden sonra güneş gözlüm, sakin yas tutma

Zaten senin için, çoktan ölmüştüm
Hazan vurdu çiçek idim solmuştum
Ağustos ayın da gülüm, ben üşümüştüm
Benden sonra güneş gözlüm, sakin yas tutma

Unut her şeyini, gülüm, geçen yılların
Hiç kimse bilmez bir tanem, ne olur yarın
İşte musallada yatar, şimdi eserin
Benden sonra güneş gözlüm, sakin yas tutma

Vedalaşmak bile, canım nasip değilmiş
Yorgunun payına. Gülüm düşen hasretmiş
Şimdi neye yarar artık, iş işten geçmiş
Benden sonra güneş gözlüm, sakin yas tutma
DİYEMEDİM
Bu uzun yolculuk, bitti bitecek
Yuvaya dönecek, tüm hayallerim
Bilmem son bulur mu vuslata erip
Acıyla keder le geçen yıllarım

Hatalarım ele değil kendime
Geç anladım çatmamışım dengime
Sır verip te yanaştıysam her kime
Darbe yedim, hep ağladı gözlerim

Vurdular kırdılar, Ağladım boşa
Sürmedim hiçbir gün işi yokuşa
Kimi ağa oldu, kimisi paşa
Üzüldüm boş yere kın tutamadım

Vurmadım kimsenin yüzüne lafı
Hayat beni yaptı ,İnsan sarrafı
Yetmez mi çektiğim bu bile kafi
Yoruldum pes ettim diretemedim

Herkes mutlu olsun kendi halınca
Sorar yüreğine yalnız kalınca
Ezmedim ömrümce bir tek karınca
Helal dan çalıştım haram yemedim

Bak şimdi çekildim durdum kenara
Yollar senin olsun git ufuklara
Dengin değil zaten yorgun fukara
Gel otur yanıma dur diyemedim
HAYFANK
 Bu ara Hyfank tur (hayfank yağmur sonrası bahçelerin kazılmaya en uygun zamanına derlerdi), Ne çok kurak ne çok çamur.
 Çocukluk yıllarım da dinlediğim bir hikaye geldi aklıma,
 Padişah döneminde bir İncili çavuş varmış, padişahin tutumundan sıkılır ve kaçar bir köylüye boğaz tokluğuna yardım eder, bu arada İngiliz kıralı Padişah a bir altın saban gönderir ve der ki Osmanlı bu sabanın değerini biçsin yoksa harp ilan edeceğim.
 O vaktin sarrafları antikacıları herkes bir değer biçer, fakat hiç biri tam emin değil bu sabanın gerçek değerinden,
 Padişah bir ferman yayınlar Her kim ki bu sabanın değerini tan biçer ona çok fazla miktarda altın vereceğim der,
 Bunu duyan İncili çavuş yanın da yaşadığı köylüye derki git şu Padişahtan şu altınları al ve hayatın kurtulsun, fakat ben ne dersem korkmadan onu söylemek zorundasın. Köylü kabul eder ve Padişahin huzuruna varır. Der ki,
 Padişahim – Nisan Mayıs Ayları Ekine elverişli olursa bu Sabanın kıymeti biçilmez, yok eyer Nisan Mayıs ayları çok kurak yada çok Yağışlı geçerse bu Saban beş para etmez bunu İngiliz kıralı soksun A….n m…a, Padişah der ki sen al şu Altınları de bana bunu sana söyleyen gelsin bu zat İnciliden başkası olamaz.
 Peki nerden çıktı bu diyeceksiniz hâklisiniz diyorum ki şimdi (HAYFANKTUR)
 Bu ara şu birkaç gün ne diyecekseniz deyin sonra zaten hiç bir şey paylaşamaz olacağız, Hatta sayfalar kapanacak umarım olmaz, ben buralar da olmasam bile, bilin ki ben yine de%78 ver gı verip yine devlete yârdim edeceğim gerçi bu paralar bana döner mi bilmiyorum,
 Ben vereyim vergiyi İmam yesin parayı
Derler yorgun zırlama açmayalım arayı.
İyide yarın hastane den randevu almaya kalksam 4,5 tele hesaba yazılacak müneccim değilim ama ilerde denecek ki içki sigara içen ilacını cebinden alacak, iyi de ben ölünce benim aylığım de sana kalacak.
 120 bin yayla evinden kira alınacak beyler bu topraklarda yüzlerce sene yaşayıp vergi verdik biz ve dedelerimiz devletten ne istedik, bu yasa çıkarsa ne yayla ne de derelerimizden eser kalmaz. Hadi hakkınızı helal edin gidip gelmemek gelip bulamamak var, güneşli yarınlar sizlerin olsun
DEMA
Bir türkü diyeceğim
Sevenler dinlemesin
Ben sevdim ateşteyim
Bari onlar yanmasın

Sev da ateşte ki köz
Rengine aldanırsın
Maşa ile tutmaz da
Elle tutar yanarsın

Dersin ki bu bir melek
Boyun bükse ağlarsın
En olmadık yalanı
Söylese inanırsın

O senle dalga geçer
Sen her şeye kanarsın
Daldan dala konsa da
Hep ona elde birsin

Velhasıl bu sevdalık
Dizi olur izlersin
Adalet te değişir
Dertlerini gizlersin

Yorgun otur yerine
Sevdalık kim sen kimsin
Niçin ağzın kapanmaz
Anlayan kim ne dersin
KOPACAK İSE KOPSUN

Varsın kopsun kıyamet
Beraber gidelim ki
Bari öte dünyada
Hasret yaşanmaz belki

Bu dünyada gülmedim
Şansım yok Kader bozuk
Ne yaptıysam olmadı
Yaş akar oluk oluk

