KAÇGEL
www.kavrun.tr.gg

ŞİİRLERİ-1-

                          YAŞAR ÇELİK ŞİİRLERİ-1-                
       


UNUT GİTSİN GİDENLER
Uzaklara bakarsan göz derinlere dalar
yüreğine bakarsan sevgilileri anar
Gönlünü boş birak ma hep yalanlara kanar
Bazen sevilmez insan sevildiğini sanar

Eski yara kapanmaz kanar arkadaş kanar
Unutmaz vefasizi deli gönül hep anar
Altında gölgelenir sen olursun bir çinar
Birden kaybolu verir tam saracakken dallar...

                
BİLEYİM
Günahım ne idi benim allahım
Bir anlat ki sebebini bileyim
Şu kaderin sapı varmı söyleyin
Tutup ta bir yerden yere çalayım

Ramazan gelince karnımız doyar
Üçyüz altmış beş gün fakir aç yatar
Kimisi fügran kimisi star
Bu kadroyla bir tiyatro kurayım

Bayramdan öncedir elbet arife
Lüzüm varmı garibanı tarife
Bu ülke verildi bir kaç herife
Şu beylerden gidip hesap sorayım

Vurguncu soyguncu dolmuş Ankara
Acıma hissi yok vicdan kapkara
Kimisi hırsızdır kimisi zampara
Şu hortumla çiçekleri sulayım

Etini yemezmiş köpek köpeğin
Haram ile dolmuş doymaz göbeğin
Hakını veremezsin terin emeğin
Bu ortamda bilmem nasıl güleyim

Hastayı sedyesiz taşır sahibi
Özele gidemez deliktir cebi
Kendinden küçüğe diyorsa abi
Ben o zaman ağabeysiz kalayım

Hakkını aramak güç bu zamanda
Kaybolur dostların düştüğün anda
Görmek istiyorsan canı canda
Ben o zaman can yoldaşı olayım
                   
Vuran vuranadır güçlü güçsüze
Herşey ortadadır lüzüm yok söze
Yağmur sanar tükürürsen yüzüne
Ben o zaman fırtınamı olayım

Kaderden,talihten,şanstan ne haber
Sarmış her yanımı gam ile keder
Valide toprakta sırada peder
Ben o zaman ahretemi gideyim

Belden aşağısı felç olmuş çürür
Sanmaki bu yaşar bir daha yürür
Bırakın kalemim konuşsun özgür
Bende böyle bildiğimi yazayım

BANANE

Yolumuz var merkep bile geçemez
Hep ağa getirir nine ye demez
Bizim gençler gurbetsiz edemez
Çamlıhemşin güzelsinse  banana ne

Toplarsın çayını paran ödenmez
Domuzlardan bize mısırda kalmaz
Senden herkes bezmiş gidenler gelmez
Çamlıhemşin güzelsinse bana ne
          
GARİP YAYLACI  

Heyler sığırları yaylaya gider
Kurmuş bohçasını garip yaylacı
Tangal çıngırak sesi gelir inceden
Bir türkü tutturmuş garip yaylacı

Yaz başı gelmeden hazırlanmıştı
Ayrı kalışına ne çok yanmıştı
Gurbetten yavrusu gelir sanmıştı 
Kimsesiz yollarda garip yaylacı

Yaylacının gülü haziran ayı
Gider gitmez açar bağlı tacayı
Kar girmesin diye örtük bacayı
Güçlükle aralar garip yaylacı

Süpürür evinden kışın kirini
Bütün hatıralar alır yerini
Bedenini sarar yayla serini
Ürperir derinden garip yaylacı

Hava bozuk gider böyle bir zaman
İki ateşle sise karışır duman
Kazanlar süt ile dolduğu zaman
Kaymağı ayırır garip yaylacı

Sis çekilip güneş sarınca dağı
Maranında saklar yağı peyniri
O zaman çözülür ayağın bağı
Gider çimen biçer garip yaylacı

Vartevor olunca şenlikler başlar
Yaylada buluşur bacı kardaşlar
Hasretle süzülür yanaktan yaşlar
Sesiz sesiz ağlar garip yaylacı

Şimdi ne kızı var nede gelini
Bir soranı yoktur garip halini
Romatizma sarmış tutmuş belini
İnleyerek gezer garip yaylacı

Tat almaz olur çiçekten gülden
Çekilir dermanı ayaktan elden
Umudu kesilir gelecek yıldan
Yorgun geri döner garip yaylacı

HAYAL

Sanma ki her gece böyle olurum
Bu gece kendimle savaşım vardır
Öylesine senle dolup taştım ki
Bana yer kalmadı yüreğim dardır

Gel desem olmuyor git desem olmaz
Peki çile değil çekilen nedir
Erken bitti bahar soldu çiçekler
Güvendiğim karlar hep kardı


BİR NEFES

Zerresi kaldımı edep erkanın
Temeli bozulmuş sizin mekanın
Günahı senindir dükülan kanın
Damarlarda bir tek damla kaldı mı?
Bizim garip bir gün nefes aldı mı?

Baba işten olmuş evlat okuldan
Bakkal kasap gören dönüyor yoldan
Martaval okunur sağ ile soldan
Hane sağcı hane solcu kaldı mı?
Bizim garip bir gün nefes aldı mı?

Şeytana emanet edildi zaman
Neyi değiştirir boşa ağlaman
Rafa kaldırıldı din ile iman
Hacı hoca bu zamanda kaldı mı?
Bizim garip birgün nefes aldı mı?

Ekonomi bozuk felç oldu hayat
Fakirin yediği her ekmek bayat
Sizi seçmişiz ya bizde kabahat
Seçilenin bizde hakkı kaldımı?
Bizim garip bir gün nefes aldımı ?

Kiralar bağlanmış dolara marka
Bir çıkan oldumu yetime arka
Sizin sırtanızda ipekli hırka
Orta direk don atletle kaldımı ?
Bizim garip bir gün nefes aldımı ?

Tütün ile çayı.pancar buğdayı
Ankara kıskanmış koymuş  kotayı
Amerika avcı yutuk zokayı
Ovalarda pamuk eken kaldımı?
Bizim garip bir gün nefes aldımı     

Besicilik bitmiş şarbondan,şaptan
Gemiyi terk etmiş ilk önce kaptan
Denizin dibini boyladık toptan
Su yüzünde birkaç zengin kaldımı?
Bizim garip bir gün nefes aldımı?

Nice derdi garip içinde saklar
Bir gün ayrılacak karalar aklar 
Kapat bu ağzını konuşma yaşar
Etrafında konuşanlar kaldımı?
Bizim garip bir gün nefes aldımı?

 BATTI BALIK YAN GİDER

 



Hele geç karşıma bir dertleşelim
İyi kötü yaraları deşelim
Dost düşmana karşı gel birleşelim
Vakit biter ecel gelir can gider
Benim derdim seninkini şey eder

Bize bizden başka varmı dost olan
Hazırlar kılıfı minare çalan
Bir tek sen değilsin çiçeği solan
Hazan vurmuş bağlar bahçeler beter
Benim derdim seninkini şey eder

Ben köylüyüm sen işçisin o memur
Hangimiz yaşadık dört başı mamur
Kış gelir geçerde alınmaz kömür
Odunsuz kömürsüz sobamı tüter
Benim derdim seninkini şey eder    

Bu coğrafya senin,benim, onundur
Bir yolunu bulda işini uydur
Altmış milyondan bir kaç kişi özgür
Fakir güldüm derse şeytanlar güler 
Benim derdim seninkini şey eder

Vergi verdik hortum çekti parayı
Evden çıktık veremedik kirayı
Çok zor atlatırız biz bu borayı
Vurguncular soyguncular kol gezer
Benim derdim seninkini şey eder

Kuruşlar lirayı yedi bitirdi
Milyonlar milyarı dize getirdi
Bu cennet vatanı kimler batırdı
Bıçak eti geçti kemiğe gider
Benim derdim seninkini şey eder

Hastane okul bizlerden ırak
Kaç yıl geri gittik kitap yakarak
Ustalar acemi neylesin çırak
Böyle gelmiş battı balık yan gider
Benim derdim seninkini şey eder

Ne isim ne mahlas burada olmaz
Ar damarı çatlak kimse,utanmaz
Yeyin efendiler sizede kalmaz
Bu dertler tükenmez mahşere gider
Benim derdim seninkini şey eder

GÖNÜL

Görmüyor gözler gönülde izler
Özlem dolu geçti aylar seneler
Ne acılr çektik ne işkenceler
Unutulduk,adresimiz köşeler
Lakin çok geç oldu son buldu günler

BOŞ SÖZLER

Bazen deprem olur bazen sel vurur
Beyelanda bağlar bahçeler yürür
Nerede yetkili seni kim görür
Kan akıyor sarılmıyor yaralar 
Yardım gelir güme gider paralar

Her ilde kurulur kiriz masası
Umurunda mı halkın derdi tasası
Medyada çözülür kiri foyası
Sunucular birer birer sıralar
Yardım gelir iç edilir paralar

Mahalleden köye,ilçeden ile
Muhtarı,başkanı,valisi bile
Ne yapsın zavallı düşmüşse dile
Dil silahtan beter insanı yaralar
Yardım gelir güme gider paralar

Her afette sözler verilir bol bol
Gelen geçen atar vatandaşa gol
Yardım bir bahane insanları yol
Zamlar hız kazanır tam bu sıralar
Yardım gelir iç edilir paralar

Bürokrasi hantal işlemler yavaş
Üç kuruş yardıma bir sürü uğraş
Mangalda kül kalmaz edilir traş
Millet vekilleri hatta bakanlar
Yardım gelir güme gider paralar

Sahibi verirde vermiyor tellal
Yandaşına derki gel önce sen al
Bunlar için aynı haramla helal
Ayrılmalı çürüklerle sağlamlar
Yardım gelir iç edilir paralar

Bir gün gelir hesap sorulur elbet
Seçen seçileni,ediyor nefret
Yetimim öksüzüm birazcık sabret
Çaresizdir yaş döküyor analar
Yardım gelir güme gider paralar

Ne yangın yaşansın ne sel ne deprem
Sarsın tüm dünyayı mutluluk her dem
Küçükler büyüğe edilmesin yem
Sağlam yapın yıkılmasın binalar
Yardım gelsin yok olmasın paralar

AYRILIK

İşte bir veda daha giden şen kalan üzgün
Hayat engelle dolu yaşanmıyor ki düzgün
Memurun kaderi bu gider ordan oraya
Gözünde yaş görürsün geldiğinde buraya
Böyle günler haftalar kovalar bir birini
Tanışır sevgi ile bulur gerçek yerini
Daha ilk okuldayken ayrılır hocasından 
O zamanlar anlamaz tain kelimesinden
Ortaokul,liseden,üniversite çağı
O yıllarda örülür ayrılıkların ağı
Kopar ana babadan,yuvadan bu ilk uçuş
Dolaşır bütün yurdu sanki kanatsız bir kuş
Yurdun en ücra yeri  ya bir il ya bir ilçe
Yoğrulur oralarda dertler ile iyice
Artık üst makamlara atılır adımları 
Almıştır mesleğinde bütün tercübeleri
Derken yıllar yılları kovalar peşi sıra
Yıpranma parasıyla emeklilikte sıra
Sende istirahatı hakettin be arkadaş
İstediğin yere git eğer yeterse maaş

HABERSİZ

Yıllar geçti ansızın
Çaresiz ve hastayım
Bütün kabahat benim
Şimdi kime ne deyim

Kadere esir olduk
Kapısında köleyim
Bir dost bulamadım ki
Dertlerimi böleyim

Gençlik geçmez sanırdım
Bitecek ne bileyim
Sardı bir çaresizlik 
Bırakmaz ki gideyim

AH

Ben bir kuru yaprak sen de bir rüzgar
Sürüklenmiş beni götürüyorsun
Bir zaman tazeydin yeşildi rengim
Şimdi sararmışım hor görüyorsun

Düşmeyim toprağa çıkar göklere
Beraber olalım ne durursun
Ne yaptın sana ben neydi günahım
Şimdi terk ediyor ayrılıyorsun

Al beni koynuna sar kollarını
Neden mutluluğu çok görüyorsun
Sende kırılırsın sarp kayalarda
Sevgilim inan ki ah alıyorsun

HEMŞİN GURBETÇİSİ

Yolcusu olacaksın yarın arabaların
Uğurlarken akacak yaşı akrabaların
Sanat alışacaksın yanında paraların
Belkide düşeceksin ağzına akreplerin

Orada emilirken damarındaki kanın
Titremeden duracak robotlaşmış bedenin
Patron usta kalfadanyediğin azarların
Sayısı fazlalaşır göze çarpmaz varlığın

Ya bir fırın işcisi ya bir tamircisin
Köyden şehire gitmiş orada yabancısın
Kipriklerinde yaşlar bir kaç mektup yazarsın
Olursun kalfa usta sende birgün kükrersin

Kurarsın tezgahını sende patronun gibi
Gerersin ağlarını sanki örümcek gibi
Getirirsin yörenden senin geldiğin gibi
Sömürürsün onları kendi bildiğin gibi

Kavrulur yürekleri böyle körpeciklerin
Sanma bekleyeni yok gurbete gidenlerin
Sanki bu değilmiydi seninde çektiklerin
Ucunda menfaat var bütün kahpeliklerin

DAVUL SESİ

Hayat kavgasıdır dayan ve dostum
eçip bir kenara demeki küstüm
Kavgana ortağım sanmaki sustum
Haksızlıklardan hesap sormamız lazım
Tokmağı davula vurmamız lazım