Oturur düşünürüm
Çocukluğum dan beri
Gençlik kuş olup uçtu
Bir daha gelmez geri

Zaten yüzüm gülmemiş
Ne yanından bakayım
Kadere boyun eğdim
Şansım yok ne yapayım

Ben de onun kuluyum
Üvey evlat mi Sanar
Bir gün yüzü görmedim
Yanar yüreğim yanar

İbrahim değilim ki
Ateşine yanayım
Ferhat ta değilim ki
Yüce dağlar deleyim

Leyla gitmiş bana ne
Çöl mu var ki dalayım
Ya al canımı kurtar
Ya Kaçkar da kalayım

Bu çekilen çileler
Kendi kabahatimdir
Biter mi sanıyorsun
Yazsam da satır satır

Yorgun sen dertlerini
Al sırtına da yürü
Çileyi sen çeker sın
Herkesin tuzu kuru
 KİYMETİNİ BİLMEDİK O GÜZELİM YILLARIN

 Tolikço nun karşısında Vardevor de odun istisali yapıyoruz ikisi de rahmetli oldu kardeşim Osman ve Yusuf Çakır,
 Mikrun de bir kına akşamı var ve oraya gitmeyi kardeşim çok istiyor , ben gidemeyiz dedim hem vakit geç oldu hem de düğüne gidecek durumda değiliz dağda çalışan insanlarız bir hazırlığımız yok, baktım Yusuf abi yanıma geldi
-Yaşar bende düğünleri pek sevmem amma Osman çok istiyor hadi hep beraber gidelim kırma bizi, deyin ce tamam gidiyoruz dedim ve biz yola duştuk,
 Daha baluk geçmeze gelmeden gün bitti karardı her taraf, el feneri yeterli değil pil bitmek üzere, güç bela düğün evine vardık arkadaşlar ile sarmaş dolaş horona gırdık, bizi gören horoncu hemen gel bana fora dedi kimsede ses yok,
 Kardeşim bir tarafımda Yusuf bir tarafımda , kulağıma ilk ses geldi
 Osman dan ve şu sözler takibetti arkasından.
 Akşamdan yola çıktım
 Işık vermez fenerim
 Yolda duran taşlara
 Hep çarptı ayaklarım

 Kınama gelmiştiler
 Dersin ağabeylerım
 Bacı git güle güle
 Mutluluklar dilerum.
 Bir hayli horon oynadıktan sonra yan taraf ta ki bir odaya çağırıldık içki masa si hazır, fakat Yusuf abi kendine verilen kadehi bir büyükçe su bardağına dolduruyor, hayırdır abi ne yapıyon dediğimde – Yaşarum yemek yemişim bu vaziyette bu içki bana bişey yapmaz sabaha karşı kahvaltı yerine bunu vururum deyip dolu bardağı kapı başında ki boş yere koyar, ve kıvrılır bir kenara uyumaya çalışır, eee bizde de fırlama az değil ki, hemen biri uzanır bardağa uşakler bunu ben içeyim bari burde durmesun demesiyle Yusuf abi de gözler açılır hooopppp ne oluyor beee dokunma o benum sabah kahvaltım olacak der.
 Yusuf abi Hacı Bekir den emekli hiç evlenmemiş kendini içki ve kumara vermiş yalnız yaşamayı seven biri, Kardeşim Osman onunla çok iyi geçinen ve onun mazisini en iyi bilenlerden ona yazdığı 24 dörtlük tan oluşan şiirini bir gün bur da paylaşacağım her ikisini de rahmetle anar nurlar içinde uyusunlar derim ve yine kardeşimden bir şiir le vedalaşmak isterim bu cebinden çıkan son şiiri idi.
 Nesine sevineyim, Dünya öyle fani ki
 Acep kaç kişi kalmış, Dönüp geri bir bak ki
 Çaresi bulunmayan , Dertler okadar çok ki
 Azrail başucumda, Ölüme çare yok ki
 Senin ölümün acı, Mühim değil benim ki
 Seni herkes anacak, Beni de dostlar bel ki
 Senin mezarın mermer, Diken sarmış benim ki
 Sana gül getirirler, Bana da rahmet bel ki…Osman ÇALİK
 Biz şiirlerimizi bir birimize yazardık ve dağda mola verince yanıma oturur hadi abi der ve bir dörtlük o derdi bir dörtlük ben ikimizin de gözünden yaş gelince, yine o derdi ki abi kalk işbaşı ağlama zamanı değil, ne güzel insandın kardeşim çok özledim çokkkk..
ANLATAMADIM

 Dilim varmaz, gerek te yok adına
 Giderken baktın mı, donup ardına
 Her şeyin vardım da, şimdi farkına
 Ben sana aşkımı, anlatamadım

 Ne laftan anladın, ne halden bildin
 Bir kalemde tutup, her şeyi sildin
 Ben sana tutkundum, sen bana eldin
 Olmadı sevdamı, anlatamadım

 Denedim her şeyin, son çaresini
 Özlediğim oldu, güzel sesini
 Ayrılığın yerken, o sillesini
İçim kan ağladı, anlatamadım

 Bilmez mi sanmıştın, kör mü belledin
 Yoksa kara cahil, aptal mi dedin
 Her sefer tuttu da, keçi inadın
 Ben sana derdimi, anlatamadım

 Olmadı sayende, olmadı işte
 Kalktı aramızda, geliş gidiş te
 Duman tütmaz oldu, sondu ateşte
 Sana yangınımı, anlatamadım

 Sen kendini ilah sandın, belli ki
İstese şu yorgun, ne yapmazdı ki
 Bütün dertlerimi, bildi de, saki
 Bir sana derdimi, anlatamadım

BİTMEZMİ SANİYORDUN

 Ömür bir kuş misali
 Geldi geçti yel gibi
 Bensiz yapamayanlar
Şimdi durur el gibi