Şöyle bir kalk diril köylüm,emekçim
Ara halkınık ki düzelsin geçim
Kendini döğermi polisim bekçim
Yaşanacak  bir yurt kurmamız lazım
Tokmağı davula vurmamız lazım

Asker olup nöbet tutmamışmıyız
Kazanıpta vergi vermemişmiyiz
Namus için hapse girmemişmiyiz
Ülkeyi soyanı bulmamız lazım
Tokmağı davula vurmamız lazım

Hani nerde bize hukuk ,adalet
Hepimizi sarmış yokluk,sefalet
Diyeceksen eğer birazcık sabret
Şu kara talihi silmemiz lazım
Tokmağı davula vurmamız lazım

Ağari ücretle geçinilmiyor
Seçilen seçenin derdini bilmiyor
Hasta çoktan ölmüş nefes almıyor
Bu meftayı hemen gömmemiz lazım
Tokmağı davula vurmamız lazım

Sendikal hakkımız verilmiş güya
Lokavlt karşısında grev bir rüya
Hepimiz muhtacız bir yutum suya
İyi bir yönetim kurmamız lazım
Tokmağı davula vurmamız lazım

İşte böyle dostum bu hal bu durum
Sen kendine göre eyle bir yorum
Hangi yoldan gitsen sonu uçurum
Köprüleri hemen kurmamız lazım
Tokmağı davula vurmamız lazım

Kadın ile erkek şimdi başa baş
Yeni yasa çıktı malını paylaş
Yaşar'ın başında bin türlü telaş
Yeniden bir şiir yazmamız lazım
Tokmağı davula vurmamız lazım

HÜSEYİN ALBAY'A

Bahar geldi dağda karlar eridi
Yayla vakti geldi çattı Hüseyin
Dallar çiçek açmış meyve verecek
Kardelenler boynunu bükmüş Hüseyin

Akşam olur dere bulanır çoşar 
Her saçmayı kapan balığa koşar
İnsan vatanından ayrımı yaşar
Burda herkes seni sorar Hüseyin

Bu yıl oralarda nasıl iş hali
Yalvar izin versin Tuncay'la Ali
Unutma gelirken İsmet hacal'ı
Taş puğara masa konmuş Hüseyin

Gelirken el salla Erol Özcan'a
Aksi selam söyler belki ortana'a
Şişeyi koymuşuz suyun altına
Kadehleri doldurmuşuz Hüseyin

Sen yokken buranın olmuyor tadı
Hergün kavga eder Maksut'la Şadi
Kamil amca yanlız gezer darlandi
Tar dereye gidiyoruz Hüseyin

Gelirken Afyon'dan pişmaniye al
Bu yıl Hacılarda sağılmadı bal
Bir peteklik yapmış çalıyor kaval
Arılarda pucek olmuş Hüseyin

Çamlıhemşin hala'alıya emanet 
Sağlığı yerinde iyidir gayet
Merkez nahiyedir Ayder vilayet
Hizmetler Aydere kaymış Hüseyin

Çamlıhemşin bozuk baştan aşağı
Kenan'ı dinlemez Kemal uşağı
İlhami hemşine sermiş döşeği
Bir çoğu yorgansız burda Hüseyin

Yine zarar verir Kadir kardeşin
Çift oldu kale.li haraptır işin
Şöyle etraflıca bir iyi düşün
Geç kalırsan kış gelecek Hüseyin

Yazdıklarım yatarken sezdiklerim
Yok  olmuşlar beraber gezdiklerim
O yüzden her zaman sitem ederim
Sen herkesten bir başkasın Hüseyin

Velhasılı kelam lafın kısası
Hüseyin'yinle Levent vede Musa'sı
Herkes seni bekler işin esası
Bu masalar sensiz olmaz Hüseyin

MELEKLER VE KELEKLER

İster çayını topla istersen çimen taşı
İster dört gözünü aç istersesen dolan şası
Kimin huzuru var kimin var tatlı aşı
Bitmeyecek hemşinin doğa ile savaşı

Mısır ek tarlalara büyüt kozalakları
Yıllardır işliyoruz verimsiz toprakları
Besicilikte yaptık dolandık yaylaları
Sonunda gözükmüştü gurbet elin yolları

Alıp tası tarağı yola düştük bir kere
Patrondan ve ustadan dayak yedik kaç kere
Emeğin karşılığı sana verilmez zerre
Biz bu Çamlıhemşinde yaşamışız boş yere 

Diyorlar olacakmış turizm patlaması
Bizler sanıyoruz ki hamsi ayıklaması
Geleni soyuyoruz bitenedek parası
Acaba tamammıdır hemşinin alt yapısı

Dağ bizim dere bizim sözde sahip çıkmışız
Gelene gidene hep hor gözle bakmışız
Çevre düzenimiz yok her yana çöp atmışız
Tarihi eserleri köprüleri yıkmışız

Bende inanıyorum dönülecektir geri
Seçilecek insanlar kimin neresi yeri
Çamlıhemşin cennetse insanlar melekleri
Ulu tanrım cennete doldurdun kelekleri

SEVGİLİ TAYFUN TALİPOĞLUNA

Her adımı binlerce hikayedir
Yolları yolcudan sor talipoğlu
Kameranı şöyle çevir etrafa
Eğriyi doğruyu gör talipoğlu

Tarafsız davranan olur baş tacı
Birbirini yiyor yolcuyla hancı
Kendi yöremizde olduk yabancı
Uzat mikrofonu sor talipoğlu

Dedemin gurbette ömrü çürüdü
Ninem bu yollarda yanlız yürüdü
İşte bu doğayı köylü korudu
Şimdi sahip çıkar el talipoğlu

Umuda yolculuk eder kimisi
Eskinin içinde biter yenisi
Menzile varmadan batar gemisi
Bu yolda can veren çok talipoğlu

Bir yan sit alanı bir yan milli park
Bundan böyle yasak burada ev yapmak
Birleşirse eğer gaz ile çakmak
Her yer duman olur bil talipoğlu

Değer bam teline sazdaki mızrap
Melodiye döner bizde ızdırap
Karadeniz öksüz yetim ve harap
Dertler bir değilki ay talipoğlu

İsmini yazalım dağa altından
Bir tek siz kaldınız anlayan haldan
Koparmak isterler çiçeği daldan
Gövde daldan ayrı gör talipoğlu

Dokuz yıldır süren davam bitmiyor
Belim kırık ayaklarım gitmiyor
Karşımda zengin var gücüm yetmiyor
Bana bir avukat bul talipoğlu

Duman gelir sis oturur Kaçkar'a
Çay toplarsın ilaca gider para
Yaşar bağırsada duymaz ankara
Sesi bam telinden yay talipoğlu

Burada dertlere verip bir ara
Şişeyi koyalım soğuk puğara
Tulum sesi ile yüksek dağlara
Kaldır kadehini vur talipoğlu

ESKİ AMLAKİTE ÖZLEM
Acaba çiktunuz mi bu yıl kermu kereca
Evlera kar doldi mi açel mişmiydi taca
Evel harduma vardi evler hep donmiş saca
Yaktunuz mi ateşi duman ettimi baca
.

KÖTEK
İç ten gelmiyor bişey lal oldu sustu yurek ,
Hangisinden başlayım anlatamam ki tek tek ,
Etrafum çiçek dolu benda bal suz bir petek ,
Yurek laftan anlamaz bana gerektur kötek.


KAÇ GEL,E SENDE GEL

Dostlar yine kaçgel de dol durduk rakı ları
Aman ha gocunmayin hatirladık sizleri
Atif kafayi buldu boşaltti mermileri
Mevludum yalpaladi bir ileri bir geri
Kavrun çok güzel amma huseyinde kilo çok
Bozuldu her her gibi buranın da tadi yok
Vallahi düzen bözuk kimisi ac kimi tok
Birkaç damla yaş doktum emsallardan kimse yok... 

UNUTULURMU
Unutulur mu bilmem mümkün mü dur unutmak
Yakışır mi severken o yürekte kin tutmak
Gönül ezik olsa da göz olur çakmak çakmak
Dünyalara bedeldir ona bir kere bakmak

 

 

Hadi git gideceksen unut beni kanatlan
Madem ben ağır geldim başka dertlere katlan
Senin olsun özgür lük der geldiyse bu vatan
Var mi benden başka si senin için yas tutan

 

 

Gidişin bir felaket gittiğin yer gül olsun
Sanma ki benim gibi başka aptal bulursun
Artık değerin yok ki damga yemiş bir pulsun
Madem ben ağlıyor um mutluluk senin olsun


BULUT
Gök yüzünde yorulup
İnmiş vadiye çökmüş
Sarmaş dolaş olmüşlar
Ne duz kalmiş ne yokuş.


MELHEMİN VARMI ACIMA
Şairsin biliyorum senden korktum her zaman
Saklı ne söylüyorsun yanlış anlarlar aman
Sonra ayıramayız karışır sap la saman
Şöyle bir bak etrafa hem dost var hem da düşman..
Sende mi dalıp dittin yine eski mazıya
Depreşti mi dertlerin bakıp ta bu yazı ya
Kimler bırakıp gitti dur denmez ki yolcuya
Merhem un var mi acep dayanılmaz acıya


MAZİYE BİR GÖZ GEZDİR

 

 

Yorulmadun gezmakten gir inuna da otur.
Yada tut ellerumden gıttuğun yere götur.
Ben içerum süç olur sen içersın kutlama.
Maziye bir göz gezdır o günleri atlama.
Sende utulu giysi bende kirk elli yama.
Ben bir ile yetin dim sende bi sürü kuma

NE ZAMAN GELECEKSİN
Belki bu fırtınanın sonun de güneş doğar
Uyanır o vefasız seni sevgiye boğar
Kiminin yüzü güler bizim de gözler puğar
Kimine gül yağarken bizim başa kar yağar
Bilmez misin arkadaş ona ağladı dağlar
O gitti biz de bittik daha gül açmaz bağlar
Şöyle bir bak etrafa ölü den fark siz sağlar
Biz ağlasak kaç yazar ona masalar ağlar.
Bilirim ahlakını tuz yer de su içmez sin
Dünya yansa yinede şişeden var geçmez sin
Saklı biraz akıllan bela mısın sen nesin
Özlemişim kavganı ne zaman geleceksin..

MAKSAT MUHABBET OLSUN

 

 

Maksat muhabbet dostum atışmak bunun adi
Sana takıl mayın ca çıkmaz türkü nün tadı
Nerde bir dağ görürse seni gözüm arardı
Bakma güler söylerim kardaş içim karardı

 

 

Hani hatırlar misin Cem böyner le gitmiştik
İlk geceyi karunç te sonra horçan yapmış tık
Amlakit hazındaktan pokuta ulaşmiştık
Şişeler kırık diye katır ciyle kapmiştık
.


DİLEK
Bana sen akil verdın hisler duygular senden
O zaman ey alahim ne istiyorsun ben den
Zaten toprak olacak bu can çikacak tenden
Torpil yap bir yer ayir banada cenetinden


NEREDESİN NAZLI YAR

Herkes niye susuyor niye kaçarlar benden
Gökte uçan kuşlara haber sorarım senden
Onlar da kanatlanır uzak dururlar yerden
Bilmem ki bu suskunluk hayırdan mi dır şerden

İçimde bir tuhaflık nefes alamıyorum
Kaç gün dur aç susuzum yemek ta yemiyorum
Aradım her tarafı seni bulamıyorum
Nerdesin nazlı yarım çık gel yalvarıyorum

Belli ki bir şeylerin ters gittiği ortada
Belki katlanacağım söyleseler bana da
Sen yoksan ne tadı var yaşamanın dünya da
Bende senle gelirdim kıyardım bu cana da

Zaten çok sevenleri kavuşturmaz yaradan
Ya ana baba karşı ya eser yok paradan
Senle ben bir başkayız bu aşk değil sıradan
Gel ki dertler son bulsun dağlar kalksın aradan

Herkes çevremi sardı dediler susta dinle
O gitti başkasına dalga geçti seninle
Ağlama arkasından hareket etme kinle
Şuan hali perişan gör kendi gözlerinle

Eyvah şimdi yıkıldım ben daha iflah etmem
Dağlar utsuma çöktü yemin olsun affetmem
Var git Allahın dan bul sana tutulmaz matem
Meze ol masalara sonun olsun AMATEM



BİZİM DURUM DEĞİŞİRMİ
Benim dünyam kara ise sana ne
Senin dünyan beyaz ise bana ne
Böyle gelmiş böyle gider anane
Asırlardır değişmedi bu böyle
Bizim durum değişir mi sen söyle

Timsah göz yaşları akar gözlerden
Riya sahtekarlık coşmuş her yerden
Anlamaz olmuşuz hayır den şerden
Kul kendini yere vurur diliyle
Bizim durum değişir mi sen söyle

Sabretsem bir turlu etmesem olmaz
Zemheri de gül der gönül anlamaz
Güneşi özlerim her yanım ayaz
Katlanırım mecburum ben haliyle
Bizim durum değişir mi sen söyle

YİNE SEÇİM GELECEK
Yeter be uzak durun çekin ellerinizi
Silin şu beyninizden pis emellerinizi
Kime sorup gittiniz biz mi kovmuştuk sizi
Her seçimde gelip ta bozmayın dengemizi
...
Nedense gözleriniz Çamlıhemşin üstünde
Madem burası iyi niye gittin küstün de
Her seçimde gelirsin yalan vatlar elinde
Seçimin bittiği gün yeller eser yerinde