 O benim güneşimdi
 Ben de ona Ay gibi
 Hep beraber olurduk
İğne ile tel gibi

 Kokusu yayılırdı
Taze açmış gül gibi
 Rüzgar vurdu dağıldı
Sanki kuru çöl gibi

 Her şeyin bir sonu var
 Gece gibi gün gibi
 Mazi aklıma gelir
 Daha yeni dün gibi

 Yürekler parçalanır
 Tuz buz olur cam gibi
 Tükenir umutların
 Devrilirsin çam gibi

 Saçına aklar düşer
 Dağlar da ki kar gibi
 Beklersin kardeleni
 Sanki umut var gibi

 Yaz biter bahar biter
 Rüya gibi düş gibi
 Yalpalayıp gidersin
 Anlamsız sarhoş gibi

 Veda zamanın gelir
 Meçhule gider gibi
 Yorgun bu yolculuğun
 Sonsuzluğa der gibi
SENELER SENELERI

 Varsın kovalasın, yıllar, yılları
Hileli saysan da, tüm aynaları
Ak düşen saçları, kırışıkları
Bir kenara bırak, hayata sarıl

 Güneş bulutlardan, göz kırpmıyorsa
 Gidenler ardına, hiç bakmıyorsa
 Ateş yakmaz olup, su boğmuyorsa
 Bir kenara bırak, hayata sarıl

İnadına yaşa, sen inadına
 Her turlu çiçeğin, baksan tadına
 Hataların varsa , kendi adına
 Bir kenara bırak, hayata sarıl

 Geçmişten mazı dan, yoksa bir eser
 Gelip yığıldıysa, önüne dertler
 Yok olup gitmiş de bütün ümitler
 Bir kenara bırak, hayata sarıl

 Sitem etme, anlamaz vefasızlar
 Sarmışsa çevreni, hırsız arsızlar
 Yorgun, kuru dallar, çiçek mi açar
 Bir kenara bırak, hayata sarıl…
BAL TUTAN PARMAĞINI YALAR DERLER SANA NE
 Baştan oy verme seyidin
 Var mı, yalan söylüyorum
 Bana ne açtan yoksuldan
 Ben yolumu buluyorum

 Ne olmuş çocuk çalmışsa
 Birkaç villa kapatmışsa
 Usul süz işler yapmışsa
 Ben işime bakıyorum

İstifa et diyormuşsun
 Arkam dan konuşuyorsun
 Bak seçmen çok oluyorsun
 Savcıyı da sürüyorum

 Bu işler boş mu sanı yon
 Dediğime inan mi yon
 Beni niye anlamı yon
 Ben de çocuk besliyorum

 Boş yere mi bakan olduk
 Bakın ülkeyi de biz böldük
 Aç mı kalsın çoluk çocuk
 Gemi cık mi alıyorum

Şube müdürleri gitti
 Savcıların işi bitti
 Polis kaleye gol attı
Ben istifa etmiyorum

 Kandık din iman var diye
 Ciğer emanet kediye
 Yorgun der ki afiyetle
 Zehir zıkkım ye diyorum..
FAZLASİNİ DİYEMEM KİSSEDEN HİSSE ALIN

İzmir deyim kordonda gezerken aylak aylak
Bir ara düşündüm da, dedim bu mu yaşamak

Köyden kalkmış gurbet e, gitmiş sin sanat için
Oysa kölesi oldun, para denilen piçin

Dürümcü bağırırken, hadi dilden yanaktan
Öpüyorlar mi sandın, her güzeli dudaktan

İşte gurbet bu dostum, bezdirir yaşamaktan
Sana hiç nasip olmaz, ne dilden ne yanaktan

Zaten ilk yanlışındı, kopup gelmek vatan dan
Ayrıldın kültüründen, hem anandan atandan

Efeler ağır ağır, oynarken harmandalı
Sen hayalini kurdun, özledin samistalı

Ya Ayder Çat Elevit, Kavrun unutuldu mu
Geride kalanların, Dertlerden kurtuldu mu

Ankara ya gidenler, farklı mi İstanbul dan
Maaş az sigorta yok, patron anlamaz haldan

Samsun Bursa Antalya, Dünya kazan biz kepçe
Hep hizmet sektörün da, eller şahin biz serçe

İster işçi ol ezil, İster patron ol somur
Bölüşürler malını, derler ki bitti ömür

Emekli olmuşsun ya, hadi der sin gidelim
Özlemini çektiğim, beni bekliyor evim

Kapı baca kilitli, ne ana var ne baba
Çatı çoktan çürümüş, ev de de yanmaz baca

Ahırında sığır yok, bahçen de de lahana
Arazın başkasın da, paydan düşmemiş sana

Velhasıl bu iş uzun, yorgunun da vakti yok
Kal kendi vatanın da, kimi aç ol kimi tok

Bur da kalanlar ise, bir gaflet uykusun da
İşçi olacak hepsi, kendi arazisin da
Dünya gülistan olsa kaç yazar

Kuzey Moci
Aç bütün perdeleri güneş içeri vursun
Gece dönsün sabaha gündüze ibret olsun
Baharın Çiçekleri gönül dalına konsun
Yürek engel tanımaz yaşarken görmedin mi...

Kuzey Moci
Aç bütün perdeleri güneş içeri vursun
Gece dönsün sabaha gündüze ibret olsun
Baharın Çiçekleri gönül dalına konsun
Yürek engel tanımaz yaşarken görmedin mi...

Halil İbrahim Orta
ÖMÜR GELİR GEÇER TÜKENİR,HABERSİZ SESİZ
YAŞASAK NE OLUR GÜÇSÜZ,YORGUN,NEFESSİZ
HER ŞEY DÜZELSE DE BEDEN BİTKIN DÜZENSİZ
BUNDAN SONRA HER GÜN BAHAR OLSA KAÇ YAZAR.....

Yaşar Çelik
Gözler görmez olur kulaklar duymaz
Dil bir kelam etmez ayak oynamaz
Seçilen atanan bir sürü aymaz
Yılda bir kez ansa bizi ne olur…

Halil İbrahim Orta
neler geldi geçti neler gelecek
yaşarken insanlar kiymet bilecek
gençlikte ki bahar geri dönecek...
her günüm kiştan yaza dönse ne yazar..

 Yaşar Çelik
Şimdi neye yarar kıymet bilseler
Dünyayı önüne açıp serseler
Kaybolan yılları geri verseler
Beden çöktü ömür bitti kaçyazar…

Halil İbrahim Orta
geçmişte yaşadık şükürler olsun
isteriz insanlar hep mutlu olsun.
kimse üzülmesin,yaşasin gülsün
bundan sonra zaman dursa ne yazar...

 Yaşar Çelik
Zaman durmaz gider bir sel misali
Bize anlatılır peri masalı
Var mi engellinin tutacak dalı
Dünya gül gülistan, olsa kaç yazar…

Semanur Dilek
Allah takdir eder,kulları çeker
zehir vardır cana gelir bal şeker
imanı kav(i) olan tevekkül eder
isyan edip küssen söyle kaç yazar

Yaşar Çelik
İtiraz im yok ki verdiği derde
Fakat bazı kullar çekiyor perde
Elbet ondan gelir hayır da şer de
Kış ortası çiçek açsa kaç yazar…
PARA SESİ KARİ SESİ SU SESİ

Üçünüzü bir sevdim, dört dörtlük idi hayat
İkiniz terki diyar, edip, göçüp gittiniz
Su sesiyle baş başa, şimdi bir tek ikimiz
Su temiz hava temiz , gayet iyi keyfimiz

Şimdi para sesin den, kari sesin den uzak
Para aslan ağzında, çok zor imiş kazanmak
Kari dırdır i bitmez, imkan sizmiş katlanmak
Meğer daha güzelmiş, sizden ayrı yaşamak

Para, sen her belanın, musibeti başısın
Seni köpek yemez de, zenginin oynaşisın
Sen fakiri, ne duyar, ne görür sun ,şaşisın
Hadi ben den uzak ol, Allah belanı versin

Kari şeytana bile, pabucu ters giydirir
İşve eder naz eder, seni yoldan caydırır
Hele o ağlama si, istekleri bezdirir
Tam güleceğim derken, hayatını kaydırır

Sonun da bana kalan, sadece bir su sesi
Ne paranın pis gücü, ne dilberin busesi
Zaten yorgunun yoktu, su dan başka kimsesi
Bu hayat biter bir gün, kalır hoş seda sesi…

ŞAİR ŞİİR YAZMAZ SA YAKINDA SAZ DA SUSAR

Yolcu ettik gittiler, sanma geri gelecek
Bir sebep yok ki artık, oturup demlenecek
Şairin yüreğinde, şiir den yeller eser
Şimdi var mi öyle aşk, şerefine içecek
.
Elimi çektim artık, şiir den kadehlerden
Tadı yoksa hayatını, kopsun en ince yerden
Himmetine muhtaç mi, Sanmıştın divaneyi
Sen deki muhabbeti, yaratır başka yerden

Hadi kaldır kadehi, Demeye, ne lüzum var
Raks etmez ahu dilber, Kemancı hüzzam çalar
Bu matem sevdaların, Bittiğini gösterir
Gerçek Aşk Sevda yoksa, Şair şiir mi yazar

Kar yağıyor dağlara, Ağaçlara dallara
Çilingir sofra siydi, Derman büyük Aşklara
Ne büyük Aşklar kaldı, nede minik sevdalar
Artık tat almaz yorgun, uğramaz masalara - See more at: http://kavrun.tr.gg/KAVRUN-AJANS.htm#sthash.dJwXsghy.dpuf

ŞAİR ŞİİR YAZMAZ SA YAKINDA SAZ DA SUSAR

Yolcu ettik gittiler, sanma geri gelecek
Bir sebep yok ki artık, oturup demlenecek
Şairin yüreğinde, şiir den yeller eser
Şimdi var mi öyle aşk, şerefine içecek
.
Elimi çektim artık, şiir den kadehlerden
Tadı yoksa hayatını, kopsun en ince yerden
Himmetine muhtaç mi, Sanmıştın divaneyi
Sen deki muhabbeti, yaratır başka yerden

Hadi kaldır kadehi, Demeye, ne lüzum var
Raks etmez ahu dilber, Kemancı hüzzam çalar
Bu matem sevdaların, Bittiğini gösterir
Gerçek Aşk Sevda yoksa, Şair şiir mi yazar