Siz yalan söylediniz süslediniz lafları
Güvenip inandılar kandırdınız safları
Ötekileştirdiniz Hemşinliyle Lazları
Zavallı Çamlıhemşin bekle başka baharı

Dedik ki onlar bizim biz im çocuklarımız
Okumuş yetişmişler helal dır oylarımız
Ne yolumuz yapıldı ne aktı sularımız
Seçim kaybeden git ti ölçüldü boylarımız

Yeminle sizden iyi Toros le bizim Fikret
Hala oğlu Ali da ederdi böyle hizmet
Göreve talip olan etmemeli şikayet
Basarsın istifa yi yapamıyorsan şayet

Bende aday olmuş tüm kol kanat mi gerdiniz
Or dan gelen adaya her desteği verdiniz
Nerden kaynaklanıyor bu nefret bu kınınız
Siz çok uyanık sız da buradakiler mı keriz

Velhasıl Çamlıhemşin içinden birini bul
İyisi kötüsüyle kendi yağınla kavrul
Dışardan gelen başkan sana diken ele gül
Yoksa bir şey değişmez eski tarak eski çul


AHA SİZA ESKİ KÖY TÜRKİSİ:)))
Aşnaya umut edan derlerki yar suz kalur
Kör olasen fakirluk sen seversen el alur
Evli ile sevdaluk olmezkı yarum kalur
Tam sen öpecek iken çıker kocasi gelur

Al ipile oraği yuru çayir biçmağa
Belki benda gelurum siza terpan vurmağa
Biçtun kurutemedun başlarsen ağlemağa
Güneşun mi tez batti yerun mi yok sermağa

Helbet duşun miyanun çenci olur pilani
Oyle koca mi olur alsayıdun yılanı
Beni beğenmiyor dun Allah verdi belanı
Şimdi oyle yan çuru almezler ayrilanı

Kermezi yanaklerun oldi buruşuk elma
Eskı tadun kalmedi ister gel ister gelma
Dertten kamburun çıkmiş daha fazla egelma
Şeytan derki elurse nemazını da kelma


ŞEHİDİM RAHAT UYU
Yiğidim rahat uyu cennet senin mekanın
Kalleş pis köpeklerden alınır intikam in
Ardın dan binler aktı gülü sun Ardeşenın
Sen ölmedin şehidim al bayrağımda kanın..



NEREDESİN EY İNSANLIK
Neredesin insanlık üşüdüm yokluğuna
Gel sar sarmala al beni koynuna
Ekmek değil aradığım, Rakı, kavun, peynir, balık hiç değil
Sana hasretim ben sıcak yüzün gülen gözlerine
Çocuğun memeye saldırdığı gibi
Toprağın yağmuru özlediği gibi
Canın cananı sevdiği gibi
Kim bilir hangi diyarda salkım saçak güller açmışsın
Yalanlardan ihanetlerden uzak
Bir eski dosttan sana selamlar kucak kucak
Ahh bir anlata bilsen neydi seni bizden uzaklaştıran
Kırılan yürekler gibi seninde mi bölük pörçük hatıran
Çok özledim gel artık
APS ile değil
Yıldırımlar şimşeklerle gel
Gel ki çiçeklerin yüzü gülsün
Gel ki kötülüklerin benzi solsun
Gel ki kalpler mutluluk dolsun
Ahh be insanlık yorgun sana kurban olsun


SEN NEYMİSİN BE FELEK
Adem Karagöz
 Bitermi dünyanin derdi tasası
Dert içinde yüzer beyi paşası
Felek bahanedır işin esasi
Bütün kabahatlar bendedır bende.

Musa Devrim

FELEK KÖTÜ YAZMIŞ BAŞA YAZIYI,
KÖTÜ İSE UNUT GİTSİN MAZİYİ,
DERTLE TAŞIMASIN GÖNÜL SIZIYI,
ADEM NE GÜZEL BİR YÜREK VAR SENDE.
Yaşar Çelik
Felek değil size şiir yazdıran
Şerefsizler bizi böyle azdıran
Yaralar derinde yok ki bir saran
Dertsiz insan var mi bilmem evrende..

Musa Devrim
GÖNÜL DERTLE DOLU,FELEK BAHANE,
BİN BİRİ İÇİNDE,DELİ DİVANE,
ŞAİR BAM TELİNE,VURUNCA GENE,
DEPREŞİR CÜMLELER DİLDEN SAYENDE.

Adem Karagöz
Yaşanmışsa silmek zordur maziyi
Kul istemezse felek yazmaz yazıyı
Dostun bir kelamı böler sızıyı
Asıl güzel yürek sendedir sende

Adem Karagöz
Elbette feleğin yoktur bir suçu
Her sitemin ona dokunur ucu
İnsandır insana çektiren acı
Ne yaparsa insan yapar evrende


DALDIM GENE DERİNLERE
Boş ver dalma derine düzelmedi düzelmez
Üzülme deli gönül nankörler kıymet bilmez
Dünyanın kanunudur gidenler geri gelmez
Son pişmanlık faydasız dönse de affedilmez.

SİLDİM TÜM DERTLERUMİ

Yaşar Çelik
Sildim tüm dertlerimi sıfırla dım yeniden
Miçoydum çalışma dım kaptan kovdu gemiden
Okudum anlayınca çıktım imandan dinden
Hayat korkunç çelişki ette farksızdır tuz den

Gülü her zaman sevdim uzak durdum dikenden
Öküz her zaman çeker sapan ile samın den
Unutamam bir tanem bu can çıkmadan tenden
Belki mutlu olursun sen ayrı yaşa benden


NEDİRKİ BU VEFA
Vefa nedir bilir mi sin şerefsiz
İstanbul da bir semt ismimi sandın
Emek ister güven ister çıkar siz
Karşındaki şahsi aptal mi sandın

Uyanık mi sandın o kuş beynini
Tutmaz mi sanır sin yalan yemini
Hataların çoktan geçmiş ti bini
Kıçına tekmeyi atmaz mi sandın
...
Kendi düşen ağlamaz derler amma
Düşe kalka oldun şimdi yalama
Yaz bitince kişin sakın sızlanma
Güneşin ardından yağmaz mi sandın

Bir sivilce güzelliği bitirir
Bir tek hata başa bela getirir
Bulaşırsa eyer yıkanma yan kir
Bu damga alnından çıkar mi sandın

Dolaylı yollardan silip atınca
Hur mu olacaksın kendi aklınca
Tamamen çirkefe b.. a batınca
Kimse selamını alır mi sandın

Hadi sana şimdi olsun uğurlar
Dolandıkça belki yıldızın parlar
Laf ağza gelmişte yazmaz mi yaşar
Şirin kalemi susar mi sandın


BAZEN GÜNEŞ DOGAR BAZENDE YAĞAR KAR
Ettiğin tecrübe hiçe sayılır kelimeler değer bulmaz arkadaş
İnsanin talihi baştan gülecek kırktan sonra saz çalınmaz arkadaş
Davul bile dengi dengine vurur zurna ile peşrev olmaz arkadaş
Baktın ki değişti dostun havası oradan uzaklaş git yavaş yavaş

Sanma ki geride kalan gülecek herkes ettiğini elbet bulacak
Baharda gül açar kişin solacak dalar çıplak kalır duşunca yaprak
Derler ki ayrılmaz et ile tırnak sanmayın ki güneş tersten doğacak
Gönül derde duşmuş göz ağlayacak beden dayanamaz toprak olacak

Bu yol tek kişilik değil dır elbet ardından gelecek niceleri var
Her yorulan mola verir bir yerde adim başı yok ki hanlar saraylar
Bazen güneş doğar bazen yağar kar gündüzlerin bile geceleri var
Yorgunsun hayatta belki de küskün kapat şu ağzını konuşma yaşar..