Kar yağıyor dağlara, Ağaçlara dallara
Çilingir sofra siydi, Derman büyük Aşklara
Ne büyük Aşklar kaldı, nede minik sevdalar
Artık tat almaz yorgun, uğramaz masalara
VARTOVOR
Madem maziye daldık çayırlık tırpan derken bari vartevorun hatrı kalmasın, o ne güzel heyecandı bir yıl hayalını kurduğumuz yaylaya gidiş. Gurbetten hazırlık yapıp köye gitmek ve ertesi gün yaylaya yol almak, delikanlılarda geniş paça tantolon silah belde mermiler çaktırmadan ya annenin yada kardeşinin yüküne gizlice yerleştirmeler, Heyecan la yola koyulurdu tüm köy halkı Ayderi geçerken tulumcu ortada ünde erkekler arka sırada bayanlar o yıl evlenen gelinler erhamli tençkapli.
Daha havumeyide başlardı türkü söylemek mermi atmak selam verilirdi aydere selam alırdı ayderli belden çektiği tabanca sile, galerde toplanırdık sofra kurulur du düze bir yanda bayanlar bir yanda delilikanlilar çilingir sofrası çok farkli idi şimdiki masalardan , ne şakşüka olurdu nede rus salatası birkaç dilim kavurma elma armut hıyar o mis kokan peynir olmadan rakı haram olurdu insana.
Horon halkası genişlerdi türküler denirdi çamların dallarına sevda kokuları yayılır dı yayla bayırlarına. Ceylan bakışlıydı kızlar belde lahuri kuşak kendi dokuduğu renga renk desenli kazağı başında şifonu Iran şayi ile, bir çoğunun belinde gizlediği 7.65 tabancası ile hükmeder gibi idi dağlara pembe yanaklarında saklardı yüreğindeki en gizli sevdasını, 365 gün antreman yapmış sporcu hiç kalırdı onun yanında, halter çalışırdı çayır ve odun yükü ile atletizim idi onun zamanla koşturmacası.
Angeldeğden yayla görününce bir hoş olurdu yürekler, Çocuklar karşılardı ilk önce sarılırdı Annesine ablasına Babası yada abisine o yayla kokulu kırmızı güneşten yanmış yanakları ile. Bir elma yada gurbetten getirilen birkaç akide şekeri tutuşturulurdu o minik ellerine, Ebru gündeşe verilen uçaktan daha sevindirici idi onun için o verilenler bilirdi onların helal olduğunu kimseye vermezdi kimse de elinden alamazdı zaten.
Adiçekmede başlardı tüfeklerin tabancaların namlusundan lav püskürmeler
Dağlar şenlenir yaylacılar Çemahutte toplanırdı, Türkü diyerek girilirdi vanaga,
Akşam çardahta horon başlardı kızlar evden seyrederdi yaşlılar maşala dibinden
Delikanlı türkü der,
-Gökte yıldız yüzatmış
mevlam neler yaratmış
Kaynanam çulli çirkin
kızını gül yarat miş..
Gizli sevdalı si yanındaki sırdaşına sorar,
-Kaaa benum anam okadar çirkinmi dur diye)
Lüküsün ışığı ile titribalar parlar kapı aralığından Tulumcu dertli dertli çalarken horon vuranın sesinden başka ses çıkmaz, varsa söylenecek sözü olan türki ile anlatır meramını Haydi gel bana fora size iyi türkiler
19 MAYIS BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN GENÇLER
Eyy genç kuşak uyanın Samsundan doğmayacak
O CUMHURİYET verdi görev senin dır ancak
Taziz verme hakkin dan Bayrak dalgalanacak
Mollanın karanlığı, ışığın den korkacak
 

Oku hitabeyi bak bu günü anlatıyor
Her yandan sarılmışız Ülkede kan akıyor
Bir gaflet uykusunda hiç kimse uyanmıyor
ATAM in aldığını birileri satıyor

Senin bayramlarını engellemek isterler
Aydın fikirlerine belki de kin beslerler
Sen özgür yaşa hur ol onlarda sarık fesler
Sahip çık vatanına ışık saçsın fikirler..
SELAM
Balduz Pınar bulanmaz soğuktur oturulmaz:
Gene kalkar giderdum Ayaklarum salınmaz:
JACK la muhabbet ettuk dedı gitma pinara
Hem ondan hem de ben den selam arkadaşlara:
Yaşar Çelik
SANA ÇİMENTO OLSAM,
SENDE BANA OLSAN KUM
ÖYLE BİR SARILSAK Kİ
KOYNUNDA GELSE UYKUM
HATİCE YENGEM NURLAR İÇİNDE UYU
Duymadık sesinin yüksek tonunu
Biliyor dun meğer işin sonunu
Niçin reva gördün sen bize bunu.
Ne yaptık ta bizi böyle bıraktın

Neden dertlerini attın içine
Var mi böyle gitmek hiçi hiçine
Geride kalanın şimdi suçu ne
Ne yaptık ta bizi böyle bıraktın.

Baba ocağından vatan dan ayrı
Paranın pulun da olmadı hayrı
Bu derde yürekler dayanmaz gayrı
Ne yaptık ta bizi böyle bıraktın

Anne deyip sarılmaz evlatlar
Eşinin gözünden akıyor yaşlar
Cana gelir tek tek tüm hatıralar
Ne yaptık ta bizi böyle bıraktın:
EY UYKU
Eyy uykum senle benim aram hiç düzelmez mı
Sabah kalkıp kaybolan akşam geri gelmez mi
Kirpiklerin altına koymuştum anahtarı
Arayan bela bulur bir anahtar bulmaz mı
ESKI BİR KOY DÜĞÜNÜ
Bir düğün hevesi var, İçimde, titreyerek
Ütüledim pantolu , Yatağıma sererek
Sabah oldu yürüdüm, geydum iskarpinleri
Tabancama özenle, doldurdum mermileri
Adim adim yaklaştum, koy görundi karşiden
Yarum akluma geldi, heyecanlandum birden
Bu gece koç akşamı, düğün yarun ölecek
Sevduğum kez kena da , kim ile oyniyecek
Verduk omuz omuza, Tulum şişti kaynıyor
Türki sesumuz ile, yer yerınden oyniyor
Yanaştuk eve doğru, belden çıktı silahlar
Bastuk yaylim ateşi, inledi karşi dağlar
Kapı de karşiladi, Kaynata ile damat
Uzak yolden gelmişiz, deduk odayı donat
Damat dedı buyurun, ev sizun heyet sizun
Bide horon oynayun, hatri var koçunuzun
Tulumcu havalardan, seydıoğlunu çaldı
Biz başladık horona, seyırcı baka kaldı
Yavaş yavaş çoğaldı, doldı maşala dibi
Odalardan titriba, parlardı güneş gibi
Odada baca yanmış,hazır bekliyor yemek
Bu gece görevimiz, yeyip içip eğlenmek
İple çektik sabahı, yürüdük kızevıne
Yol boyu türkü dedık, damat ile gelıne
Orda kapı kestıler, zor alındık içeri
Dışarıda beklerken , ındırdık saçakları
Yine horon başladı, yine dendi türkıler
Gelin çıkarma ile, gelini ağlattıler
Dedilerki gelina, ağlarsan gitmiyelum
O da derki ağleyim, bi yanden da gidelum
Oğlan evina gelduk, yenge kete geturmiş
Bir yanden türki derler, gençler horona durmiş
Çağırdık ta geldiler, sağdıç damat horona
Tulumcuya tam fırsat ,pişma vurecek ona
Kaynana kaynatayı, turkı ıle isteduk
Gelin ile damada , mutlulukler dıleduk
Sabah hodeçkin verduk, mendilde kete lokum
Örf anane dedi ki, Yorgun ben daha yokum
İşte böyle bir anı, eski den kalan bende
Bilmem hatırladın mı, okuduğun da send----
TULUM BİR SES VERMİŞTİ
Tulum çok güzel çaldı beni de koparmıştı
Yüreğüm sessuz sessuz eskilere gitmişti
Dedum bir ses vereyim tam serası gelmişti
Meğer se kamera nun şarzi çoktan bitmişti
VAR İLE YOK ARASI
Sabah uyandığın da bir bakarsın ben yokum
Benle beraber gitmiş Rakı Sigara kokum
Şimdi gelecek diye Kahvaltı hazırlarsın
Boşa kurma sofrayı bundan sonra ben tokum

Bu ayrılık bedenin, Sessizce gidişidir
Acımasız yılların, Ömrün tükenişidir
Bir eskiciyi çağır, De ki gözüm görmesin
Benden kalan ne varsa, Topla hepsini kaldır

Belki hatıraların izi kalır köşede
Belki de Sigaramın, sararttığı perdede
Yıka onu da gitsin, Görüp hatırlamayın
Belki benle gelirler, Dert te biter keder de

Bu gidişin ardından, Kaç gönül yaş dökecek
Belki de can dostlarım, Derinden off çekecek
Arkamdan su atmayın, Zahmet etmeyin lütfen
Bu yolculuk uzağa, Sanma geri gelecek

Her canlı son noktayı, Koyacak hiç bilmeden
Bitecek bu macera, Doya doya gülmeden
Her derdin çilesini, Sırtına yüklenirsin
Derki buraya kadar, Dayanamaz bu beden

Hani sen yaşa diye, İsmin Yaşardı senin
Hane o bir bakışa, Gönlün taşardı senin
Yorgunsun yıllar yılı, Var mıdır yol azığın
Bekle belki de gelir, Dostlarından rahmetin…
HİCRAN NEZAMAN BİTER
Kanadından yaralı,
Körpe serçe misali
Havalanma yüreğim,
Unut çiçekli dalı

Ne işin vardı senin
Gül dalı nene gerek
Kırıldı kol kanadın
Şimdi gez sürünerek

Dumanı yok közü yok
Yandığın ateşlerin
Aşk boyun eğdiriyor
Hükmü yok ki sözlerin

Vefa dan eser yok ki
Sadece bir semt ismi
Henüz bir mutluluğun
Çizilmedi ki resmi

Suya yazılan aşklar
Hep denizlere koşar
Sen kuma yaz aşkını
Taşa yazarsan çatlar

Bir sevdalı bakışa
Akarsa gözden yaşlar
Hicran ne zaman bitip
Vuslat ne zaman başlar

Dur dinlen yaralı kuş
Varsın uçanlar uçsun
Havalanmak neyine
Yaralı ve yorgunsun
ARADA BİR KARŞIBERİ
Yaşar Çelik
HAYDE TUT ELLERUMDEN
GEL GİDELİM YATAĞA
NELLET YÜZÜNA OLSUN
BAŞLAMA AĞLAMAĞA

Musa Devrim
HEYDE GİDELİM OLMAZ
SEVMEYİ UNUTMUŞSUN
AĞLADIĞINA GÖRE
BELLİKİ KORKUTMUŞSUN.

Yaşar Çelik
AHH SEVMEYİ UNUTSAM
MUJDE VERURDUM BİRDA
BENUMKİ SADE HAYAL
YAZDA BİTTİ BAHARDA…

Serdar Kamber Ibili
Ya ölüm ya ayrılık
bizi onlar ayırır
Ayrılıkda ölümün
kan kardeşi sayılır.

Yaşar Çelik
NE ÖLÜM NE AYRILIK
BİZE HİÇ UĞRAMASIN
AZRAİL GELECEK SE
EVVELA BENİ ALSIN..

Serdar Kamber Ibili
azrail yazmaz seni
bu yılki evrağuna ,
duman olup sarilsan
kaçkarun dağlarina

Yaşar Çelik
ZATEN GöTüRMEDİMİ
BELDEN AŞAĞİSİNİ
MİNNETMİ EDECEĞİM
ALINCE GERISINI…

Serdar Kamber Ibili
Gürgen bedenin yaştur
Dalun niye kurumuş
Belden aşağun yok diye
Yureğunde mi kurumuş

Yaşar Çelik
YÜREK Mİ KALDI ARTUK
YÜZBİN YERDEN DELİNMİŞ
BİR GİT TA GEZ ORMANİ
NE GÜRGENLER DEVRİLMİŞ.

Serdar Kamber Ibili
Karamişun dalini
Budadum ettum kazuk
Şükürsüz geçen ömür
Yazık Yaşarum yazuk.