SAHİP ÇIK GURURUNA
Zorla güzellik olmaz işi ver oluruna
Alçalma karşısında sahip çık gururuna
Onun vefa sizliği hiç gitmesin zoruna
Deki cani sağ olsun layık değilmiş buna

Sallama arkasından sakla yaşlı mendili
Anla ki daha olmaz ondan sana sevgili
Vuslat uzak sonu yok ey divane ey deli
Sen çekil inzivaya bağlar döksün gazeli
ÖMÜR GELDİ GEÇİYOR YAŞA HEVESLERİNİ.



ÖMÜR GELDİ GEÇİYOR YAŞA HEVESLERİNİ.
Musa Devrim
MUTLULUK RÜZGARLARI,DAĞITSIN SİSLERİNİ,
AH BENİM GÜZEL DOSTUM,BİLMEMMİ HİSLERİNİ,
BOŞVER GİDEN GİTMİŞTİR,KALANLAR YETER BİZE,

Yaşar Çelik
Gidene dur demedim yol verdim giden gitsin
Kalana canım feda isterse ömrüm bitsin
Hep biz mi çekeceğiz bu dertler artık yetsin
İnsani seviyoruz bizi de bilen bilsin.


sevdaları katıksız yaşardık bir zamanlar
Musa Devrim

SEVDALI DAĞLARINI,YİNE SARMIŞ DUMANLAR,
YILLAR AKIPTA GİTMİŞ,ŞİMDİ BİZİ KİM ANLAR,
DEVİR DEĞİŞTİ DOSTUM,HERŞEY ÇOK KOLAYLAŞTI,
SEVDALARI KATIKSIZ,YAŞARDIK BİR ZAMANLAR.

OGUTULMAMIŞ DÜŞTÜK,HAYATIN ELEĞİNE,
BİLİYORUM SİTEMİN,ZAMANIN FELEĞİNE,
SALLADI DURDU BİZİ,KALDIK KALBUR ÜSTÜNDE,
Bİ SENMİSİN YAŞARIM,NE DERT VAR BU DOSTUNDA.

Yaşar Çelik
Hiç eksuk olmedi ki baştan, duman sis boran
Kar yağdı dağlaruma yo ki arayan soran
Her taraf darma dağın gönül boş hane viran
Sen unutmak istersin bırakmaz ki hatıran

Zaten farklı olsaydın akar mi y di dizeler
El alem ne bilecek yaşadık neler ne ler
Yapış ti yakamıza tükenme yen çileler
O ki güz geldi çattı boynunu büksün güller…



ALTMIŞ YIL GEÇTİ BOŞA

Bir derum ki kalkayım gideyim da gideyim
Ettum kendi kendim a şimdi kime ne deyim
Mutluluk çok fiyatlı param yok ki ödeyim
Felek düşmüş peşuma gücüm yok ki dur deyim

Sade ben değilim ki dünya alem perişan
Yanlız ca bir azınlık yüksek dağları aşan
Çok az var aramızda kader ile barışan
Dünya dondu tersine aslanı kovar tavşan

Garibin gücü yetmez zengin vurur parsa yi
Sen yala arada bir onun ki aslan payı
Hangi hesabi yapsan hep eksik gelir sayı
El okyanuslar aşar sen geçemezsin çayı

Derler ki hayat güzel sakın ha ölme yaşa
Bilmezler ki hayatta neler geldi bu başa
Kimimiz yataktayız kimi karıştı taşa
Ne yaptumse çaresuz atmış yıl geçti boşa

Şimdi benda derum ki inceldi ise kopsun
Ben ki Sen de değilim sende içimde yok sun
Yorgun yaşa hayatı aşktan sevdadan yoksun
Bir kapa şu çeneni dilini akrep soksun


ŞU AYAK BİR YÜRUSA
Musa Devrim
BİR KAYBOLUR GİDERSİN,GELİRSİN BİNBİR DERTLE,
YAŞ KEMALE ERİNCE,UĞRAŞILMAZ NAMERTLE,
TAZELEYIP UMUDU,TAŞIYALIM YARINA,
ŞU KISACIK ÖMRÜMÜZ,ÇEKİLMEZKİ LANETLE.

ÇİLEYLE TESLİM OLDU,GENÇLİĞİMİZ GEÇMİŞE,
HEP UMUTLA KOŞTURDUK,DALDIK HAYALE DÜŞE,
HATIRLATTIN MAZİYİ,UNUTMAK İSTİYORKEN,
ZAMAN TÜNELİNDEYİM,YİNE GİTTİ BİR ŞİŞE.


Yaşar Çelik
Bazen ara veririm derdi alıp nadasa
Zaten kazma vurmazdım atılan tohum bit sa
Ben de elbet yazmazdım azcık mutluluk olsa
Çıkmaz mıydım dağlara şu ayak bir yürü sa

İç şerefine olsun gez maziyi hatırla
Fazla derine dalma yaramayanı salla
Şimdi yanında olsam lafını kessem balla
Kalır mıydı derdimiz can olunca cananla…
Harika sin Musa dostum hep Varol…


SEN YAŞAMANA BAK
Nilgün Reyhan Aydoğdu
hayat zalimlere,kalmış desende
elinden birşey gelmez çok üzülsende
herkesi dost sanıp gülümsesende
kıymet,hatır,bilmeyenler çoktur eniştem

sen,sen ol kimseye sakın gücenme.
hiçbir şeyi kafana takıp sakın düşünme.
temiz hava,çık dışarı üşenme.
sen yaşamana bak emi eniştem.

dünya malı hep dünyada kalıyor
göçüp gidenlere bak ne götürüyor
gözün gördüğüne gönül ağlıyor.
sen sakın ağlama hep gül eniştem.

genç yaşından beri,çok acı çektin.
üzüntünü,hep taze tuttun kalbine ektin.
her an allah büyük deyip sabrettin......
yüreğini ferah tut yine eniştem.