Yaşar Çelik
GEÇTİ NASİHAT ÇAĞUM
ÖMRÜ ETMİŞİM AZUK
SANKİ BAŞKA KULU YOK
HEP BENMİ YEYİM KAZUK…

Serdar Kamber Ibili
bu boyle uzar gider
sabahi bulur gece
yureğuna sağluk
muhteşemdi her hece

Yaşar Çelik
Bende zaten yoruldum
Kaç yere yazıyorum
Bu geceluk bu kadar
Seyırcı yapsun yorum…
DERT ÇEKMEYE GÜCÜM YETMİYOR
Musa Devrim

HASRET DAĞLARINA ÇEKİLDİ SETLER,
BAZEN YÜREKLERİ COŞTURUR DERTLER,
CANDAN DOSTLARIM VAR YOLUMU BEKLER,
GELİRİM DEMEYE GÜCÜM YETMİYOR.

SENİNDE BENİM GİBİ RUHUN YARALI,
FELEK BİLE ÇEKTİ UZATMAZ ELİ,
MUTLULUKTAN COŞSUN BÜLBÜLÜN DİLİ,
ŞAKISIN DEMEYE GÜCÜM YETMİYOR.

Yaşar Çelik
BELLİ DOSTUM SEN DE YÜKÜ YÜKLENDIN
NE OLDU DA BU DERECE DERTLENDIN
GALİBA YANLİZSİN İYİ DEMLENDIN
NE İÇTİN DEMEYE GÜCÜM YETMİYOR

ZATEN BİZİ BULUR DERT İLE KEDER
SANMA Kİ KOVSAKTA BİR YERE GİDER
VALİDE TOPRAKTA HASTADIR PEDER
ARTIK DERT ÇEKMEYE GÜCÜM YETMİYOR…

Musa Devrim
AH DOSTUM AH OTUR ŞÖYLE YANIMA,
BARİ AÇ YETMİŞLİK GİRDİN KANIMA,
DERTLER BAZEN TAK EDİYOR CANIMA,
BOŞ VER GEÇ DEMEYE GÜCÜM YETMİYOR.

SORMA YAŞAR SORMA ÇÜRÜDÜ TEZLER,
BOTOKSLA DÜZELMEZ ÇOK DERİN İZLER,
DAYANAMAZ BAZEN AĞLIYOR GÖZLER,
MENDİLİ ALMAYA GÜCÜM YETMİYOR.

 Yaşar Çelik
BU GECE SEN GİBİ BENDE DARDAYIM
 SENDEN DAHA BETER İNAN ZORDAYIM,
HARMAN ET DERTLERİ BARI AĞLAYİM,
YÜZE GÜL DEMEYE GÜCÜM YETMİYOR==

ANLAT MUSA DOSTUM DURUR DİNLERİM,
BOTOKS KABUL ETMEZ BENİM GENLERİM,
BU DERDİN ÜSTÜNE ÇOK İÇME DERİM,
TESELLİ OLMAYA GÜCÜM YETMİYOR...
DERDE DERMAN
Eyy benim sol yanımın
Şifa bulmaz ağrısı
Derdime derman olmaz
Bana senden gayrısı

Sen bir tek gülüşünle
Şifa dağıtıyorsun
Beni sen sevdan ile
Ayakta tutuyorsun

Gitmeye gücüm yetmez
Ayrılmak gayrikabil
İstersen canimi al
Sevilmeye mukabil

Titreyen bir ses gibi
Kulağımda çınlarsın
Senden ayrı kalamam
Beni bir sen anlarsın

Sen yoksan hayat durur
Su akmaz çiçek açmaz
Kaybederim yönümü
Bütün yollarım çıkmaz

Dola şu kollarını
Haydi sarıl ne olur
Yıllar yorgun ben yorgun
Dertler belki son bulur
ZEKİ MAFRAT VE GÜNGÖR OFLU ye
Bu gün de yine sessiz
Yine issizdi dağlar
Belki sen yoksun diye
Sararmıştı yapraklar

Her ağaç ayrı bir dert
Ayrı hasret simgeler
Özlem vagonlarında
Geçip gitti seneler

Yapraklar tane tane
Ayrılırken dallardan
Medet umar gibiydi
İnsafsız rüzgarlarda

İşte tam bu sırada
Bir telefon çınladı
Ankara da anıldım
Güngör bacım aradı

Dost meclisi güzeldir
Mazi gözde canlanır
Hatta Zekiyi alıp
Mafratlara gidilir

Selam olsun dostlara
Çat Elevit Kavrun dan
Belki özlem giderir
B şiir da yorgundan
BÜTÜN DERTLERE İNAT
Semanur Dilek
yürekte bir yangın var,dil ateş gönül ateş
yaşamak zorunluluk,yürekte yas gözde yaş
ben onu,bunu bilmem zor zanaat insanlık
bunca riya içinde taşımak zor arkadaş..

Yaşar Çelik
durup duşunmek lazim kimdedır bu kabahat
Yine yaşamaliyiz bütün dertlere inat
Divane olsak bile şiir dır tesellimiz
Biz doğruyu yazarsak uyanacak kainat
kaç yazar
Bayram gelse kaç yazar,Dertlere Bayram olmaz
Hiç kimsenin kimse de ınanın ahi kalmaz
Zengine itibar var düşenin dostu olmaz
Dünya hep hile hurda aptal olan anlamaz..
ELBET HERKES GİDECEK
Bir gün bende giderim
Hiç bir şey götürmeden
Niçin mutlu değilim
Yaşamak ise neden

En çileli kısmıdır
Benim payıma düşen
Nedir şu yüreğimde
Kemirip beni deşen

Dert bir fırtına gibi
Sağdan soldan esiyor
Yaşama sevincimi
Umudumu kesiyor

Dayan diyorum gönül
Sabrın sonu selamet
Bitecek bu gün yarın
Çok az kaldı ha gayret

Ey feleğin sillesi
Hep ensemde şaklama
Birazcık te ele ver
Derdi bana saklama

Ben de neşeden alsam
Bana düşen hissemi
Yorgun hadi yürü git
Gülerim sandın he mi
Divanedir Şair Gönlum
divane
kalmasun yaşar abim,taş ustune taş burda
böyle ağlatur işte,insaf yok ise yarda
sikmayasun canunu sevenlerun saolsun
ben sana ne diyeyum derum ki ,eyki varsunn :