Yaşar Çelik
Tutacağım bacı inan sözünü
Sileceğim kalpten kini hüzün ü
Geçte olsa ben de anladım bunu
Bu gün güleceğim unutup dunu

Bazen dalıyor sam hatıralara
Hayal kurup çıkarım yaylalara
Üzdü isem seni bakma kusura
Selam olsun benden bütün dostlara


ESKİDEN DERLER BÖYLE DEĞİLDİ
Yine zaman geçti gözler yorulur
Yelkovan akrebi koşturur durur
Kalbim deki sancı beynime vurur
…..Can evimde koca çınar devrildi
…..Eski den dostluklar böyle değildi

... Umut bazen alır gider başını
Nefret gelir zehir eder aşını
Dünyanın bitmeyen bu telaşını
…..Vurdum omzuma belim eğildi
…..Eskiden dertler de böyle değildi

Heveslenir yürek derki güleyim
Dostluğa mert lığa külüm köleyim
Kimisi namertse nerden bileyim
…..Samimiyet bitti başlar eğildi
…..Eskiden yürekler korkar değildi

Her hata insanın kendi eseri
Zaman akıp gider dönmez ki geri
Kendi çukurunu doldur serseri
…..Anla artık gitmenin vakti geldi
…..Eskiden ömür da kısa değildi


İNSANI SEVİYORUZ GERİSİ TEFERUAT
Musa Devrim
MUTLULUK RÜZGARLARI,DAĞITSIN SİSLERİNİ,
AH BENİM GÜZEL DOSTUM,BİLMEMMİ HİSLERİNİ,
BOŞVER GİDEN GİTMİŞTİR,KALANLAR YETER BİZE,
ÖMÜR GELDİ GEÇİYOR YAŞA HEVESLERİNİ.
Yaşar Çelik
Gidene dur demedim yol verdim giden gitsin
Kalana canım feda isterse ömrüm bitsin
Hep biz mi çekeceğiz bu dertler artık yetsin
İnsani seviyoruz bizi de bilen bilsin.


İNCELDİĞİ YERDEN KOPSUN
Bir derum ki kalkayım gideyim da gideyim
Ettum kendi kendim a şimdi kime ne deyim
Mutluluk çok fiyatlı param yok ki ödeyim
Felek düşmüş peşuma gücüm yok ki dur deyim

Sade ben değilim ki dünya alem perişan
Yanlız ca bir azınlık yüksek dağları aşan
Çok az var aramızda kader ile barışan
Dünya dondu tersine aslanı kovar tavşan

Garibin gücü yetmez zengin vurur parsa yi
Sen yala arada bir onun ki aslan payı
Hangi hesabi yapsan hep eksik gelir sayı
El okyanuslar aşar sen geçemezsin çayı

Derler ki hayat güzel sakın ha ölme yaşa
Bilmezler ki hayatta neler geldi bu başa
Kimimiz yataktayız kimi karıştı taşa
Ne yaptumse çaresuz atmış yıl geçti boşa

Şimdi benda derum ki inceldi ise kopsun
Ben ki Sen de değilim sende içimde yok sun
Yorgun yaşa hayatı aşktan sevdadan yoksun
Bir kapa şu çeneni dilini akrep soksun


HADİ GEL AZRAİL YÜRÜ GİDELİM
Neyleyim bu cani, neyleyim teni
Uyur uyanırım seni ararım
Dünya çelişkili çözemiyor um
Dosta düşmana da seni sorar um

Hakkım değil belki bilemiyorum
Yalanlara kanıp aldanıyorum
Öyle fenayım ki öyle perişan
Her yüze güleni dost sanıyorum

Bir değil bin değil çekilen çile
Ömür geldi geçti hepten nafile
Çekilen çileler hep bilebile
Gülün dikeni var bülbülüm çile

Virandır otağım suskundur dilim
Bir tek sensin gülüm arzum emelim
Yorgun duştu beden kırıldı elim
Hadi gel Azrail yürü gidelim

Ne kereme kaldın nede Ferhat a
Neden ermediler sanki vuslata
Mecnun Leyla sini atsaydı ata
Yapma yorgun seninki de hep hata…
Özlem içindeyim kaçar uykular



BÖYLE MUHABETE BİR ŞİŞE YETMEZ

Musa Devrim
GÜNDÜZLERE DOĞAN GÜNEŞ SÖNER Mİ?
YALNIZ BAŞLA BU ACILAR DİNER Mİ?
ÇARE OLMAZ BUZLAR BU KOR YANGINA,
PAYLAŞACAK BU DOSTUNU ANAR MI.

BÖYLE MUHABBETE BİR ŞİŞE YETMEZ,
HAYALİ DİBİ BOŞ SABAHA GİTMEZ,
ÇEKME DAHA SIRTIN KALIN OLSADA,
YALNIZ GÖNÜLLERDE BÜLBÜLLER ÖTMEZ.

Yaşar Çelik
Ben kadere teslim oldum yıllar var
Anarım dostları yüreğim kanar
Yıllar yılı dost sandığım aynalar
Şimdi suratıma kırışık bakar

Aslında şanslıyım sağ olun dostlar
Leb desem leblebi canlarım anlar
Tökezlesem hemen sarılır kollar


GİDERKEN GÖTÜRME DERT BANA KALSIN
Oturdum da açtım bir şişe rakı
Hayal kurdum sende geçtin karşıma
Ben doldurup ben içtim kadeh kadeh
Hayret dedin bakıp ta göz yaşıma

Hadi kaldır vur şerefe çınlasın
Uzaktan görenler mutludur sansın
Belki gideceksin yaban ellere
Giderken götürme dert bana kalsın

Ben çekerim yürek geniş sırtım pek
Aşk uğruna bal verdim petek petek
Sana düşen burada bana gülmek
Sustum yine anlatamam ki tek tek

Şimdi çakır keyif dalgalanıyor
Eşyalar toplanmış el sallanıyor
Buz getirin bana içim yanıyor
Gün düzlerde siyah güneş sonu yor


YORGUNUM  YORGUN DOSTLAR
Galiba ben kendime bir düzen vermeliyim
Sıradan mekanlar a asla girmemeliyim
Lanet olsun gönlüme zorla gülmemeliyim
Dostumu düşmanımı artık anlamalıyım

Neyleyim kader deyip her derde katlanırım
... Dost yalan demez diye her şeye inan irim
Ah be güven nerdesin hep ben mi aldanırım
Ben öyle bir safim ki puştlara da kanarım

Bu yürek neler gördü bakma suskunluğuna
Ayak çekmez bedeni pişmandır doğduğuna
Yaş içime akıyor inanma güldüğüm a
Zaten çencı olmuşum lüzum yok ki düğüm a

Derim ki kilitleyim yüreğime bedeni
Hapsolayım evime kimse görmesin beni
Belli ki değişiyor dünya yeni den yeni
Her kim gelirse gelsin aratıyor gideni

Yorgunum yorgun dostlar yıllarda acımasız
Benim çektiklerimi hiç asla anlamaz siniz
Ben dostsuz gün görmedim dostlar görür mu ben siz
Giderim bu dünyadan eyvallah sessiz sessiz


----------------
GÜL AÇSAN DA RENGA RENK
BUNDAN SONRA HAZANSİN
EL UZATIP KOKLAMAM
BAŞKALARI KOKLASIN.