Yaşar Çelik
Oyy senun gözlerun den öpmez miyim divane
Bu dünyadan fayda yok öte taraf şahane
Bilirim dostları mi benimkisi bahane
Seveni severim de eleştiririm yine
Şair bacım ne olur hiç bakma kusuruma
Yularda ki düşürdü beni de bu duruma
Durmadan gidiyorum sonsuz bir uçuruma
Bak hayatım ortada lüzum yok ki yoruma..
BANA SARHOŞ DİYORLAR

Musa Devrim
BANA SARHOŞ DİYORLAR DERDİMİ BİLMİYORLAR
BEN İÇER BEN AĞLARIM KİME NE ZARARIM VAR
SARHOŞUM AYYAŞIM HOR GÖRME ARKADAŞIM....
KALDIR KADEHİ YAŞAR,TOKUŞSUN KADEHİMİZ
BİZİ OKUYANLARA MEZE OLSUN DERDİMİZ
İÇELİM ŞEREFİNE BİR YANDA DERT VE KEDER
HOR GÖRMEZ BİZİ KİMSE NEYLERSİN BÖYLE KADER.

Yaşar Çelik
ZATEN HEP TOKUŞUYOR BOŞ GÜNÜM MÜ VAR MUSAM
GELSEM ESKİ ŞEHİRE ŞİMDİ YANINDA OLSAM
VERİP KAFA KAFAYA SESSİZ SESSİZ AĞLASAM
BELKİ BİR HAFİFLARDİM DERDİMİ SANA DOKSAM.

Musa Devrim

AT BİR SİLLE HAYATA,BOŞVER DÜŞÜNME DERİN,
NE ZAMAN İSTERSEN GEL,BAŞIM ÜSTÜNDE YERİN,
NE DERT KALIR NE KEDER,İKİ DOSTUN HARINDA,
OTURUP DERTLEŞİRİZ,PORSUĞUN KENARINDA.

Yaşar Çelik
BİR ZAMANLAR GELMİŞTİM, PORSUH AKTI RENGA RENK
SEYRETTİM KENARINDEN, SANKİ BAŞKA BİR AHENK
ELBET GÜZEL OLUR DU SENİNLE ORDA İÇMEK
BENİ NE ÇAĞIRIRSIN AKLINDA YOKMİ GELMEK…
DESEM KİM ANLAR SANKİ
Oyyy benim çilelerim
Beri gelin dertlerim
Kimse beni işitmez
Ben derim den dinlerim

Öyle güne geldik ki
Sabır taşı çatlıyor
Kimileri aç yatar
Kimisi ip atlıyor

Güzel Çamlıhemşin im
Sen yetim ben gariban
Yok mu dur kimin kimsen
Dışarda mıdır Baban

Sen gurbete gönderdin
Dedemi Varşova ya
Onlar pasta ekmeği
Tanıttılar Dünyaya

Şimdi namerde muhtaç
Duruşun üzer beni
Şöyle bir kalk ta silkin
Dünya tanıyor seni

On binler ce pınardan
Süzülür gelir suyun
Ve lakın furtunan da
Oynanır ince oyun

Sen enerji den öte
Bana can veriyorsun
Ben sana kıyamam ki
On dan Hur akıyorsun

Yine dost yüreklere
Yorgundan bir serzeniş
Ah dünya sen var sin ya
Bana dar ele geniş
HEP SANA DIR HEP SANA
Nerde benim al yanaktan öptüğüm
Hane benim gençliğimde taptığım
Sen bu düşünceden arın be gülüm
Ne oldu da şimdi olduk kör düğüm

Sen sabah çisesi gül kırağısı
Sen nazlı bülbülün çileli sesi
Ben neyinim dersen, günün birinde
Sen benim gönlüm de aşkın cilvesi

Nazlanırsın diye nazın da hazım
Sen bana çok değil ben sana azim
Şiirler yazsam da bestelen mi yor
Düzen tutmuyor ki elimde sazım

Sevdan tarifsizdir yetmez kelime
Her sabah her akşam düşer dilime
Belki merak eder beni düşünür
Sorarsan halimi kalp lime lime

Bu değildi elbet tasarladığım
Ne sağlığım kaldı nede varlığım
Yorgunum yıllara yenik düşmüşüm
Bilirim yok oldu tüm ağırlığım
ÖTESİNİ ARAMA
Sen benim sevda gülüm
Kalbimin tık tak sesi
Bana hayat verensin
Yok ki bunun ötesi

Her nefeste içime
Seni dolduruyorum
Sen benim Işığım sin
Senle can buluyorum

Bir gülüşün ruhumda
Yeşertirken bağları
Bir kaş eğmen devirir
Yere yıkar dağları

Sen ki benim ruhumun
Engin denizlerisin
Güneş gözlerin baksa
Karları eritirsin

Ey benim sevda gülüm
Polenlerin bal olur
Benim şu yorgun gönlüm
Seninle huzur bulur
DOSTLARIMA HERHABA
Bu gece kafam kıyak
Sarhoşum arkadaşlar
Yine daldım derine
Akar gözümden yaşlar
Ben içer ben ağlarım
Kime ne zararım var
Aklımdan çıkmıyor ki
O eski sevdalıklar
Zemheri de gül ister
Benden şu deli gönül
Öyle çaresizim ki
Ne lale var ne sümbül
Bu gece ben güçsüzüm
Şiir tütmüyor ayar
Dağlarıma kar yağmış
Neylesin garip Yaşar
Yorgunum bir çareyim
Göz görmez ki göreyim
Dostum sen güzel yaşa
Ben mutluluk dileyim

 

 

 

 

 

 



kavrun yaylası-www.kavrun.tr.gg CAKUTLU