--------------------
BELLİ Kİ GİDEN MUTLU BİLMİŞ BU YOZLAŞMAYI
 Ah ulan Kahpe Felek aldın hep Melekleri
 Nasıl başa çıkayım bıraktın Kelekleri
 Sizin zamanınız da böyle değildi Dünya
 Sözde çağ atlamışız Teknoloji var güya


Ceyran var kesiliyor Su Çeşmeden akmıyor
 Herkes bir tuhaf olmuş Dost dostu tanımıyor
 Yalakalık Diz boyu Evlat çekmiyor soyu
 Terbiyeden anlamaz Kahpe Domuzun dolu

 

Söylerim anlamazlar Beni zaten takmazlar
İstersen Küfür ede Utanmaz arlanmazlar
 Vallahi çok özledim Hadi donun geriye
 Bunlar sızın Veletler Surun çıktığı yere

Tek tek Saymaya kalksam dil yetmez sayfa dolar
 Henüz Oyuna bile sahip değil aptallar
 Övünün Giden dostlar bunlar sızın evlatlar
 Aradan Yıllar geçti Öküz olmadı Açar

Off Ben kime ne derim San ki bir anlayan var
 Kaçınız Cennet te sız Nasıl sızın oralar
 Yorgun yoruldu artık Koşup gelsin mi Yaşar
 Her yanlış Gördün de Göz ağlar Gönül Sızlar

BELLİ Kİ GİDEN MUTLU BİLMİŞ BU YOZLAŞMAYI
 Ah ulan Kahpe Felek aldın hep Melekleri
 Nasıl başa çıkayım bıraktın Kelekleri
 Sizin zamanınız da böyle değildi Dünya
 Sözde çağ atlamışız Teknoloji var güya


Ceyran var kesiliyor Su Çeşmeden akmıyor
 Herkes bir tuhaf olmuş Dost dostu tanımıyor
 Yalakalık Diz boyu Evlat çekmiyor soyu
 Terbiyeden anlamaz Kahpe Domuzun dolu

Söylerim anlamazlar Beni zaten takmazlar
İstersen Küfür ede Utanmaz arlanmazlar
 Vallahi çok özledim Hadi donun geriye
 Bunlar sızın Veletler Surun çıktığı yere

Tek tek Saymaya kalksam dil yetmez sayfa dolar
 Henüz Oyuna bile sahip değil aptallar
 Övünün Giden dostlar bunlar sızın evlatlar
 Aradan Yıllar geçti Öküz olmadı Açar

Off Ben kime ne derim San ki bir anlayan var
 Kaçınız Cennet te sız Nasıl sızın oralar
 Yorgun yoruldu artık Koşup gelsin mi Yaşar
 Her yanlış Gördün de Göz ağlar Gönül Sızlar - See more at: http://kavrun.tr.gg/KAVRUN-AJANS.htm#sthash.JQpMiutl.dpuf



CUMHURİYET KUTLU OLSUN

 

Işığın den Güneşinden Korktular
Kara kara Peçeleri Taktılar
Meğer Düşman İnde imiş Çıktılar
Cumhuriyet Ağır Geldi Kimine

 

Birey olup Dik Gezmeyi Bilmeyen
Vatanini Bayrağını Sevmeyen
Tarihte ki Karmaşayı Görmeyen
Zımba Gibi Çakasim var Kimine

 

Kadın Erkek Eşitliktir Sayende
Vatan idi Emeğin de Gayen de
Layıklık de Cumhuriyette Bende
Karanlıklar Yuva olmuş Kimine

 

Hiç batmasın Samsundan Doğan Güneş
Çekilmesin Vatan Düşmana Peşkeş
Nerde Bir Puşt varsa Pezevenk Kalleş
Gösterecek Cumhuriyet Hepsine

 

Bu konu da Asla Yorgun değilim
Kesseler Başımı Aksa da Kanım
Vatanımda Dalgalansın Bayrağım
Cumhuriyet Kutlu olsun Ülkeme..

KAR YAĞDI BAĞIMIZA
Başladı ince ince
Her taraf oldu Beyaz
Daha Evden Çıkamam
Gündüz Kar Gece Ayaz

 

Üşüdüm Titriyorum
Gelip Sarılsan biraz
Sana Sesleniyorum
Kaşı Yay Dudak Kiraz

 

Ateşine Muhtacım
Kavur beni Koynunda
Hissetmek istiyorum
Kollarımı Boynunda

 

Nerdesin Vefa sızım
İnat mi var soyunda
Neden benden kaçarsın
Yere girsin Boyunda

 

Kar taneleri gibi
Beyaz doldu Saçlarım
Sana gelmek istiyor
Gitmeyen Ayaklarım

 

Mevsim Kış Bahar uzak
Zor zanaat Yaşamak
Yorgunum Yorgun Dostlar
Bana kalmış Ağlamak…

-----------------
Yaşar Çelik
Kim üstüne alır ki
Kürk edip kabahati
Adres belli etmadım
Ortaya attım zati

 

Lakin bazen bulanır
 Atar Kafamın Tası
Sonra derum ki vazgel
Her kulun var hatası…
SİKTİRET GİDEN GİTSİN
Demek Gidilen Yollar Tek istikamet imiş
Her Yolcu Arkasında Kocaman İz Bırakmış
Bir umutla Bekleyen Deli Gönül Aldanmış
Şöyle bir Düşündüm de Giden geri Dönmemiş

 

Veda başlangıcıdır Gideni Saran Kollar
Alır Götürür senden Amansız Tozlu Yollar
Mendiller Sallanırken Yeni Özlemler Başlar
Dönmez Gidenler geri Süzülür Gözden Yaşlar

 

Kulak Seste Göz Yolda Hep Bir Haber Beklenir
Ne Bir Mektup ne Selam ne Adresi Bilinir
Buğulu Aynalardan Hatıralar Silinir
Köhne Meyhanelerde Ondan Sana Dert kalır

 

Seninde Yolun Bir Gün Dik Rampaya Dayanır
Yüreğin Paramparça Al Kanlara Boyanır
Bu Gaflet Uykusundan Geçte olsa Uyanır
Pişman olup Dönsen de Seni artık Kim tanır

 

Bu Yollar Sonsuzluğa Uzanır Gider Elbet
Bırakır Arkasında Biraz Dert biraz Hasret
Yorgun Senin İçinde Biraz Kin Biraz Nefret
Boş ver Gidenler Gitsin Takma Artık Siktir et.

 

 



kavrun yaylası-www.kavrun.tr.gg CAKUTLU